YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4112
KARAR NO : 2009/10870
KARAR TARİHİ : 18.11.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, taraflar arasında akaryakıt satımı ile ilgili ticari ilişki bulunduğunu, davalının 20.000 TL ve 15.000 TL bedelli 2 çeki bankaya ibraz ettiğini, bu çeklerden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, 50 adet toplam 22.912.000.000 TL bedelli çeklerin vade farkı da gözetilerek dava konusu çeklerin verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillerle göre davacının dava konusu çeklerin teminat olarak verildiğini iddia ettiği, çek bir ödeme vasıtası olup, teminat olarak verildiğinin HUMK’nun 290.maddesi uyarınca kanıtlanabileceği, davacının yazılı delil sunmadığı, yemin teklif etmeyeceğini beyan ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı şirketin ticari defterlerindeki kayıtlardan 32.915.782.292 TL cari hesaptan,ayrıca 5 adet çeke yönelik ödemelerden sonra 950.457.228 TL olmak üzere toplam 33.866.239.520 TL borçlu olduğu bilirkişinin 16.03.2007 tarihli asıl raporunda tespit edilmiştir. Davacının borçlu olduğu bu miktardan davacının havaleler yoluyla yaptığı ödeme mahsup edildikten sonra halen bakiye borçla dava konusu çeklerin bedeli karşılaştırılarak davacının bu çeklerden dolayı borçlu olmadığı miktar gözetilerek bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden davacının iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 625.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.