Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/10889 E. 2008/5764 K. 27.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10889
KARAR NO : 2008/5764
KARAR TARİHİ : 27.05.2008

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında yapılan Üye İşyeri Sözleşmesi gereğince davalıya … cihazı verildiğini, davalının işyerinde yapılan usulsüz ve sahte işlemlerden dolayı oluşan alacağın tahsili için yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yaptığı işlemlerin usulüne uygun olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davaya konu işlemler sırasında slip bölmesi yapan davalının kusurlu olduğu gerekçesiyle icra takibinin toplam 3.928.97.-YTL. üzerinden asıl alacak 3.858.09.-YTL.ye takip tarihinden % 30 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanarak devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-21.07.2004 tarih 25529 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2006 tarihinden itibaren 1.170.00.-YTL.ye çıkmıştır. Davacı dava dilekçesinde 4.122.43.-YTL.ye itirazın iptalini istemiş, mahkemece 3.858.09.-YTL.ye hükmedilmiştir. Davacının talebinin reddedilen kısmı, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığından, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle yeterli inceleme ve hesaplamayı içeren uzman bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK.nun 432/4. maddesi gereğince reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, 27.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.