YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13179
KARAR NO : 2023/1484
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/289 E., 2021/1630 K.
DAVACILAR : 1- … 2- … 3- …
vekilleri Avukat …
DAVALILAR : 1- … Kahramanmaraş Çimento Beton San. ve Madencilik
İşletmeleri A.Ş. vekili Avukat …
2- … Beton Madencilik San. Tic. Ltd. Şti.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 28.04.2014
KARAR : Kısmen kabul
Davalı vekili … Kahramanmaraş Çimento Beton San. ve Madencilik İşletmeleri A.Ş.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/854 E., 2020/533 K.
Taraflar arasındaki iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edildiği, davalı … Beton Madencilik Sanayi Tic. Ltd. Şti.’nin temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talep edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili 28.04.2014 tarihli dava ve talebin açıklanmasına dair dilekçelerinde özetle; müvekkilinin 18.01.2011 tarihinde iş kazasına uğraması nedeniyle sigortalının eş ve çocukları lehine 1.000,00 TL’şer maddi ve eş lehine 150.000,00 TL, çocukların her biri lehine 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 22.03.2017 tarihli birleşen dava dosyasının dava dilekçesiyle eş lehine 100.651,00 TL maddi tazminat talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
1. Davalı … Kahramanmaraş Çimento Beton Sanayi ve Madencilik İşletmeleri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Vefat eden işçinin diğer davalı iş yeri çalışanı olduğunu, diğer davalı şirketin, müvekkili şirketten çimento satın almakta olduğunu ancak iki şirket arasında alt işveren – asıl işveren ilişkisi olmadığını, olayın diğer davalıya ait araçla çimento alınması için hazırlık yapılırken meydana geldiğini, müvekkili şirkete atfedilebilecek bir kusurun olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı … Beton Madencilik Sanayi Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun olmadığını, davacıların maddi zararlarının sigorta kurumu tarafından karşılanabileceğini, talep edilen manevi tazminatın ise çok fazla olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle
“Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;
A-Maddi Tazminat Yönünden
1-101.651,78.-TL destekten yoksun kalma tazminatının, iş kazasının meydana geldiği tarih olan 18/01/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı eş …’a verilmesine,
2-Yasal koşulları oluşmadığından … ve …’un maddi tazminat taleplerinin reddine,
B-Manevi Tazminat Yönünden
1-25.000,00.-TL Manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih olan 18.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı eş …’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-20.000,00.-TL manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih olan 18.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı …’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-20.000,00.-TL manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih olan 18.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı …’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına,” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf sebeplerinde özetle; hükmedilen manevi tazminatın eksik takdir edildiğini, maddi tazminatın ise düşük olduğunu beyanla istinaf talepleri doğrultusunda hüküm kurulmasını talep etmiştir.
2. Davalı … Kahramanmaraş Çimento Beton Sanayi ve Madencilik İşletmeleri A.Ş. vekili istinaf sebeplerinde özetle; davacı … ve Ömer’in davalarının reddine karar verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücreti takdir edilmediğini, kaldırma kararının gereklerinin yerine getirilmediğini, asıl ve birleşen davanın zamanaşımına uğradığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, mal alım satım sözleşmesinde malı satan konumunda olduklarını, müteveffanın firmaları çalışanı olmadığını, kazaya diğer davalı şirketin sebep olması nedeniyle aleyhlerine açılan davanın reddi gerektiğini, asıl işveren konumunda olmadıklarını, diğer davalı … Şirketine daha fazla kusur izafe edilmesi ve Borçlar Kanunu 44 üncü maddesi uyarınca maddi tazminattan indirim uygulanması gerektiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, yetki itirazları bulunduğunu beyanla istinaf talepleri doğrultusunda hüküm kurulmasını talep etmiştir.
3. Davalı … Beton Madencilik Sanayi Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf sebeplerinde özetle;birleşen davayı …’un açtığını, hüküm kurulurken birleşen asıl dava ayrımı yapılmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını, ceza yargılaması sonrasında müvekkili şirketin kusursuz bulunarak beraatine hükmedildiğini, kazada kusurlarının bulunmadığını, tüzel kişiler hakkında uzamış zamanaşımının uygulanamayacağını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, tazminat miktarı hesabının hatalı olduğunu, red edilen alacaklar bakımından lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini beyanla istinaf talepleri doğrultusunda hüküm kurulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle: “Somut olayda; Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/150 esas 2015/541 karar sayılı ilamı ile davaya konu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından davalı … Beton Ltd Şirketi müdürü ve ortağı olan …’un beraatine karar verildiği, ceza kararının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, dosya kapsamında aldırılan 23.05.2016 tarihli bilirkişi heyet raporunda kazanın meydana gelmesinde müteveffa işçi …’ un %20; davalı … Beton San. A.Ş.’nin %50 ve diğer davalı … Beton San. Ltd. Şti.’nin ise %30 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği, raporun iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olan bilirkişiler tarafından ve kaza tarihi itibarıyla uygulanması gerekli 4857 sayılı Kanun’un 77 inci maddesi ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendikleri, raporun gerekçeli, olayın oluş şekline göre dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve yeterli olduğu, hüküm tesisine elverişli ve yeterli olduğu, yüklenen kusur oranlarının dayanakları belirtilmek gözetilerek tespit edildiği anlaşıldığından kusur oranlarına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
2. Ayrıca, davalı … San. Ltd. Şti. tarafından ceza yargılamasında haklarında verilen beraat kararı esas alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ise de, beraat kararının ünvanı belirtilen şirketin müdürü ve ortağı olan …’u sorumluluktan kurtarmasının davalının işveren olarak sorumluluğuna bir etkisi olmayacağından aksi yöndeki itiraza itibar edilmemiştir.
