Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/4866 E. 2023/1182 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4866
KARAR NO : 2023/1182
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karasu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2016/48 Esas, 2016/ 456 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaleti ile birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi uyarınca hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ve taksitlendirilmesine karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.09.2020 tarihli ve 2016/249863 sayılı, hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi;
Sanığın kusuru bulunmadığına, ceza verilmemesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre
Yerel Mahkemenin kabulü;
1. Olay günü saat 07.30 sıralarında sanığın gidiş istikametine göre yolun sol tarafında park halinde bulunan aracını hareket ettirdiği esnada, sanığın park ettiği evin önündeki bahçe kapısından kontrolsüzce çıkan yaya …’ün üzerinden sol lastik ile geçtiği, kaza sonucu yayanın öldüğü olayda; mahkemece kazanın meydana gelmesinde sanığın tali kusurlu olduğu kabul ve tespit edilerek buna göre uygulama yapılmıştır.

2. Müştekiler şikayetçi olmadıklarını, davaya katılmak istemediklerini beyan etmişlerdir.

3. Sanık savunmasında; ”ben bu olay ile ilgili daha öncesinde ifade vermiştim, aynen tekrar ederim, olay günü eşimle beraber Resuller Mahallesine … ve ablası …’ı kermese götürmek amacıyla gitmiştim. Evleri yol kenarında bulunmaktadır. Bahçe kapıları yola açılmaktadır. Ben demir kapıdan içeriye girmeksizin arabayı yol kıyısına yanaştırarak park ettim. Yarım saat kadar erzakları yüklediler. Ben o sırada onlara yardım ettim. Sonrasında …, … ve eşim arabaya bindik hatta o esnada eşim …’e sen gelme, sen çocukla kal dedi. O da yok hayır çocuğu almayacağım anneme bırakacağım çocuk bana orada ayak bağı olur dedi. Sonrasında ben aynaları kontrol ettim otomatik kapıyı kapattım. Önce soluma baktım yol sağdan işlediği için sağdan çıkacaktım çıkar çıkmaz araba bir sendeledi hemen durdum. İnip baktığımda anneanne çocuğu hemen kucakladı. O anda çocuk demek ki onun elinden fırlamış. Çok pişmanım ve üzgünüm, beraatimi talep ediyorum” demiştir.

4. Tanık … beyanında; ”Olay günü kendi evimizin bahçesindeydim, kermes vardı, …’in kullandığı araba evin önüne gelmişti, kermese gitmek amacıyla kızım … arabaya bindi, kızım … çocuğunu bana vermişti, bu sırada çocuk benim kucağımdan sıyrılarak annesinin peşinden koştu bende dizlerimden rahatsız olduğum için hemen arkasından gitmeme rağmen yetişemedim, çocuğun yerde yattığını gördüm” şeklinde beyanda bulunmuştur.

5. Kaza tespit tutanağı ile keşfe binaen tanzim olunan bilirkişi raporunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda belirtilen diğer kusurlardan madde 60-1-B (Taşıt yol üzerinde sol şeritte duraklamak) kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.

6. Sanığın dosyada bulunan adli sicil kaydına göre sabıkalı olduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden;
Kaza tespit tutanağı, keşfe binaen tanzim olunan bilirkişi raporunun, oluş ve dosya kapsamının birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, buna göre tali kusurlu sanık hakkında mahkemenin uygulamasının isabetli olduğu anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karasu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2016/48 Esas, 2016/456 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.04.2023 tarihinde karar verildi.