Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/34926 E. 2023/2582 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/34926
KARAR NO : 2023/2582
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ”11.05.2015” yerine ”2015” olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu kabul edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 ve 52 nci maddeleri uyarınca 9.120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiiin, temyiz sebepleri içermeyen 08.12.2015 havale tarihli süre tutum dilekçesiyle gerekçeli kararın tebliğini talep ettiği ve gerekçeli kararın usulünce tebliğ edilmesine rağmen temyiz sebeplerini içeren ek dilekçe sunmadığı belirlenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Avukat olan katılan ile sanık arasında vekil müvekkil ilişkisi bulunup aralarında parasal konularda ihtilaf olduğu ve bu sebeple sanığın katılana ait telefon hattına göndermiş olduğu mesajlarla “Kaşar, ibne, pezevenk.” şeklinde sözlerle birden çok kez hakaret ettiği iddia edilmiş, Yerel Mahkemece sanığın savunması, katılanın beyanı ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak sanığın atılı hakaret suçunu işlediği kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık müdafinin temyiz dilekçesinin temyiz sebebi içermediği belirlenmiştir.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönlerden
1. Hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 43 üncü maddesinin uygulanması sırasında maddelerin ilgili fıkralarının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,
2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece verilen karara yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.