Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/27696 E. 2023/2636 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27696
KARAR NO : 2023/2636
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında katılan …’na yönelik tehdit suçundan, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında katılan …’a yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, adı geçen Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz isteğinin,
1. Tehdit suçundan verilen beraat hükmüne yönelik, sanığın söylediği sözlerin tehdit niteliğinde olduğundan sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine,
2. Hakaret suçundan kurulan hükme yönelik ise, sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünden dolayı lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
Ve re’sen görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
III. GEREKÇE
Mahkemece, 23.02.2016 tarihli celsede duruşmanın 12.05.2016 tarihine bırakılmasına karar verilmesine rağmen, 25.02.2016 tarihinde ara celse açılarak “sanık hakkında çıkarılan yakalama kararının infaz edildiği anlaşıldığından, yargılamanın daha fazla sürüncemede kalmaması” gerekçesiyle, duruşma günü beklenmeden ve katılanların tanık dinletme talepleri hakkında sanığın dinlenilmesinden sonra karar verileceği belirtilmiş olmasına karşın bu hususta da bir karar verilmeksizin, hüküm kurulması suretiyle meram anlatma ilkesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen, Mahkeme kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.