YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9727
KARAR NO : 2023/2492
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kambiyo senedine özgü takipte yetki, borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince yetki itirazının kabulüne karar verilmiş kararın davalı-alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden yargılama yapmak üzere mahkemesine iade edildiği, yeniden yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı-borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle yetki itirazının kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili borçlu şirketin ciranta olduğunu, müvekkili şirkete gönderilmiş bir protesto ve ihbarnamenin bulunmadığını, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklı uyuşmazlığın bulunmadığını, davalı alacaklıya ödemelerin yapıldığını, bedelsiz kalan ve takibe konu edilen senedin iadesini içerir ihtarnamenin de keşide edildiğini, şirket adresinin de … olması nedeniyle öncelikle yetkiye itiraz ettiklerini belirterek yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili ve görevli … Mahkemelerine/İcra Dairelerine gönderilmesini, takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; … 13. Noterliğinin 24.01.2017 tarihli ödememe protestosunun dosyada mevcut olduğunu, senedin bedelsiz olmadığını, davalının yetki yönünden itirazının da yerinde olmadığını, zira bonoda birden fazla borçlu olduğundan diğer borçlu …’in ikametgah adresi olan …’nda takip başlatılabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı-borçlu yetki itirazında bulunmuşsa da … İcra Müdürlüğünün 2019/12899 sayılı takip dosyasında davacı borçlunun adresinin Selçuklu/…, borçlulardan …’in adresinin “…/Aydın” olduğu, ödeme emrinin 26.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve … İcra Müdürlüğünün yetkisinin borçlu … yönünden kesinleştiğinden, davacının yetki itirazının reddine karar verildiğini, davacı-borçlunun borca itirazı yönünden; takip talebi ekinde … 13.Noterliğinin 24.01.2017 tarih 3108 yevmiye nolu ödememe protestosunun mevcut bulunduğu, yine davacı tarafından borcun ödendiği beyan edilerek bir kısım ödeme dekontları sunulmuş ise de ödeme dekontlarının incelenmesinde takip konusu senedin vadesi ve bedeline ilişkin atıfta bulunulmadığı, bu hali ile kambiyo senedine ilişkin İİK 169/a maddesi kapsamında ödeme belgesinin dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Müvekkili şirketin adresinin … olması, senette yetkili mahkeme ve icra dairelerinin … olduğunun yazılı olması nedeniyle öncelikle yetki itirazını tekrarladıklarını, alacaklıya borcun bulunmadığına ve hatta kendileri tarafından sözleşmeye aykırı davranıldığına dair ihtarname gönderildiğini, ekli ödeme belgeleri ile görüleceği alacaklının takibe konu ettiği senedin bedelsiz olduğunu, bu nedenle takibin iptali gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; takip dayanağı bonoda keşideci ve lehtar gerçek kişi olup, dosyada tacir olduklarına ilişkin belge bulunmadığına göre, … Mahkemelerinin yetkili kılındığına dair yetki kaydı geçersiz olup, icra dosyasında diğer borçlu …’e ödeme emrinin 26.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği, itiraz tarihi 21.10.2019 itibariyle diğer borçlu yönünden icra takibinin yapıldığı … İcra Dairelerinin yetkisinin kesinleşmediği, itiraz eden davacı-borçlu şirkete ödeme emrinin 14.10.2019 tarihinde … adresinde tebliğ edildiği, süresinde borçlunun yetki itirazında bulunduğu, itirazında yetkili icra dairesi olarak gösterdiği … İcra Dairelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetki itirazının kabulü ile … İcra Dairesinin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde HMK’nın 20. maddesi gereğince iki hafta içinde müracaat halinde icra dosyasının yetkili … İcra Dairesine gönderilmesine, süresinde müracaat edilmemesi halinde takibin açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İtirazın süresinde yapılmadığını, birden fazla borçlunun olması halinde birinin ikamet adresinde icra takibinin başlatılabileceği göz önünde bulundurulduğunda diğer borçlu …’in ikametgahı Aydın olduğundan yetki itirazının geçersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine özgü takipte yetki, borca itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri ile 6., 10. ve 17. maddeleri, 6102 Sayılı TTK’nın 777/3. maddesi, İİK’nın 50. maddesinin atfı ile HMK’nın 7/1. maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.