Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/8151 E. 2023/197 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8151
KARAR NO : 2023/197
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

TUTUKLU
DURUŞMA VE TAHLİYE TALEPLİ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1312 E., 2018/2174 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
Sanık … yönünden 05.04.2017
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık … ve müdafinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2017 Tarihli ve 2017/415 Esas, 2017/210 Karar Sayılı Kararıyla

1. Sanık … Hakkında

Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.

2. Sanık … Hakkında

Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.

B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.10.2018 tarihli ve 2018/1312 Esas ve 2018/2174 Karar Sayılı Kararıyla

Sanıklar … ve … haklarında silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, sanıkların her birine ayrı ayrı haklarının hatırlatıldığı zapta geçirilmek yerine hak hatırlatmasının tek seferde yapılması ve Adli Emanete alınan eşyalar hakkında karar verilmemesi eleştiri konusu yapılmakla, esastan reddine karar verilmiştir

C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Tanzim Olunan 21.06.2021 Tarihli Tebliğname

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanıklar müdafilerinin temyiz başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine ve hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık … Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden

Sanık … ve müdafiinin temyiz istemleri özet olarak, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı getirtilip ByLock içerikleri tespit edilmeksizin yalnızca CGNAT kayıtlarına dayanılarak mahkumiyet hükmü verilemeyeceğine, yasalar çerçevesinde faaliyet gösteren Bank …’daki rutin hesap hareketlerinin, SGK kayıtlarının, … üyeliğinin yahut sanığın çocuğunun örgüte müzahir dershanede eğitim görmesinin yasal faaliyetler niteliğinde olduğuna ve örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceğine, tanıkların etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla sanığa iftira atmaları ihtimalinin bulunması nedeniyle tanık anlatımlarının güvenilir olmadığına, yine bu anlatımlarda çelişki bulunduğuna ve doğru olduğunun kabulü halinde de anlatımlardaki dönem itibarıyla eylemlerin suç unsuru teşkil etmediğine, bir kısım tanıkların ise duruşmada beyanlarının alınmaması nedeniyle tanıklara soru sorma imkanının tanınmadığına ve tanık . A.’nın soruşturma aşamasındaki teşhis işleminin yüz yüzelik ilkesine aykırı olarak yapıldığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, hatalı gerekçe ile ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşıldığına ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi kapsamında 1/9 oranında indirim yapıldığına ve sair sebeplere ilişkindir.

B. Sanık … Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden

Sanık … müdafiinin temyiz istemi özet olarak, ByLock verilerinin hukuka uygun delil olmadığına, HTS kayıtları ve CGNAT kayıtlarındaki arasındaki çelişkili verilerin hükme esas alınamayacağına, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının sanığın kişisel bilgileriyle uyumlu olmadığına, aksinin kabulü halinde de ByLock yazışmalarının gizlilik sağlamaya yönelik örgütsel nitelikli bir içeriğinin bulunmadığına, sanığın kanunlar çerçevesinde faaliyet gösteren Bank …’daki hesap hareketlerinin yahut örgüte müzahir kurumlarda çalışmasının örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceğine, Bank …’da örgüt liderinin talimat tarihinden önce maaş hesabı açtığı ve bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF)’ye devrinden sonra da işlemlerine devam ettiği gözetildiğinde bankacılık işlemlerinin rutin bankacılık faaliyetleri niteliğinde olduğuna, tanık . K.’nın beyanlarının da sanığın rutin bankacılık işlemleri yaptığını gösterdiğine, bir kısım tanıkların duruşmada beyanlarının alınmaması nedeniyle tanıklara soru sorma imkanının tanınmadığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, istinaf aşamasında dosyaya gelen delillere karşı ek savunma hakkı tanınması gerektiğine, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı hüküm verildiğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmemesi ve sanığın örgütsel konumunun açıkça tespit edilmemesi nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine, yetersiz gerekçe ile ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşıldığına ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi kapsamında 1/9 oranında indirim yapıldığına ve sair sebeplere ilişkindir.

