Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/8450 E. 2023/341 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8450
KARAR NO : 2023/341
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine, ek karar ile temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 389 ada 6 parsel sayılı taşınmazda bulunan 10 No.lu bağımsız bölümün maliki olduğunu, dubleks daire satılacağının kendisine vaat edildiğini ancak müteahhidin imara aykırı bir şekilde çatı katını fiziken düzenleyerek 3. şahıslara sattığını, davalının ortak alan niteliğindeki çatı katını işgal ederek müdahalede bulunduğunu, taşınmaza yönelik hukuki ve fiili haksız el atmasının tespiti ile müdahalenin men’ine, fazlaya dair haklarının saklı tutulmak kaydıyla uğranılan zararın tespiti ile maddi zarar için 1.500,00 TL, işgal tazminatı için 1.500,00 TL olmak üzere 3.000,00 TL’nin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, elatmanın önlenmesine yönelik talep tefrik edilerek temyize konu dosyada yargılamaya devam edilmiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davacının iddialarının doğruyu yansıtmadığını, çatı katı yapımı sırasında müteahhidin davacıya çatı dubleksi adı altında resmi bir vaat ya da söz vermemiş olduğunu, davacının bu çatı katının yapılan maliyetini karşılamadığı için müteahhidin çatı katını dava dışı Neriman Taş’a sattığını, babasının da Neriman’dan satın aldığını, çatı katında kaçak olarak kullanıldığı belirtilen su ve su tesisatının yetkili birimler tarafından çekildiğini, meydana gelen zararın çekilen su tesisatından kaynaklanmadığını, yağmur sularından kaynaklandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “11 No.lu bağımsız bölümünün tapu kaydı bulunmadığı, projede çatı katı olarak yer aldığı ve davalı tarafından kullanıldığı, davalının taşınmazda malik olmadığı, su sızıntısı nedenli davacı taşınmazına zarar verdiği anlaşıldığından davalının haksız kullanımının önlenmesine yönelik davasının kabulüne, davalının davacının taşınmazına 11 No.lu dairenin kullanımı nedeniyle yapmış olduğu haksız elatmasının önlenmesine,” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asil istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Dava konusu yer babası Hüseyin’e ait olduğu halde husumet mirasçılarına yöneltilmediğinden taraf teşkilinin sağlanmadığı, taşınmazın babası tarafından noter senedi ile Neriman’dan satın alındığı, Neriman’ın ise müteahhitten satın aldığı, dava konusu çatı katın müteaahhide bırakılan yer olduğu ve ortak alan niteliğinde olduğundan davacının tek başına dava açamayacağı ile tanık dinlenmesi gerektiği hususlarına itiraz etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davacının kat irtifakına tabii binada 10 nolu bağımsız bölüm maliki olduğu, davalının ise çatı katı olan 11 nolu daireyi kullandığı, bu daireye ilişkin tapu kaydının bulunmadığı, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporunda buranın çatı katı olduğu ve projesinde daire olarak düzenlenmediği, makine dairesi, merdiven boşluğu ve asansör alanı olarak planlandığı, her ne kadar dava konusu alana ilişkin davalının babasının yaptığı noter senedi olsa da taraf beyanları ve alınan bilirkişi raporu uyarınca taşınmazın bizzat davalı tarafından kullanıldığı, davalının taşınmazdaki kullanımının akdi veya kanuni dayanağının bulunmadığı anlaşılmakla; davalının istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Mahkemece temyiz talebinin süresinden sonra yapıldığı gerekçesiyle temyiz başvurusunun reddine karar verildikten sonra davalı tarafça ek karar temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacının taşınmazı dubleks olarak satın almadığı, bu iddiada bulunamayacağı, davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığı, babası tarafından satın alınan taşınmazın uzun yıllardır iyi niyetle davalı tarafından kullanıldığı ve delillerin eksik değerlendirildiği hususlarına itiraz etmiştir. Ek karar temyizinde ise, bölge adliye mahkemesi kararının usulsüz tebliğ edildiği itirazında bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2. ve 21/2. maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 683. maddesi

3. Değerlendirme
1. Davalı asile yapılan Bölge Adliye Mahkemesi karar tebliğinin TK’nın 10/2. maddesi gözardı edilmek suretiyle, adına önceden hiçbir tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya TK’nın 21/2. maddesine göre yapıldığı ve usulsüz olduğu anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesinin davalı vekilinin temyiz talebinin reddine dair 30.11.2021 tarihli ek kararı bu nedenle doğru görülmediğinden kaldırılmasına karar verilmiştir.

2. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesinin 12/10/2021 tarih ve 2021/1694 Esas, 2021/1504 Karar sayılı kararının onanması gerekmiştir.

VI. SONUÇ:
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA,

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan 12.10.2021 tarih 2021/1694 Esas, 2021/1504 Karar sayılı kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.