Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/7252 E. 2009/3401 K. 20.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7252
KARAR NO : 2009/3401
KARAR TARİHİ : 20.04.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, dava dışı …’e davalı bankadan çektiği 8.717.92 YTL’lik kredi için kefil olduğunu, aylık taksitlerin zamanında ödenmemesi nedeniyle davalı bankanın 29.12.2009 tarihinde ihtar çektiğini, adı geçen kişinin daha sonraki bir tarihte davalı bankaya giderek ticari kredi kullandığını, kendisinin bu krediye kefil olmadığını, kefil olduğu 111316 nolu hesap borcu için Sinop İcra Müdürlüğünün 2006/720 sayılı dosyasında takip yapıldığını, kefili olmadığı 11611 nolu hesap için 2006/718 esas sayılı dosyada takip başlatıldığını, kendisinden baskı sonucu 10.371.36 YTL tahsilat yapıldığını, ödemiş olduğu 10.100 YTL’den sorumlu olduğu miktarın düşülerek bakiyenin tarafına iadesi gerektiğini belirterek kefaletinin bulunduğu 111316 sayılı kredi hesabındaki borç miktarının tarafından 8.000 YTL fazla tahsil edilmesi nedeniyle ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının talep ettiği tutarın sorumlu olduğu miktar içinde kaldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının dava dışı … ile davalı banka arasında düzenlenen 04.02.2005 tarihli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesini (10.000 YTL miktarlı) müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, anılan sözleşmenin 89.maddesinde, bu sözleşmenin 04.02.2005 tarihinde imzalanan bankacılık hizmetleri sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olduğunun kabul edildiği, bu sözleşmeye göre kredili ticari mevduat hesabı açılabileceği davacıdan tahsil edilen 10.000.YTL’nin kefalet limiti içerisinde kaldığı, fazla bir ödemenin söz konusu olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 20.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.