Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/8341 E. 2023/520 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8341
KARAR NO : 2023/520
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince elatmanın önlenmesi talebi yönünden davanın kabulüne, ecrimisil talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait 300 ada 10 parsel sayılı taşınmazda bulunan 24. Blok, 19. Kat, 79 bağımsız bölüm numaralı taşınmaz hakkında davalı ile aralarında gayrimenkul satış ve idari şartnameleri imzalandığını, 11/12/2014 tarihinde vadeli satış işleminin protokole bağlandığını; yine aynı yerde birinci bodrum kat 22. bağımsız bölüm numaralı özel garaj nitelikli taşınmaz için de davalı ile aralarında 25/12/2014 tarihinde vadeli satış işlemi protokolü yapıldığını, ancak davalının vadesinde ödemede bulunmadığını, her iki satışın da 18.05.2017 tarihinde iptal edildiğini, bu nedenle 79 bağımsız bölüm numaralı yer ile ilgili davalının müdahalesinin menine; 22 bağımsız bölüm numaralı yer için ise 25/12/2014 – 19/06/2017 tarihleri arasında işlemiş takas mahsup sonrası bakiye kalan 2.481,38 TL ecrimisil bedelinin aylık tahakkuk tarihlerinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davalının taşınmaza müdahalesinin menine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili beyan dilekçesinde; …. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/80 Değişik iş dosyası ile ödeme yerinin tayini talepli dava açtıklarını, talep doğrultusunda verilen kararın … Bank A.Ş tarafından temyiz edildiğini, eldeki davada tüm borç ödenene kadar davalının konutu kullanım hakkına sahip olduğunu, davalıya sözleşmenin fesh edildiğine dair herhangi bir tebligat yapılmadığından davalının haksız işgalci konumunda olmadığını, sözleşmenin de hala yürürlükte olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının dava konusu taşınmazlarla ilgili ikiden fazla taksidi süresinde ödemediğinden satıcı davacı … tarafından, sözleşmeye uygun olarak sözleşme feshedilerek satışın iptal edildiğini, ecrimisil talep etme şartları oluştuğu gibi davalının taşınmazlardaki kullanımının yasal dayanağının da ortadan kalktığını, itibar edilen bilirkişi raporunda tespit edilen ecrimisil tutarı olan 4.170,00 TL’den davacı vekilinin açıklaması dikkate alındığında 2.574,45 TL’nin mahsup edilerek, mahsuptan sonra kalan 1.595,55 TL’nin davacı tarafça davalıdan istenebilir olduğunu belirterek ecrimisil talebiyle ilgili olarak davanın 1.595,55 TL ile ilgili olarak kısmen kabulüne, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi nedeniyle davalının taşınmazları kullanmasındaki hukuki haklılığın ortadan kalktığını, dolayısıyla davalının taşınmazlardaki kullanımının yasal dayanağının ortadan kalkmış olması nedeniyle men’i müdahale davasının kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili ecrimisil tutarının düşük hesaplandığı ve reeskont faizine hükmedilmesi gerektiği hususlarını istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, dava konusu taşınmazların davacı adına kayıtlı olduğu, davalının harici satış vaadine dayalı olarak taşınmazı tasarruf ettiği, taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, davalı tarafça hapis hakkı isteğinde de bulunulmadığı anlaşıldığına göre mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle davacının elatmanın önlenmesi talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olup davalı vekilinin bu hususa değinen istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Davacının, davalıdan adi yazılı şekilde yapılmış olan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine istinaden almış olduğu parayı iade etmeden veya iade amacıyla uygun bir yere depo etmeden ecrimisil talep etmesinin TMK’nın 2 nci maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği gözetilerek ecrimisile ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekmekte ise de davalı istinafı bulunmadığı, davacı vekilinin de istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden başvurunun HMK/353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayanan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Türk Medeni Kanununun 683 üncü maddesinde, “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmüne yer verilmiştir.

2. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK’nın 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı Kararı)

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.