Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/9257 E. 2009/10999 K. 19.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9257
KARAR NO : 2009/10999
KARAR TARİHİ : 19.11.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacılar vekili, davalı banka aleyhine müvekkillerinin murislerinin hesabında bulunan 1.110.136.986.302 TL’nin işlemiş temerrüt faizi olan 211.172.724.505.TL ile birlikte tahsili için yapılan icra takibine davalının kısmi itirazda bulunduğunu ileri sürerek davalının temerrüt faizine yönelik itirazının iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili şube personeli …’nun usulsüz işlemler yaparak zimmetine para geçirdiğini, bu nedenle soruşturma yapıldığını, ifanın gecikmesinde Hafize Sunal’ın ağır kusurunun bulunduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2006/1201 Esas, 2006/9003 Karar sayılı ve 29.09.2006 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Dairemizin iş bu bozma kararında özetle; “Somut olayın özelliğine göre davalı banka temerrüt faizi ile sorumlu tutulamaz ise de, davacılara ait mevduattaki para 04.11.2002-21.02.2003 tarihleri arasında bankada kaldığından davacılara hiç faiz ödenmemesinin davalının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağı gözetilerek bankanın anılan tarihler arasındaki mevduat faizinden sorumlu tutulması gerekirken yazılı gerekçelerle davanın tümden reddinin doğru olmadığı” belirtilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyularak yapılan açık yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 182.336.-TL.miktarındaki işlemiş direnim faizine yönelik itirazın iptali ile takibin devamına, bu miktara takipten itibaren ayrıca faiz yürütülmemesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, % 40 icra inkar tazminatına, davalının yargılama harç ve giderleriyle sorumluluğuna hükmedilmiş, hüküm taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda davalı banka vekilinin temyiz itirazları reddedilerek davacılar yararına ikinci kez bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Dairemizin 05.05.2008 tarih, 2008/2104 Esas, 2008/4828 Karar sayılı ikinci bozma kararında özetle; “Bankadaki mevduata uygulanan faizin temerrüt faizi olmadığı gözetilmeden hükmedilen miktara takipten sonra faiz yürütülmemesinin doğru olmadığı” belirtilmiştir.
Mahkemece Dairemizin ikinci bozma kararına da uyularak yapılan yargılama sonucunda 182.336.-TL.miktarındaki işlemiş faize ilişkin icra takibine yönelik itirazın iptaliyle, bu miktara takipten itibaren % 64 ve değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı banka vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı Ziraat Bankası A.Ş’nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun geçici 13.maddesi yollamasıyla aynı yasanın 140.maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu gözetilmeksizin harçla sorumlu tutulması doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte yazılı nedenlerle hüküm fıkrasının 6.bendinin a) paragrafının hükümden çıkarılarak yerine “ davalı banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafça yatırılan peşin harcın talep halinde iadesine” sözcük dizisinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA 19.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.