YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/30687
KARAR NO : 2023/245
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1432 E., 2022/404 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2019/177 Esas, 2021/331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314. Maddesinin ikinci fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1 maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.03.2022 tarihli ve 2021/1432 Esas, 2022/404 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.05.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, ByLock delilinin hukuka aykırı olarak elde edildiğine ve çelişkili olmasına, sanığın Bank …’daki hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyeti olduğuna, etkin pişmanlıkta bulunan ve şüpheli sıfatıyla ifade veren T.E.’nin mahkeme huzurunda dinlenmemiş olmasına ve beyanlarının sanık aleyhine hüküm kurmaya elverişli olmamasına, sanığın üyesi olduğu … Gençlik Derneği’nin hiçbir faaliyetine katılmamış olmasına ve adı geçen dernek için söz konusu tarihlerde herhangi bir mahkeme kararı olmamasına, sanığın çalışma kaydının bulunduğu kurumlarda örgütsel bir eyleminin bulunmamasına, sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanmasının gözardı edilmiş olmasına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın Kanun Hükmünde Kararname Kapsamında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı nedeniyle kapatılan kurumlardan olan … Mehtap Eğitim Öğretim Kültür ve Yardımlaşma, Türkiye Yüksek Tahsil Gençliği Öğrenim ve İhtisas Vakfı isimli İstanbul ilindeki şirketlerde sigortalı olarak çalıştığı ve örgütle irtibatı ve iltisakı nedeniyle KHK ile kapatılan … Gençlik Derneğine üye olduğu tespit edilmiştir.
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan ByLock programını adına kayıtlı 0 553 (…) (…) (…) nolu GSM hattı üzerinden … ID ile bağlandığı, kullanıcı adının “…” olduğu, şifresinin olmadığı, tespit edilen ilk log tarihinin 09/11/2014 tarihi son online tarihinin ise 19/02/2016 tarihi olduğu, ekleyenlerin verdikleri isimler arasında “…, …, …” olduğu, bir tomar konuşma içeriğinin olduğu, konuşma içeriklerinde görüştüğü bir kısım kişilerin sanığa öğrenciler ve evler hakkında bilgiler verdiği ve sanığın diğer öğrenci ve grupların faaliyetlerini kontrol ettiği, organizasyonlar hakkında başka şahıslara bilgiler verdiği, … ID ile gerçekleşen konuşma içeriğinde … ID’den gönderilen mesaj içeriklerinde öğrencilerle ilgili sanığa bilgi verildiği ve bulundukları evin ifşa olduğu bu yüzden evde değişiklik yapılması gerektiğine dair yazışma içeriklerinin olduğu, bu mesajlaşmaların 2015 yılı ve 2016 yıllarına ait olduğu, … ID numaralı kişiye gönderilen mesaj içeriğinde “ilknur nazende abla toply göndermemi istedi de kk sayılarını bana atabilir misin” şeklinde mesaj tespit edildiği, 0 553 (…) (..) (..) nolu GSM hattı üzerinden … ID ile ByLock programının sanık … tarafından kullanıldığı kanaatine varılmıştır.
Sanığın örgütün mali kaynak ve finansman aracı olan Bank … isimli bankada hesabının bulunduğu, hesabın 05/08/2011 tarihinde açıldığı, 21/01/2014 tarihinde 1.000,00 TL para yatırıldığı, 01/09/2014 tarihinde 1.500,00 TL para yatırıldığı, 05/03/2015 tarihinde 2.500 TL para yatırıldığı sanığa ait Bank … hesabı üzerinde yapılan incelemeden tespit edilmiştir.
Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan T.E. isimli şahıs İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ayrıntılı beyanında İstanbul örgüt yapılanması, özellikle üniversitedeki örgüt yapılanması hakkında ayrıntılı bilgiler vererek, örgütle irtibatlı kişileri anlatarak teşhiste bulunmuş, bu çerçevede sanık … hakkında da ayrıntılı beyanda bulunarak sanığın Üniversite Mesulü (üniversiteci) olduğunu beyan ederek sanığı teşhis etmiştir.
