YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7735
KARAR NO : 2023/1047
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği şikayeti, borca ve faize itiraz ile hacizlerin kaldırılması talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu dilekçesinde; Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü’nün 2020/5392 Esas sayılı dosyasında aleyhine başlatılan takipten 09.10.2020 tarihinde haberdar olduğunu, ödeme emri tebliğinin usulüne uygun yapılmadığını, tebligat parçasının okunamadığını okunaksız kaşe ile basılı matbu yazı karalanıp başka bir kaşe basıldığını, tebliğ eden posta memurunun isminin okunamadığını, adreste bulunmama sebebinin araştırılmadığını, kendisine haber vermek üzere tebliğden en yakın komşu, yönetici, …. gibi şahısların bilgilendirilmediğini, usulsüz tebligat nedeniyle ıttıla tarihinin 09.10.2020 olarak düzeltilmesi ile borca /faize ve yetkiye itirazla hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; borçlu adına çıkartılan tebligatların usulüne uygun tebliğ edildiğini, tebliğ gününde borçlunun şehir dışında olduğunu mazbata üzerindeki çizimin borçlu tarafından yapılmış olabileceğini beyanla talebin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilinen adrese çıkartılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine aynı adresin adres kayıt sistemindeki adres olması sebebiyle bu adrese TK’nın 21/2 maddesine göre tebligat çıkartıldığını, tebliğ evrakında tebliğ memuru olarak Orhan Gür isminin yazılı olması ve TK’nın 21/1 maddesine göre değil, TK’nın 21/2 maddesine göre tebligat yapılmış olmasından ötürü şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayet/itiraz dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlunun bilinen adresine çıkartılan ilk ödeme emri tebliğinin 06.07.2020 tarihinde iade edilmesi üzerine 10.07.2020 tarihinde borçlunun mernis adresine tebliğin yapıldığı, bu adrese TK’nın 21/2. maddesine göre tebligat yapılacağına dair tebliğ evrakı üzerine şerhin düşülmesi ve mernis adresine yapılan tebligatlarda Tebligat Yönetmeliğinin 31/2. fıkrası uyarınca aynı yönetmeliğin 30. maddesindeki araştırmanın yapılmasının gerekli olmadığından borçlunun istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353- (1) b) 1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayet/itiraz dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek TK’nın 21/1. maddesine aykırı olarak tebligat çıkartıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emri tebliğ evrakının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi ve 32. maddesi ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 30. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.