Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/121 E. 2008/1448 K. 19.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/121
KARAR NO : 2008/1448
KARAR TARİHİ : 19.02.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalılardan … vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili müvekkili banka ile davalı arasında yapılan kooperatif kredi sözleşmesini diğer davalı …’ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, alacağın tahsili için yapılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … borcunu ödediğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili müvekkilinin kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dairemizin 2005/8680E, 2006/2443K sayılı ilamıyla “Dava konusu banka kredi sözleşmesinin 8.maddesinde” uyuşmazlık halinde banka kayıt ve defterlerinin delil sayılacağının öngörüldüğü , bu durumda mahkemece mahallinde banka kayıt ve defterleri üzerinde kredi hükümleri çerçevesinde uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılıp ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alındıktan sonra kefilin kefalet limitinin ve temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağı ve borcu ödediği savunmasında bulunan asıl borçlunun ödeme savunmasını ispatla yükümlü olduğu gözetilerek deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeksizin eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda takibin asıl borçlu davalı … yönünden toplam 12.307.82 YTL üzerinden devamına, asıl alacak olan 4.253.00 YTL’ye takip tarihinden itibaren %47 oranında temerrüt faizi işletilmesine, %40’ı icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, kefil olan davalı … yönünden; toplam 2.050.55 YTL üzerinden takibin devamına asıl alacak olan 2.000.00 YTL’ye takip tarihinden itibaren %47 oranında temerrüt faizi işletilmesine, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı banka ve davalı … vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı banka vekilinin tüm, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece asıl alacağa takip tarihinden itibaren %47 oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmiş, ise de hükme dayanak yapılan bilirkişi raporları da gözetilerek takip tarihinden itibaren %47’yi aşmamak koşuluyla değişen oranlarda faiz uygulanması yönünde hüküm kurulması gerekirken bu yönün göz ardı edilmesi yanlış ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkemece hükmünün HUMK 438/son maddesi gereğince bu yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı banka vekilinin tüm, davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2.paragrafının son satırında yer alan “….tarihinden itibaren …”sözcüklerinden sonra gelen “….%47 oranından …” sözcüklerinin çıkartılmasına, yerine “…%47 oranını aşmamak kaydıyla değişen oranlarda …” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.