Sanık … müdafiinin 23.12.2022 tarihli ve sanık …’ın 05.12.2022 tarihli temyiz aşamasında sundukları dilekçeler kapsamında; sanık …’ın kendisinin ve başka şahısların örgütsel faaliyetlerine ilişkin anlatımlarını sunmak suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesi kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanık … Hakkında

Devlet memuru öğretmen olarak görev yapmakta iken 01.09.2016 tarihinde KHK ile ihraç edilen sanığın, 1998-2001 yılları arasında örgüte müzahir okulda çalıştığı, Bank …’da 20.04.1999 tarihinden 2016 yılının Mart ayına kadar kredi kartı kullanmak, kızı . A.’nın okul taksitlerini ödemek, örgütle bağlantılı firmalara kredi kartıyla işlemler gerçekleştirmek suretiyle toplam 951,94 TL tutarında işlem yaptığı, ByLock sorgu sonuçları ve BTK kayıtları itibarıyla, (…) (…) (76) (87) no’lu GSM hattı üzerinden FETÖ/PDY terör örgütü üyelerinin gizli kriptolu haberleşme amacıyla kullandıkları ByLock programını kullandığının ve ByLock IP’lerine 16.11.2015 – 12.02.2016 tarihleri arasında 24 kez bağlandığının tespit edildiği, kızının örgütle iltisaklı okula gittiği, tanık Kamil K.’nin savcılık huzurunda şüpheli sıfatıyla alınan beyanlarında, 2010 yılında …’ın kendisini arayıp buluşarak HSYK’da çalışmak isteyip istemediğini sorduğunu ve HSYK’da kendisi gibi kişilere ihtiyaç olduğunu söylediğini, kendisinin bu teklifi kabul etmesi sonrasında HSYK’da çalışmaya başladığını, …’ın kendisini bu süreçte sohbetlere davet ettiğini ancak kendisinin sohbetlere katılmadığını, ancak …’ın örgüt mensubu olduğunu anladığını beyan ettiği, dosya sanığı . K.’nın beyanlarında, kendisinden önce gardiyan ve zabıt katiplerinin sohbet hocalığı görevini yürüten …’ın 2012-2013 yıllarında bu görevi kendisine devrettiğini beyan ederek teşhiste bulunduğu, HTS Analiz Raporunda 300’ü aşkın ByLock kullanıcısı ve hakkında FETÖ/PDY kapsamında soruşturma bulunan şahıs ile yoğun irtibatının tespit edildiği, örgüt elebaşısına ait resimlerin sanıktan ele geçirildiği, örgütle iltisakı nedeniyle kapatılan … Eğitim Sendikası (…) üyesi olduğunun beyanlarından anlaşıldığı, deliller ve ByLock çözüm içerikleri kapsamında savunmalarına itibar edilmediği gözetildiğinde, sanığın örgüt üyeliği suçu için aranan hiyerarşik-organik bağ, çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk kriterlerine uyan eylemlerde bulunarak TCK’nın 314/2 nci maddesi uyarınca FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkumiyetine, suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, dosyaya yansıyan kişiliği ve konumu, kastının yoğunluğu, kanunlara sadakat yemini etmiş devlet memuru olması, meydana gelen netice göz önüne alınarak takdiren ve teşdiden belirlenmesine, TCK’nın 62 nci maddesi uygulanırken sabıkasız oluşu ve duruşma sürecindeki olumlu tutum ve davranışları nazara alınarak 1/9 oranında takdiri indirim yapılmasına karar verilmiştir.

2. Sanık … Hakkında

Bank … kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporuna göre, sanığın 13.04.2006 tarihinden itibaren örgüte bağlı kurumlardan maaş alma, kredi kartı aracılığıyla bireysel emeklilik ödemesi, katılım hesabı açma, kredi kartı kullanma, konut kredisi kullanma, örgütle bağlantılı firmalara kredi kartıyla işlem yapma gibi hesap hareketlerine devam ederek bankanın büyümesine mali anlamda destek olduğunun, örgüt liderinin ilk çağrısından sonra katılım hesabı açtığının, 120,94 gr altın ve 1.000,23 USD tasarrufunu Bank …’da tuttuğunun tespit edildiği, ByLock sorgu sonuçları ve BTK kayıtları itibarıyla, (…) (…) (73) (13) no’lu GSM hattı üzerinden … ID numarası ile FETÖ/PDY terör örgütü üyelerinin gizli kriptolu haberleşme amacıyla kullandıkları ByLock programını kullandığının ve ByLock IP’lerine 18.08.2014 – 18.02.2016 tarihleri arasında … kez bağlandığının tespit edildiği, … ID numarasına ait ByLock içerik dökümlerine göre, tanık beyanları itibarıyla sanığın kullandığı kod adı olan … ismi ile uyumlu şekilde kullanıcı adının “…”, adının “…”