Sanık …’ın FETÖ/PDY silahlı terör örgütün yapılanması içerisinde yer aldığı, örgüt yöneticilerinin talimatları doğrultusunda örgütün kendi aralarında haberleşmek için kullandıkları ByLock programını adına kayıtlı 0(553) (xxx) (xx) 17 nolu GSM hattı üzerinden … ID ile ile kullandığı, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda Bank … isimli bankaya birden fazla kez para yatırdığı, Kanun Hükmünde Kararname Kapsamında Fetö/Pdy silahlı terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı nedeniyle kapatılan kurumlarda çalıştığı, örgütle irtibatı ve iltisakı nedeniyle KHK ile kapatılan … Gençlik Derneğine üye olduğu, hakkında Üniversite Mesulü olduğuna dair etkin pişmanlıktan faydalanan şüpheli beyan bulunduğu, ByLock içeriklerinde sanığa örgütsel faaliyet ve üniversite öğrencileri hakkında bilgi verilmiş olması hep birlikte değerlendirildiğinde; sanığın eylemlerinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile önceden süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu, üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kanaatine varıldığından sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı TMK’nın 5/1 maddeleri uyarınca silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, sanığın örgüt içerisinde Üniversite Mesulü olarak yer alması, hiyerarşik konumu ve kastının yoğunluğu göz önüne alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
a)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir(TCK madde 21/1). Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz(TCK madde 30/1). 5237 sayılı TCK’nın, “Hata” kenar başlıklı 30/1.maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleştiği durumlarda, sanığın kasten hareket ettiğinden bahsedilemeyecek ve somut olayda tipik eylem gerçekleşmiş olsa da 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilecektir.
Hata(yanılma); kişinin tasavvuru, zihninden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymaması anlamına gelen bir kavramdır. Hata kural olarak iradenin oluşum sürecine etki eder ve gerçeğin yanlış biçimde tasavvuru veya bilinmesi nedeniyle irade bozulmuş olarak doğar. Failin tasavvurunun konusu dış dünyaya ait bir şeye ilişkin olabileceği gibi, normatif dünyaya (kurallar alanına) dair de olabilir. Dış dünyayla ilgili şey olduğundan farklı bir biçimde algılanması halinde unsur yanılgısından (tipiklik hatası), normatif dünyaya ait gerçekliğin farklı biçimde değerlendirilmesi halinde ise yasak hatasından bahsedilir. Kısaca unsur hatası bir algılama hatası olduğu halde, yasak hatası bir değerlendirme hatasıdır.
Dairemizin 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı dosyasında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; FETÖ/PDY terör örgütünün, başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanında büyük bir kesimce böylece algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce erişinceye kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün ustaca gizlenen amacını bilenler ve bu amaçla örgütte görev alanlar açısından, suç tarihine bakılmaksızın ve suç tarihinden önce anılan yapının terör örgütü olduğuna ilişkin bir mahkeme kararı verilmiş olması da aranmaksızın hata savunmalarına itibar edilemeyeceğinde kuşku bulunmamakta ise de; terör örgütü olduğunu bilmeksizin içinde yer alan veya yardım eden sanıklar yönünden mensup olduğu ya da yardım ettiği yapının Anayasal düzeni zorla değiştirme, Anayasaya uygun olmayan yöntemlerle iktidarı ele geçirmeyi amaçlayan bir terör örgütü olduğunu veya terör örgütüne dönüştüğünü anladığı veyahut expost bir değerlendirme ile dış aleme yansıyan olay ve olgular itibariyle kendisinden anlamasının beklendiği tarihten itibaren davranışları ile bu örgütten ayrılma iradesini ortaya koyup koymadığı ve bu bağlamda TCK’nın 30/1. maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği somut olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; örgütün nihai amacını gerçekleştirmek için üniversite araştırma görevlilerinden sorumlu olarak vazifelendirildiği ByLock içeriği ve tanık beyanı ile anlaşılan, ByLock programını adına kayıtlı 0(553) xxx xx 17 nolu GSM hattı üzerinden … ID ile ile kullanan, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda Bank … isimli bankaya birden fazla kez para yatıran, silahlı terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı nedeniyle kapatılan kurumlarda çalışan, örgütle irtibatı ve iltisakı nedeniyle KHK ile kapatılan … Gençlik Derneğine üye olan sanığın örgütteki konumu, faaliyetlerinin önemi ve irtibatının devam ettiği tarih itibariyle örgütün nihai amacını bilmediği yönündeki savunmasına itibar edilmemesi yerindedir.
c) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran suç örgütünün bir kısım mensuplarınca kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla sanık tarafından kullanıldığının ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir biçimde ortaya konulan ve kod adı kullanan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
d) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği belirlenmiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.03.2022 tarihli ve 2021/1432 Esas, 2022/404 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.