Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/15810 E. 2023/286 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15810
KARAR NO : 2023/286
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/4273 – 2019/545
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2018 tarihli ve 2018/66 Esas, 2018/580 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 221/4-2 ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.03.2019 tarihli ve 2018/4273 Esas, 2019/545 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.10.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiği, Bank … hesap hareketlerinin talimat doğrultusunda gerçekleşmediği, ByLock görüşmelerinin ögütsel nitelikte olmadığı, HTS kayıtlarının aleyhine delil olarak kullanılamayacağı, örgüte ait eğitim kurumunda öğretmenlik yapması ve sendika üyeliğinin delil olarak kabul edilemeyeceği, suçun unsurlarının teşdit sebebi yapılamayacağı, etkin pişmanlık indiriminin üst hadden yapılması gerektiği ve sanığın müdafi bulundurulmadan yargılandığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı kurumlarda örgütsel tayin yöntemiyle görevlendirildiği, örgütle iltisaklı olması nedeniyle 667 sayılı KHK ile kapatılan … Eğitim İş Sendikasına üye olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne has gizlilik unsuru içeren, örgüt üyelerinin mobil cihazlarına şifreli olarak özel yöntemlerle kurulan ve örgüt üyeleri tarafından gizli haberleşme aracı olarak kullanılan bylock programını telefonuna yüklediği ve kullandığı, örgüt liderinin Bank …’nın işlem hacmini yükseltmek, mali yönden desteklemek ve rasyonel durumunu korumak amacı ile verdiği talimatlar doğrultusunda işlemler gerçekleştirdiği, örgütsel sohbet toplantılarına katıldığı anlaşılmakla sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK’nın 314/2 maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır. Sanığın etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerine dosya genelindeki deliller ile örtüşmesi nedeniyle itibar edilmiş, sanığın FETÖ/PDY Terör Örgütü yapılanmasında yer alıp hakkında işlem yapılan şahısların örgüt içindeki konum, faaliyet ve bağlantılarının tespitine yardımcı olduğu, hakkındaki delillere nazaran alınan beyanlarının soruşturma ve kovuşturma açısından etkili ve faydalı bilgiler olduğu kanaatine varılmış ve sanığın pişmanlık duyduğu mahkememizce gözlemlenmiş olmakla sanığın etkin pişmanlıkta bulunduğu kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan, yargılandığı süre boyunca müdafi bulunmayan ve CMK’nın 156. maddesi uyarınca da re’sen müdafi görevlendirilmeyen sanığa, Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK’nın 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasına netice verecek biçimde müdafii hazır bulundurulmaksızın mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK’nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesinin hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmüştür. Bozma sebebine göre sanık müdafiinin diğer temyiz sebeplerinin incelenmesine gerek görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.03.2019 tarihli ve 2018/4273 Esas, 2019/545 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.