olduğu, kişi listesinde adının baş harfi ve soyadı olacak şekilde kaydedildiği, yazışmalar itibarıyla örgütün hiyerarşik yapısı içinde yer aldığı, ByLock üzerinden bilgi ve talimat verildiği, 31.10.2017 tarihli araştırma tutanağında … ID numaralı ByLock hesabının gerçek kullanıcısının sanık olduğunun tespit edildiği, sanığın örgüte müzahir kurumlarda çalıştığı ve Bank … kayıtlarından bu kurumlardan maaş aldığının anlaşıldığı, 12.04.2017 tarihli tahkikat evrakına göre Facebook sosyal medya hesabından örgüt lehine paylaşım ve propaganda yaptığı, … B.’nin başka dosyadan şüpheli sıfatıyla 19.07.2017 tarihli teşhis tutanağına göre, sanığı … olarak bildiğini ve sanığın … adliye grup abilerinden biri olduğunu beyan ettiği, dosya sanığı … K.’nin emniyet ifadesinde, … isimli şahsın sanığı kendisine … kod adlı … İlçe Adliyesinden sorumlu şahıs olarak tanıştırdığını, sanığı Karizma isimli derneğe bir iki kez gittiğinde gördüğünü, … isimli şahsın konuşmalarından sanığın … Adliyesinin sorumlusu olduğunu anladığını beyan ettiği, … Y.’nin şüpheli sıfatıyla etkin pişmanlık kapsamında alınan 20.07.2017 tarihli kolluk beyanında, sanığın esnaflardan sorumlu bazı öğrenci evlerinin ihtiyaçlarını esnaflar aracılığıyla karşılayan kişi olduğunu ve ByLock listesinde ekli olduğunu beyan ederek teşhiste bulunduğu, deliller ve ByLock çözüm içerikleri kapsamında sanık savunmalarına itibar edilmediği gözetildiğinde, sanığın örgüt üyeliği suçu için aranan hiyerarşik-organik bağ, çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk kriterlerine uyan eylemlerde bulunarak TCK’nın 314/2 nci maddesi uyarınca FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkumiyetine, suç konusunun önem ve değeri, dosyaya yansıyan kişiliği ve konumu, kastının yoğunluğu, meydana gelen netice göz önüne alınarak takdiren ve teşdiden belirlenmesine, TCK’nın 62 nci maddesi uygulanırken sabıkasız oluşu ve duruşma sürecindeki olumlu tutum ve davranışları nazara alınarak 1/9 oranında takdiri indirim yapılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanıkların her birine ayrı ayrı haklarının hatırlatıldığı zapta geçirilmek yerine hak hatırlatmasının tek seferde yapılması ve Adli Emanete alınan eşyalar hakkında karar verilmemesi şeklindeki eleştiri konuları dışında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, dosya kapsamına göre yapılan incelemede;

Her iki sanık yönünden de,

Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY’nin cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütü niteliğinde olduğu, söz konusu kararda; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan

bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF’ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş’de (Bank …) gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği,

Etkin pişmanlık hükümleri kapsamında sundukları beyanları hükme esas alınan dosya sanığı . K.’nın, tanıklar . K.’nın, . Y.’nin ve . B.’nin sanıklar ile aralarında husumet iddiasının bulunmaması, dosya sanığı . K.’nın kovuşturma aşamasında sanıkların da hazır bulunduğu celsede müdafi huzurunda alınan beyanlarında soruşturma aşamasındaki beyanlarını tekrar etmiş olması göz önüne alındığında, diğer tanıkların kollukta yahut savcılıkta müdafi huzurunda şüpheli sıfatıyla usulüne uygun şekilde alınan beyanlarının hükme esas alınması yönünden usule ve kanuna aykırılık bulunmadığı belirlenmekle,

Bu bilgiler ışığında;

A. Sanık … A. Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden

1. Sanık … hakkında ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı getirtilmeden hüküm kurulması, ayrıca Bank … nezdindeki örgüt liderinin çağrısından önce ve Bank …’nın TMSF’ye devrinden sonra da devam eden, bakiye artırmak ve bankaya destek olma amacı güttüğü tespit edilemeyen rutin bankacılık faaliyetlerinin yahut çocuğunun örgüte müzahir okulda eğitim görmesinin müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet yahut delil olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi, tüm dosya kapsamı gözetilerek diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu anlaşılmakla sonuca etkili bulunmamıştır.

