Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/550 E. 2023/1222 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/550
KARAR NO : 2023/1222
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talepli dosyasından verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece … Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesinin 23.09.2021 tarih ve 2021/1650 E-2021/1996 K sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı alacaklı dava dilekçesinde; borçlu şirket ile istihkak iddiasında bulunan şirketlerin ortakları ve yönetim kadrosunun aynı olup, tüm şirketlerin aynı adreste aynı kişiler tarafından yönetildiğini, sürekli ünvan değiştirdiklerini, borçlu ile üçüncü kişi arasında muvazaalı işlemler yapıldığını iddia ederek davanın kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı üçüncü kişi cevap dilekçesinde, her iki şirketin ortakları, yetkilileri, faaliyet konu ve adreslerinin farklı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.04.2021 tarih 2020/159 E -2021/252 K sayılı kararıyla; davalı şirketlerinin merkez adreslerinin farklı olduğu ancak üçüncü kişi şirketin ortaklık yapısının içinde borçlu şirketinde hissedar olduğu, ayrıca borçlu şirketin, Formtek Sünger İzolasyon ve … Taahhüt A.Ş.’yi devir alarak birleştiği, bahse konu şirketlerin ortaklarının aynı kişiler, davalı şirketler arasında organik bağın mevcut olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı üçüncü kişi ve borçlu vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.09.2021 tarih ve 2021/1650 E- 2021/1996 K sayılı kararıyla; iki şirket arasında ortakları bakımından kısmen organik bağ bulunmakla birlikte bu bağın borcun doğum tarihi, takip tarihi ve haciz tarihinden çok önce sona erdirilmesi, davalı iki şirketin de bağımsız tüzel kişiliğinin bulunması, ortaklarının, tescilli adreslerinin ve faaliyet konularının farklı olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Dairemizin 11.05.2022 tarihli ve 2021/11676 E,2022/5613 K sayılı kararı ile ; işçi alacaklarından kaynaklı takiplerde borcun doğum tarihi dava tarihi olmayıp akdin fesih tarihi olduğu, Somut olayda, borcun doğum tarihi olan, 30.12.2011 tarihi itibari ile haciz adresinde borçlu şirket faaliyet gösterirken, borçlu şirket 26.6.2015 tarihinde … … Taahhüt Pazarlama Sanayi Ve Ticaret A.Ş. ile birleşmiş olup, birleşme tarihi itibari ile de adresinin haciz adresi olduğunun görüldüğü, Üçüncü kişi ise, 07.08.2017 tarihi itibari ile haciz adresinde şube olarak faaliyete başladığı, Ticaret sicil kayıtlarına göre üçüncü kişi şirketin son ortakları İnan Ateş(hakim ortak), …ise de borcun doğum tarihi itibari ile bakıldığından borçlu şirket ile birleşen … … şirketi üçüncü kişi şirketin ortaklarından biri iken borcun doğumundan sonra anılan şirket ortaklıktan ayrıldığı, Kaldı ki borçlu şirketin borcun doğum tarihi itibari ile yönetim kurulu başkanının İnan … olduğu, borcun doğum tarihi itibari ile borçlu şirketin birleştiği … … şirketinde ise, …’in hakim ortak olduğu, İnan …’in de anılan şirkette hissesinin bulunduğu, üçüncü kişi şirketin hakim ortağının da İnan … olduğu, ayrıca …’in İnan …’in damadı olduğu, bu haliyle borçlu ile üçüncü kişi şirket arasında organik bağ olduğunun görüldüğü, bu durumda İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü ve bu yasal karinenin aksinin davalı 3. kişi tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerektiği, ispat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip davalı 3. kişinin sunduğu, isteyen her kişi adına düzenlenmesi olanaklı, borcun doğumundan sonra düzenlenmiş bulunan faturalar karinenin aksini ispata yeterli olmadığı, tüm bu olgular karşısında, davalı 3. kişi tarafından mülkiyet karinesinin aksi ispatlanamadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, İİK’nın 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü ve bu yasal karinenin aksinin davalı 3. kişi tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerektiği, ispat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip davalı 3. kişinin sunduğu, isteyen her kişi adına düzenlenmesi olanaklı, borcun doğumundan sonra düzenlenmiş bulunan faturalar karinenin aksini ispata yeterli olmadığı, tüm bu olgular karşısında, davalı 3. kişi tarafından mülkiyet karinesinin aksi ispatlanamadığı anlaşılmakla, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasında ve davanın niteliği gereği davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile davalı borçlu vekilinin ve davalı 3.kişi vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı üçüncü kişi vekilince; haczin üçüncü şahsın adresinde yapıldığı, ispat yükünün bizzat davacıda olduğu, davalı şirketlerin ortak ve yetkililerinin farklı kimseler olduğu, farklı adreslerde farklı faaliyet konularına sahip olan davalı şirketler arasında organik bağın olmayacağının açık olduğu, müvekkil şirketin hacizli malın mülkiyetine ilişkin sunduğu fatura ve ödeme belgelerinin değerlendirilmediği, hacze konu makinanın üretim tarihinden itibaren müvekkili şirketin mülkiyetinde olduğunun sunulan fatura ve ödeme belgeleri ile sabit olduğu, salt organik bağın mevcudiyetinin bütün işlemlerin muvazaaya dayandığının kanıtı olamayacağı davanın reddi gerektiği iddiaları ile kararın bozulması talep edilmiştir.

Davalı borçlu vekilince; haczin üçüncü şahsın adresinde yapıldığı, ispat yükünün bizzat davacıda olduğu, davalı şirketlerin ortak ve yetkililerinin farklı kimseler olduğu, farklı adreslerde farklı faaliyet konularına sahip olan davalı şirketler arasında organik bağın olmayacağının açık olduğu, dosyadaki fatura ve ödeme belgelerinin değerlendirilmediği iddiaları ile kararın bozulmasını talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacaklının İİK ‘nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’ nın 99 ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Alınması gereken 2.554,42 TL onama harcı için peşin alınan 638,61 TL harcın mahsubu ile kalan 1.915,81 TL harcın temyiz eden davalı-borçludan tahsiline, temyiz eden davalı-üçüncü kişiden nispi harcın tamamı alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.