Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/7868 E. 2008/1646 K. 25.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7868
KARAR NO : 2008/1646
KARAR TARİHİ : 25.02.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

3- …4- …

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalılardan …ile imzalanan 06.10.1998 tarihli kredi sözleşmesine diğer davalıların müteselsil kefalet ettiklerini, alacağın ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname keşide olunduğunu, ayrıca kredinin teminatı olarak da ipotek tesis edildiğini, ancak ipoteğin zuhulen fek olunduğunu, asıl borçlu için ipoteği aşkın alacak ve kefiller için de ayrıca olmak üzere iki adet takip yapıldığını, takiplere itiraz edildiğini iddia ederek, asıl borçlu ve kefillerin takiplere yaptıkları itirazların iptalini ve hataen fek edilen ipoteğin tekrar tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini beyan etmişlerdir.
Mahkemece, fek edilen ipoteğin tekrar tapuya tescili yapıldığından bu konudaki talebin konusuz kaldığı için karar verilmesine yer olmadığına, asıl borçlunun 19.690.96 YTL, kefiller Mehmet ve Fikret’ in 24.661 YTL, kefil Mesut’ un 14.945 YTL alacağa yaptıkları itirazlarının iptaline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki kredi sözleşmesi 06.10.1998 tarihli olup davalılardan Mehmet ve Fikret’ in kefaleti 10.000 YTL, davalı Mesut ‘ un kefaleti ise 5000 YTL’ dir.
Tesis olunan teminat ipoteği ise, 5000 YTL’ lik üst sınır limit ipoteğidir.
Kural olarak kefiller, kefalet limitleri ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçlarından dolayı sorumludurlar.
Ayrıca asıl borçlu hakkında da İİK.’ nun 45. maddesi dikkate alınarak ipotek limitini aşan kısım için ilamsız icra takibi yapılabilir.

Banka kredi hesabını 30.12.2003 tarihli ihtarname ile kat etmiş olup, asıl borçlu ve kefillerin temerrüdü, bu ihtarın tebliği ve ödeme için tanınan sürenin bitiminde oluşur.
Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan kurallar ve yasa hükmü dikkate alınarak, konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan ( gerektiğinde talimat ile) denetime elverişli ayrıntılı rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre, B.K.’ nun 104/ son maddesi de gözetilerek bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile düzenlenen denetime elverişsiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.