2. Örgüt üyesi olan sanığın, deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde örgütün hiyerarşik yapısı içinde yer aldığını gösterir nitelikteki diğer örgüt mensuplarıyla iletişimde bulunmasına ilişkin HTS kayıtlarının, SGK kayıtlarının ve sendika üyeliğinin, diğer delillerle birlikte hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamıştır.

3. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgüt içinde gardiyan ve zabıt katiplerinin sohbet hocalığı görevini yürüten ve daha sonra bu görevi dosya sanığı . K.’ya devreden, örgütün yargı yapılanması içinde Kurumlara örgüt adına personel yerleştirilmesi konusunda faaliyet gösteren ve tanık . K.’yı da bu kapsamda sohbetlere davet eden, örgütle iltisaklı eğitim kurumlarında çalışma kaydı bulunan ve … üye olan sanığın, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemler yürüterek örgütle organik bağ kurmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesindeki ölçütler

doğrultusunda tayin edilen temel cezada ve 62 nci maddesi kapsamında takdiri indirimin 1/9 oranında uygulanmasına dair gerekçede isabetsizlik bulunmamaktadır.

4. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık … hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.

B. Sanık … Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden

1. ByLock sorgu tutanakları, CGNAT kayıtları ve sanığın kişisel bilgileri, kod adı ve örgütsel faaliyetleriyle uyumlu içerikteki … ID numarasına ait ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre, sanığın adına kayıtlı ve kendisinin kullandığını kabul ettiği (…) (…) (73) (13) numaralı GSM hattı üzerinden … ID numaralı ByLock kullanıcısı olduğu ve söz konusu uygulamayı gizliliğe riayet ederek örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı,

2. Sanığın örgüt liderinin talimat vermesinden sonra, önceki bankacılık işlemleri ile benzerlik göstermeyen şekilde 06.01.2014 ve 08.09.2014 tarihlerinde iki adet katılım hesabı açmak ve Bilirkişi Raporuna göre 120,94 gr altın ve 1000,23 USD tasarrufunu Bank …’da tutmak suretiyle örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eder nitelikte eylemlerde bulunduğu sabittir.

3. Örgüt üyesi olan sanığın, deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde örgütün hiyerarşik yapısı içinde yer aldığını gösterir nitelikteki SGK kayıtlarının ve sosyal medya paylaşımlarının, diğer delillerle birlikte hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamıştır.

4. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, tanık beyanları itibarıyla Aziz kod adını kullanan, Aydın ilinde adliye grup abiliği yapan ve ilçe adliyelerinin sorumluluğunu üstlenen, esnaflardan sorumlu bazı öğrenci evlerinin ihtiyaçlarını esnaflar aracılığıyla karşılayan, ByLock verileri ve tanık beyanları itibarıyla gizliliğe riayet ederek örgütsel haberleşme amacıyla ByLock kullanıp bu uygulama üzerinden haberleşen, örgüt liderinin örgüte müzahir Bank …’ya destek olunmasına yönelik talimatına uygun şekilde bankacılık işlemleri yapan, örgüte müzahir kurumlarda çalışan ve örgüt lehine sosyal medya paylaşımları yapan sanığın, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemler yürüterek örgütle organik bağ kurmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesindeki ölçütler doğrultusunda tayin edilen temel cezada ve 62 nci maddesi kapsamında takdiri indirimin 1/9 oranında uygulanmasına dair gerekçede bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

5. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin,

tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla, sanık … müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Sanık … müdafiinin 23.12.2022 tarihli ve sanık …’a ait 05.12.2022 tarihli dilekçeleri itibarıyla, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmesi ve dilekçe içeriğinde de kendisinin örgütsel faaliyetlerine ve yargılama aşamasında bildirmediği birtakım örgüt mensuplarına ilişkin bilgiler vermesi karşısında, hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, daha sonra vermiş olduğu bilgilerin, sanığın örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun doğruluk ve faydalılık durumunun ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) başlığında açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.10.2018 tarihli ve 2018/1312 Esas, 2018/2174 sayılı kararında sanık … ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) başlığında açıklanan nedenle sanık … müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.10.2018 tarihli ve 2018/1312 Esas, 2018/2174 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2023 tarihinde karar verildi.