YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10198
KARAR NO : 2009/6469
KARAR TARİHİ : 30.06.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine icra takibine konu edilen bono bedelinin ödendiğini, davalının Antalya’da … Sigorta A.Ş. acentesi olarak faaliyet gösteren bir şirketin ortağı ve yetkilisi olduğunu, müvekkilinin kardeşi dava dışı … …’ın da trafik takip bürosu bulunduğunu, müvekkilinin kardeşinin yanında çalıştığını, araç sigorta işlemleri için takibe konu edilen bononun boş olarak davalıya verildiğini, bono bedelinin taksitler halinde ödendiğini ileri sürmüş ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, söz konusu bononun nakit borç karşılığı düzenlendiğini, iddiaya konu ödemelerin ise bono vade tarihinden önceye ilişkin olduğunu, davacının kardeşi sigorta acentesi olan müvekkiline aracılık etmek suretiyle sigorta poliçesi sattığı için bu dekontlarla poliçe bedellerinin müvekkiline ödendiğini, bir başka ifade ile ödeme belgelerinin davaya konu bono ile ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, dava konusu senedin nakden ibaresini taşıması, dekontlarda bonoya karşılık ödeme kaydının bulunmaması, bir kısım dekont tarihlerinin bononun tanzim tarihinden öncesine ait bulunması, davalının bu ödemelerin gerçekte davacının kardeşi dava dışı … …’ın borcu nedeniyle yapılan ödemeler olduğunu savunmuş olması, dekontlarda “… Sigorta Borcu” ibaresinin mevcudiyetinin bu ödemelerin bonoya istinaden yapıldığını ispatlamaya yeterli olmaması, davalının davacının tanık dinletme talebine muvafakat etmemesi karşısında yapılan bu ödemelerin dava konusu bono nedeniyle olduğunun ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilerek davacının bu konuyu yazılı delille ispatlayamaması (senede karşı senetle ispat zorunluluğu) nedeniyle davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış, davacı vekilince teklif edilen yeminin davalı tarafça eda edilmesi de nazara alınarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 30.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.