Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/9881 E. 2009/12952 K. 29.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9881
KARAR NO : 2009/12952
KARAR TARİHİ : 29.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı, dava dilekçesinde kızı ….’ın 1994 olan doğum yılının 1989 olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde 1989 yılında dünyaya gelen kızı …’ın her nasılsa nüfus kütüğüne 1994 doğumlu olarak yazıldığını ileri sürerek bu yanlışlığın düzeltilmesini istemiş, mahkemece davacının yokluğunda yargılamaya devam edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davacının; 21.05.2009 günlü duruşmaya katılamayacağını belirten mazeret dilekçesi verdiği, yokluğunda duruşma yapılarak yargılamanın 25.06.2009 gününe bırakıldığı, Mazeret dilekçesi ile duruşma gününün tebliği için masraf verildiğini gösterir belgenin bulunmadığı, davacının 25.06.2009 günlü oturuma gelmediği ve kendisini bir vekil ile de temsil ettirmediği, nüfus idaresi temsilcisinin “davanın işlemden kaldırılmaksızın davanın reddini talep ediyoruz” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Nüfus Hizmetleri Yasasının 36. maddesinin (1/a) bendi hükmü uyarınca, nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları düzeltmeyi isteyen kişiler ile Cumhuriyet Savcısı ve Nüfus Müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülüp karara bağlanır. Buna göre nüfus müdürü (veya görevlendireceği memur) yasal hasım olup bu nitelikteki davaya kayıt düzeltmesini isteyen kişi gelmedikçe nüfus idaresi temsilcisinin davayı takip edeceğini bildirmesi ile davacının yokluğunda davaya bakılıp işin esası hakkında hüküm kurulamaz.
Yukarıda açıklandığı üzere davacının oturum gününü bilmesi gerektiği halde, duruşmaya gelmediği gibi kendisini bir vekil ile de temsil ettirmediğinden HUMK.nun 409. maddesi hükmünce dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi ve üç ay içinde davanın yenilenmemesi durumunda da açılmamış sayılmasına hükmedilmesi gerekirken, yasal hasım konumunda olan nüfus idaresi temsilcisinin beyanına itibar edilerek kanıtlar toplanmadan davacının davasının esas yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.