3. Tarafların kusuru ile sosyal ekonomik durumları, olayın oluş şekli ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı … lehine takdir edilen manevi tazminatın düşük takdir edildiği kanaatine varılmış, dairemizce davacı eş … için 80.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.
4.Maddi tazminat bakımından davacılar …,… bakımından davanın reddine karar verilmişse de, reddine karar verilen bu alacak bakımından davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yerinde değildir. Bu bakımdan davalılarca yapılan itiraz yerindedir. Tüm bu maddi ve hukuki olgulara göre, 6100 sayılı HMK.’nın 353/1-b-2 inci maddesi gereğince, dairemizce ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. ” gerekçesiyle
5. Hatay İş Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli 2019/854 Esas ve 2020/533 Karar sayılı kararının Kaldırılmasına,
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine;
A-Maddi tazminat yönünden
1-101.651,78 TL destekten yoksun kalma tazminatının, iş kazasının meydana geldiği tarih olan 18.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı eş …’a verilmesine,
2-Yasal koşulları oluşmadığından … ve …’un maddi tazminat taleplerinin reddine,
B-Manevi tazminat yönünden
1-80.000,00 TL manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih olan 18.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı eş …’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-20.000,00 TL manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih olan 18.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı …’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-20.000,00 TL manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih olan 18.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı …’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına,” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz sebepleri olarak özetle; davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarlarının oldukça düşük olmakla birlikte adalete de uygun olmadığını, maddi tazminat hesabının da düşük kaldığını fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu beyanla aleyhe olan kısımlarının bozulmasını veya düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı … Kahramanmaraş Çimento Beton Sanayi ve Madencilik İşletmeleri A.Ş. vekili temyiz sebepleri olarak özetle; eksik araştırma ile karar verildiğini, sigorta şirketine davanın ihbarını ve davaya dahil edilmesi gerektiğini, ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, birleşen davanın zamanaşımına uğradığını müvekkilinin ikametgahı Pazarcık ilçesinde bulunduğundan HMK 16 ıncı maddesi gereğince bu yer mahkemelerinin yetkili olduğuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkil lehine her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin çimento satıcısı olduğunu, öncelikle taraflar arasındaki sözleşmeler, hesap hareketleri, işlemlerin celp edilmesini, hukuki ilişkilerin irdelenmesini, olayın meydana geldiği yerin kimin adına olduğu, taşeron kaydının bulunup bulunmadığı, sigortalının işe giriş kaydının kim tarafından oluşturulduğu ve kim adına çalıştığı, aralarında çalışma olan firmalar arasında ortaklık veya organik bir bağın bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkili firmanın çimento alımı yapan firmaların işçilerini tek tek denetlemek ve bunlar için gerekli ekipmanları vermek gibi bir görevi bulunmadığını bu kapsamda da asıl işveren sıfatının bulunmadığını, sigortalının silobas dolum kapağını açarken silobazın hava şartları dolayısı ile buz tutması nedeni ile ayağı kayması sonucu meydana geldiğni, müvekkil şirketin çimento almaya gelen araçları denetleme ve talimat verme gibi bir yetkisi ve imkanı olmadığını, kazanın müvekkil şirket müşterisi diğer davalı şirket … Beton Ltd. Şti. yetkililerinin sorumluluk sahası içerisinde iken ve … Beton Ltd. Şti.’nin alması gerekirken almadığı iş sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinden dolayı meydana geldiğini, buna karşı müvekkil şirkete %50, … Beton şirketine %30 kusur izafesi hatalıdır. Daha çok kusurlu olan … Beton şirketine, az kusur oranı takdir edilmesinin hukuka ve vicdana aykırı olduğunu, müvekkilinin üçüncü kişi konumunda olduğunun kabulü gerektiğini manevi tazminat miktarlarının fazla olup mağdur kusuru gereğince indirim yapılmamasının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı … Beton Madencilik Sanayi Tic. Ltd. Şti vekili temyiz sebepleri olarak özetle; asıl dava ve birleşen dava için ayrı ayrı hüküm kurması gerekirken, asıl dava birleşen dava ayrımı yapmadığını, Davacıların murisinin vefat ettiği kazanın meydana gelmesinde müvekkilim şirketin her hangi bir kusuru bulunmadığının Ceza Mahkemesince kabul edilerek müvekkili şirket yetkilisi hakkında beraat kararı verildiği halde bilirkişilerin bunun aksine müvekkili şirket yetkili mahkum olmuş gibi değerlendirerek yapılan tespitlere itibar ettiğini, müvekkili şirket yönünden uygulanması gereken zamanaşımı süresi 2 yıl olduğuna birleşen davanın ise bu süreden sonra açıldığına göre reddi gerektiğini, maddi ve manevi tazminat ile ilgili kabul edilen tazminat miktarı hatalı ve fazla olarak hesaplandığını eyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
