Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/7300 E. 2023/1157 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7300
KARAR NO : 2023/1157
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davalı vekilinin, yokluğunda verilen kararın 02.08.2019 tarihinde, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin ise; 02.08.2019 tarihinde ayrı ayrı tebliği üzerine 07.08.2019 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yoluyla temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 12.12.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; “müvekkilinin parada sahtecilik suçu isnadıyla 31.01.2017-11.04.2017 tarihleri arasında tutuklu kaldığını, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini belirterek haksız tutuklama tedbiri uygulanması nedeniyle 5.000 TL maddi, 200.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini” talep etmiştir.

2. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “davanın süresinde açılmadığını, davacının tutuklamaya kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, talep edilen tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, davanın reddi gerektiğini” beyan etmiştir.

3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2017/195 Esas, 2018/ 312 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 28.06.2019 tarihli ve 2019/1086 Esas 2019/2232 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.10.2021 tarihli, temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın süresinde açılmadığını, tazminat isteme koşullarının oluşmadığına, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğuna, davanın reddi gerektiğine ilişkindir.

Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminatın hesaplanmasında davacının kendi ülkesinde kazandığı gelirinin dikkate alınması gerektiğine, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktrının düşük olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacının sanık olarak … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/79 Esas sayılı dosyasında parada sahtecilik suçundan yargılandığı, …/…’de 31.01.2017 tarihinde gözaltına alındığı, 02.02.2017 tarihinde … Sulh Ceza Hakimliğinin 02.02.2017 tarih 2017/17 sayılı kararı ile tutuklandığı, 11.04.2017 tarihli celsede tahliye edildiği, daha sonra 02.05.2017 tarinde beraat ettiği, beraat kararının ise 10.05.2017 tarihinde kesinleştiği, bu davanın ise 12.12.2017 tarihinde açıldığı, bu nedenle süresinde olduğu,

Davacının beraat etmesi nedeniyle tutuklama koruma tedbirinden mağdur olduğu anlaşılmakla, CMK’nın 141. maddesi uyarınca davacının ile uğradığı maddi zararın bilirkişice hesaplandığı üzere gözaltı tarihinden (31.01.2017) tahliye tarihine (11.04.2017) kadar geçirdiği sürelere karşılık hesaplanan ve sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak 2.965,09 TL maddi tazminat ile, davacının yabancı ülke vatandaşı olduğu, beraat ettiği yargılamada 70 gün tutuklu kalması kaldığı dikkate alındığında uğradığı manevi zararı tatmin edebilecek miktar olan 6.000 TL manevi tazminatın, gözaltı tarihi olan 31.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek 3.322,96 TL yerine 2.965,09 TL maddi tazminata hükmedilmesinin,usul ve yasaya aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle 5271 sayılı CMK’nın 303 ve 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddeleri gereğince hukuka aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, istinafa konu kararın; hüküm fıkrasında “2.965,09 TL” olarak belirlenen manevi tazminat miktarının “3.322,96 TL” olarak düzeltilmesi, hüküm fıkrasındaki vekalet ücretinin, tazminat miktarında yapılan değişikliğin sonucu olarak (hükmedilen toplam maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden 694 sayılı KHK’de göz önünde bulundurulmak sureti ile hesaplanan) “1.118,75 TL” şeklinde düzeltilmesi sureti ile; sair yönleri usul ve yasaya uygun hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/79 Esas – 2017/78 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının parada sahtecilik suçundan 31.01.2017 – 11.04.2017 tarihleri arasında 70 gün gözaltı/tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 10.05.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltı/tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A-Davalının Temyiz Talebi Yönünden;
1.Tazminat talebinin dayanağı olan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/79 Esas – 2017/78 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının parada sahtecilik suçundan yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 10.05.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleştirme işleminin 16.02.2018 tarihinde yapıldığı, davanın ise 12.12.2017 tarihinde açıldığı, bu suretle davanın gözaltına alınma/tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin davanın süresinde açılmadığına ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.

2.Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında, davacı hakkında düzenlenen gözaltı-serbest bırakma tutanaklarının aslı veya onaylı örneklerinin dosya arasına alınıp, davacının tutuklulukta geçirdiği sürelerinin infaz görüp görmediğinin ilgili cezaevi müdürlüğünden sorularak sonucuna göre tazminat isteme koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Kabule göre de; dava dilekçesinde tutuklama tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmasına rağmen, hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar için gözaltı tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

B-Davacının Temyiz Talebi Yönünden;
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararında sehven “2.965,09 TL olarak belirlenen maddi tazminat yerine”, “2.965,09 TL olarak belirlenen manevi tazminat” yazılması mahalinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.

2.Kabule göre; tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya gözaltı ve tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Kabule göre; nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A-2) ve (A-3) numaralı bendinde açıklanan nedenle davalı vekilinin, (B-3) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 28.06.2019 tarihli ve 2019/1086 Esas 2019/2232 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.04.2023 tarihinde karar verildi.