Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/8442 E. 2009/4732 K. 21.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8442
KARAR NO : 2009/4732
KARAR TARİHİ : 21.05.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin çeşitli tarihlerde davalı şirkete mal satıp teslim ettiğini, davanın borcuna teminat olması amacıyla dava dışı …’nin kendisine ait (3) taşınmazı müvekkili şirket lehine ipotek verdiğini, davalı şirketin borcunu ödememesi üzerine davalı şirket ile dava dışı ipotek borçlusu hakkında dava konusu takibe geçildiğini, dava dışı …’nin ödeme emrinin usulsüz olduğu gerekçesiyle icra hakimliğine başvurduğunu, ancak davanın reddedildiğini davalının ise takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçtiğini ipoteğin üst sınır ipoteği olup, ipotek bedelleri toplamının 84.000.000.000.TL olduğunu, davacının bu miktarı aşan kısım için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçemeyeceğini ayrıca MK.nun 887. maddesi uyarınca ihbarda bulunulmadığını, davacının müvekkiline herhangi bir mal satıp teslim etmediğini, diğer takip borçlusu dava dışı …’nin sadece ipotek borçlusu olduğunu öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının davalı şirket ile dava dışı ipotek borçlusu … hakkında Adana 8.İcra Müdürlüğünün 2003/7332 sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçtiği,takipten önce borçlulara usulüne uygun ihtarname keşide edildiği, alınan bilirkişi raporuna göre davacı şirketin alacağının ipotek limitinin altında olduğu, davacının İİK.nun 45.maddesi uyarınca öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip hakkı olmasına rağmen ipotek borçlusu dava dışı … hakkında dava açmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle, davalı … Ltd.Şti’nin borcuna teminat olmak üzere dava dışı …’nin (3) taşınmazını davacı şirkete ipotek ettirdiği ve davacı alacaklı tarafından alacağın tahsili amacıyla yalnızca davalı borçlu firma aleyhinde ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takibe geçilmiştir.

TMK-887 maddesi ipotekli taşınmazın maliki şahsen borçtan sorumlu değil ise alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması bu istemin hem borçluya hem de kendisine karşı yapılması gerektiği hükmünü içermektedir.
Ayrıca İİK.nun 149.maddesi uyarınca da borçlu ve rehin veren hakkında birlikte takip yapılmak zorunluluğu vardır. Bu husus hem dava hem de takip şartıdır.
Somut olayda icra takibi sadece kredi borçlusu olan davalı hakkında başlatılmış, itiraz üzerine de eldeki dava açılmıştır. Yargıtay’ın yerleşik İçtihatları uyarınca bu durumda mahkemece davacı alacaklıya dava dışı ipotek borçlusu hakkında takip yapılmak üzere mehil verilip asıl borçlu hakkındaki dosya ile birleştirilmesi sağlanıp, takibe itiraz halinde de açılacak itirazın iptali davasının bu dosya ile birleştirilip deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, takip ve dava şartı yerine getirilmeden usul ve yasaya aykırı şekilde yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.