A. Davacılar vekilinin kısmen reddolan manevi tazminat istemlerine, davalılar vekilinin ise davacı … ve … lehlerine hükmedilen manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3.Dosya içeriğine göre davacılar vekilinin müvekkili Kadriye lehine 150.000,00 TL, …,… lehine ise 25.000,00 TL’şer manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli kararında … lehine 25.000,00 TL, …,… lehlerine ise 20.000,00 TL’şer manevi tazminata hükmedilmişken, Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli kararında esas hakkında karar verilerek … lehine 80.000,00 TL, …,… lehine 20.000,00 TL’şer manevi tazminatın hüküm altına alındığı gözetildiğinde davacılar vekilinin kısmen reddolan manevi tazminat miktarlara yönelik, davalılar vekilinin ise …,… yönünden kısmen kabul edilen manevi tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B. Davacılar vekilinin maddi tazminat hükümlerine, davalılar vekilinin ise davacı … lehine hükmedilen manevi ve maddi tazminata ve reddolan maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat esen sigortalının hak sahiplerinin destekten yoksunluk tazminatına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunun 77 inci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunun 8 inci ve 31 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut olayda gerek İlk Derece Mahkemesince gerek Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminatın hesabında 20.02.2017 tarihli hesap raporunun dikkate alındığı, bu raporda davacı eşin destekten yoksunluk tazminatının 101.651,78 TL olarak hesap edildiği, dosya kapsamında maddi tazminatın miktarının belirlenmesi noktasında başka bir hesap raporunun bulunmadığı davacı vekilinin birleşen davada bu miktara yönelik talepte bulunduğu gözetilerek davacıların fazlaya ilişkin talep hakkının belirtilmesini gerektiren bir durumun dosya kapsamından anlaşılamamış olmasına göre hükümde bu hususun belirtilmesi hatalı olmuştur.
3. Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın gerekçesinde davacının istinaf başvurusunun davacı … lehine hükmedilen manevi tazminatın az olduğu belirtilerek kabul edilip manevi tazminatın artırılarak hüküm alındığı ve yatırılan harcın talep halinde iadesine karar verildiği halde; davalıların istinaf başvurularının da davacı … ve …’in maddi tazminat istemlerinin reddi yönünden vekalet ücreti hükmedilmemesinin hatalı olduğu belirtilerek kabul edildiği anlaşılmakla beraber, hükümde bu vekalet ücretinin gösterilememesi ve davalıların kabul gören bu istinaf sebepleri nedeniyle , yatırdıkları harcın talep halinde iadesine karar verilmesi gerekirken, aleyhlerine istinaf karar ve ilam harcı hükmedilmesi de hatalı olmuştur.
4. Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
5. O halde, temyiz eden davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları ile HMK 369 uncu maddesi kapsamında kanunun açık hükmüne aykırılıklar da gözetilerek, … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen hüküm bozulmalıdır.
6. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu kısımlarının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar vekilinin kısmen reddolan manevi tazminat istemlerine, davalılar vekilinin ise davacı … ve … lehlerine hükmedilen manevi tazminatlara ilişkin temyiz isteminin miktardan reddine,
2. Davalılar vekillerinin davacı … lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminata ve reddolan maddi tazminatlara yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının;
a) “4 nolu” bendinde yer alan “davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına,” ibaresinin silinerek hükümden çıkartılmasına ve devam eden numaraların bir önceki numaradan başlayarak teselsül ettirilmesine,
b)” 8 nolu” bendinin silinerek hükümden çıkarılmasına yerine:
“7 -a) Maddi tazminat yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 13.606,92 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
b) Maddi tazminatın reddolan kısmı yönünden davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 inci maddesi gereğince 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacılar … ve …’tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalılara ödenmesine,” rakam ve sözcükleri yazılarak,
c)” 11 nolu” bendinin silinerek hükümden çıkarılmasına yerine:
“11- Davacılar ve davalıların istinaf istemlerinin kabul edilmiş olması nedeniyle tarafların yatırdıkları peşin istinaf karar ilam harcının talepleri halinde yatıranlara iadesine” rakam ve sözcükleri yazılarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Aşağıda dökümü yapılan harcın davacıdan tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…