Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/482 E. 2023/1518 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/482
KARAR NO : 2023/1518
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.01.2016 tarihli ve 2015/85 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararı ile Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/81 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/81 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2017 tarihli ve 2013/81 Esas, 2017/253 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (e) bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.02.2021 tarihli ve 2018/177 Esas, 2021/155 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca “6.9.2016 tarihli telefon incelemesine ait bilirkişi raporunda, …’ın kullandığı …… nolu telefondan, suç tarihinde dört kez sanık …’in kullandığı … nolu telefonun aranması, sanık …’in 3.5.2014 ile 11.11.2016 tarihli beyanlarında, …..nolu telefonu kullanan …’ın resimlerine bakıp, suç tarihinde eşyaları yükleyen kişilerden birinin bu kişi olduğunu belirtmesi de dikkate alınıp, öncelikle nakliye firma sahibi … dinlenip, … fotoğrafları gösterilip, 22.3.2013 günü işyerine gelip, kendisine ev eşyası olduğunu bildiren ve ….. nolu telefonu bırakan kişinin bu kişi olup olmadığı sorulup, sonrasında savunma ve deliller değerlendirilip, sanığın hukuki durumunun tayini yerine, eksik inceleme ile mahkûmiyet kararı kurulması, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 8.10.2015 tarih, 2014/140-2015/85 sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler gözetilmeden 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, sanık hakkındaki adli para cezasının ödenmemesi halinde,
ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmemesi” nedenleriyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Delillerin eksik toplandığına bu nedenle eksik inceleme yapıldığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’in Gaziantep ilinden ticari amaçla temin ve tedarik ettiği esrar maddesini İzmir iline sevk etmek suretiyle sergilediği eylem bakımından sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 15.05.2013 tarih ve İZM-KİM-13-04996 sayılı uzmanlık raporuna konu şahit numune hakkında müsadere kararı verilmemiş ise de, bu konuda mahkemesince her zaman karar verilebileceği anlaşıldığında inceleme konu yapılmadığı belirtilmekle, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Temyize konu dosya ile birleşen …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan “cezalandırılmaya yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden” beraatine karar verildiği ve temyiz edilmeyerek de kararın kesinleştiği anlaşıldığından, tüm dosya kapsamı dikkate alınmak suretiyle tebliğnamenin bozma isteyen düşüncesine iştirak edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, delillerin tespit ve tayinine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsiline karar verildikten sonra kararda ” ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğin ihtarına” yer verilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması,
2. Hükümden önce 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması ve hükümden sonra 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu,
Değerlendirilmiş; bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.02.2021 tarihli ve 2018/177 Esas, 2021/155 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,

1. Hüküm fıkrasında sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmına “… geri kalan kısmın tamamının sanıktan tahsil edileceğine” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin eklenmesi,
2. Hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün çıkarılması ve yerine “Sanık hakkında, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler gözetilerek, oluşan duruma göre, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,

Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.