Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9332 E. 2023/2078 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9332
KARAR NO : 2023/2078
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince, şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun yerinde olmadığı ancak kamu düzenince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile … 13. İcra Müdürlüğü’nün 2018/13554 E. sayılı dosyasından başlatılan takibin …. USD asıl alacak ile 40.463,59 USD işlemiş faiz yönünden iptali ile fazlaya ilişkin talebin reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı ve borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; … 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/299 E. 2014/495 K. sayılı ilamına dayalı olarak aleyhine … 8. İcra Dairesinin 2015/2008 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, hükmün Yargıtay’ca bozulması üzerine yapılan yeni yargılama neticesinde verilen … 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/801 E. 2018/1779 K. sayılı ilamının da … 13. İcra Dairesinin 2018/13554 Esas sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini, yeni kararın önceki icra dosyasına sunularak icra emri gönderilmesinin talep edilebileceğini, bu nedenle yeni takip açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, bu şartlarda yasaya aykırı takibin iptali gerekeceğini ayrıca takipte talep edilen faizin miktar ve oranına da itiraz ettiklerini ileri sürerek takibin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; … 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/299 E. 2014/495 K. sayılı ilamında alacaklının … Apre … Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, … 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/801 Esas 2018/1779 K. sayılı kararında ise alacaklının … … ve … A.Ş. olduğunu, her iki mahkeme kararında alacaklılar farklı olduğundan, yeni ilamın önceki dosyada icra takibine konu edilemeyeceğini, ayrıca davacınının faiz itirazının da yerinde olmadığını ileri sürerek şikayetin reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda … 8. İcra Dairesi’ nin 2015/2008 Esas sayılı takip dosyasına mükerrerlik oluşturduğu ileri sürülen … 13. İcra Dairesi’ nin 2018/13554 Esas sayılı takip dosyasındaki alacaklıların farklı olduklarını, takibe konu ilama dair bozma sonrası verilen … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 2018/801 Esas 2018/1179 Karar sayılı ilamında taraf olmayan temlik eden tarafça … 8. İcra Dairesi’ nin 2015/2008 Esas sayılı dosyası üzerinden herhangi bir işlem yapılmasının mümkün olmadığını kaldı ki faize yönelik itirazları açısından alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğunu, raporda talep edilebilecek faiz kalemlerinin talep olunan miktarlardan daha yüksek olduğunun bildirilmesi karşısında borçlunun faiz miktarına yönelik itirazının da yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine hükmedilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle takibin mükerrerlik sebebiyle iptalinin gerektiğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, yabancı para cinsinden talep edilen işlemiş faiz hesabı yapılırken fiilen uygulanan faiz oranlarının tespit edilmediğini, faiz başlangıç tarihinin de hatalı tespit edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu ikinci takibin dayanağı olan ilamın, ilk takibe dayanak ilamın bozulması üzerine verilmiş bir karar olduğunu, ilk takibin alacaklısının, şikayete konu ikinci takibin alacaklısı ile aynı olmadığını, temlik işleminin de ilk takip başlatılmadan önce, ilk takibe dayanak ilama dair yargılama devam ederken yapıldığını, bu durumda ikinci takibin alacaklısı olan şirketin ilk takip dosyasına yeni ilamı ibraz etmek suretiyle ilk takip dosyasından takibi devam ettiremeyeceğini, şikayete konu ikinci takibin başlatılmasında mükerrerlik ve hukuki yarar yönünden bir usulsüzlüğün söz konusu olmadığını, ancak İİK’nın 41. maddesi gereğince ilamlı takiplerde de uygulanması gereken İİK’nın 58. maddesinin 3. fıkrasında, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise, alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiğinin düzenlendiğini,somut olayda, takip talebinde yabancı para alacağının ve yabancı para cinsinden işlemiş faizin TL karşılığının gösterilmediğinin anlaşıldığını, takip talebindeki bu noksanlığın kamu düzeni ve devletin hükümranlık hakları ile ilgili olup, süresiz şikayet nedeni olduğu gibi, mahkemece de, takibin her safhasında doğrudan doğruya göz önünde tutulması gerektiğini, o halde mahkemece takipte yabancı para cinsinden istenilen asıl alacak ile işlemiş faiz yönünden takibin kısmen iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, (Hukuk Genel Kurulu’nun 12.05.1999 tarih ve 99/12-271 Esas, 99/301 Karar, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2021/437 E 2021/5050 K ve 2011/24698 E 2012/9651 K. sayılı kararları) takibin yabancı para cinsinden istenilen asıl alacak ile işlemiş faiz yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği gibi, terditli talep (yabancı para cinsinden talep edilen işlemiş faizin fazla olduğu) yönünden istinaf başvurusunun incelenmesine de gerek olmadığını belirterek takibin iptaline yönelik istinaf sebebi yerinde değil ise de, kamu düzenine aykırılık gözetilerek, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin güncel 2021/8190 E. 2022/1256 K. sayılı kararında işaret edildiği usul doğrultusunda, HMK’nın 355/1 ve 353/1-b.2 maddeleri gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, … 13.İcra Müdürlüğü’nün 2018/13554 E. sayılı dosyasından başlatılan takibin 84.278,82 USD asıl alacak ile 40.463,59 USD işlemiş faiz yönünden iptali ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde hem şikayetçi borçlu hem de şikayet edilen alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; mükerrerlik itirazı ve faiz oran ve miktarına yönelik itirazları hakkında da davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

Şikayet edilen alacaklı temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, para alacaklarına ilişkin ilamların icrası kapsamında takibin mükerrerlik sebebiyle iptalinin gerekip gerekmediği ve yabancı para cinsinden talep edilen işlemiş faiz alacağı miktarının doğru olup olmadığına dair şikayete ilişkindir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tarafların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.