YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/331
KARAR NO : 2008/7489
KARAR TARİHİ : 07.07.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili müvekkilinin inşaat işleriyle uğraştığını ve davalılardan …’ın 30.03.2002 ile 06.06.2002 tarihleri arasında yanında çalıştığını; müvekkilinin o tarihte borçlu bulunduğu … İnş. Gıda End. ve Tük. Mad. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi olan … … hesabına 4.100,-YTL havale gönderdiği, davalı …’a verdiği talimata göre adı geçenin … … Şan’a giderek borç bakiyesi 2.350,-YTL.yi alıp, o parayı da yine müvekkilinin borçlu bulunduğu … İnş. Nakl. Gıda Teks. San. Tic. Ltd. Şti.ne ödemek suretiyle bu şirkete verdiği açık bonoyu alıp müvekkiline vermesi gerekirken bu açık bonoyu 25.000,-YTL. olarak doldurmak ve kendisini lehdar göstermek suretiyle icra takibine koyduğunu, bilahare de takip konusu alacağını diğer davalı …’a temlik ettiğini ileri sürerek bonodan dolayı borçlu bulunmadıklarının tesbitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Muammer Kocabaş vekili davacı yanca anlatılmış olayların müvekkili ile davacı arasında değil, davacı ile diğer davalı … arasında yaşandığını, bu durumda müvekkiline husumet düşmeyeceğini; davacının borçtan kurtulma davası açamayacağını, davacı yanca yapılan şikâyet sonunda diğer davalı … hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması, dolandırıcılık ve emniyeti suiistimal suçlarından açılan ceza davasında adı geçenin beraat ettiğini, borçlunun mal beyanında borcu ikrar ettiğini ve temlik alacaklısı bulunan müvekkilinin taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve iddianın kötüniyete dayanması nedeniyle dinlenen tanık beyanlarına göre, imza inkarı bulunmadığı, davacının ticaret erbabı olduğu, dava dışı … İnş. Nakl. Gıda Teks. San. Tic. Ltd. Şti.nden aldığı ve faturalandırdığı borcu için senet düzenlenmesi, kaldı ki bunun açık senet şeklinde tanzim edilmesi ve borcun nakit ödenmesi üzerine senedin imhası ya da iptali talimatı verilmesi her zaman mümkün iken senedin o haliyle davalı …’a verilmesinin istenmesinin ticaret hayatındaki kuralların tamamen aksine olduğu, tanık beyanlarının ticaret hayatındaki gerçeklere uymayan durumun düzeltilemeyeceği; yine davacının davalı … hakkında
toplum nazarında güvenilmez ve hatta dolandırıcı olarak tanındığı yönündeki beyanına rağmen, Beyşehir gibi herkesin birbirini tanıdığı küçük bir ilçede davacının bu gibi birini işe alması ve üç aylık kısa süreli bir çalışma sonrasında bu kimseye güvenerek açığa düzenlenen senedin adı geçene verilmesi talimatı vermesi karşısında bu yöndeki davacı iddialarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın davalı Muharrem Kocabaş hakkında husumetten, diğer davalı … hakkında da esastan reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının talebi bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tesbiti ve takibin iptali olduğuna göre menfi tesbit isteminin hem bonoya ve hem de takibe yönelik olduğu kabul edilmelidir. Borçlar Kanunu’nun 161 ve 162 nci maddelerine göre temlik edene karşı ileri sürülebilecek def’ilerin temlik alana karşı da ileri sürülebileceği hususunun dikkatten kaçırılarak, davalılar arasında yapılan alacağın temliki işlemi nedeniyle takibin hali hazır alacaklısı durumunda bulunan Muammer Kocabaş hakkındaki davanın husumetten reddi doğru değildir.
Davalı …’a yönelik temyiz itirazlarına gelince, faturalı borç karşılığında bono tanziminin ticari uygulamaya aykırı bulunduğu yönündeki gerekçede isabet olmadığı gibi, havale suretiyle dava dışı üçüncü kişiye gönderilen paranın alınarak diğer alacaklıya ödenmesi ve bononun teslimi konusunda davalı …’a yasal sonuçları da gösterilmek üzere isticvap davetiyesi gönderilmek ve bu çerçevede inceleme yapılmak gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı yanın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.