Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/1081 E. 2009/10001 K. 02.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1081
KARAR NO : 2009/10001
KARAR TARİHİ : 02.11.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin 20.06.2006 tarihli mal teslim fişinde belirtilen malları davalıya satıp teslim ettiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, ikametgahı Serik İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının satışı faturalandırmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının davasında haklı olduğu, %12 oranında gecikme faizi istenemeyeceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazın iptali ile takibin 2.010 YTL asıl alacak, 728.63 YTL faiz olmak üzere takipten itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya dair talebin reddine, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borçlarını inkar ettiği konusunda kanaat oluşmadığı gerekçesiyle de davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İcra dosyasında bir örneği bulunan mal teslim fişi altında son ödeme tarihi olarak 30.06.2006 tarihinin yazılı olduğu ve teslim fişi içeriğinde yer alan malların davacıdan teslim alınmış olduğu belirtildikten sonra borcun ödeme gününde ödenmediği takdirde aylık %12 gecikme zammı ödeneceğinin kabul edildiği belirtilmiş ve taraflarca imzalanmıştır. Bu durumda mahkemece taraflar arasındaki bu düzenleme üzerinde durulmadan yasal faize hükmedilmesi ve 3095 sayıl Yasanın 1.ve 2.maddelerinde öngörülen “taraflarca akdi ve temerrüt faiz oranlarının sözleşme ile kararlaştırılabileceği”ne ilişkin hükümlerinin gözetilmemesi isabetsiz olduğu gibi alım satım akdinden kaynaklanan alacağın likit (bilinebilir, belirlenebilir, hesapedilebilir) nitelikte olduğu gözetilmeden icra inkar tazminatının reddinde de isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.