Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/9266 E. 2023/1739 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9266
KARAR NO : 2023/1739
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 22.05.2015
SAYISI : 2013/685 Esas, 2015/541 Karar
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2015 tarihli ve 2013/685 Esas, 2015/541 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi kararın usul ve esas açısından hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında aslında öğrenim görmediği halde Atatürk Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinde lisans eğitimi aldığına dair sahte diploma düzenleyip Adana 14. Noterliğinde onaylatarak Türkiye Mimarlar ve Mühendisler Odası Birliğine kayıt olduğu iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Türkiye Mimarlar ve Mühendisler Odası Birliğinin sanığın diplomasından şüphe duyulması üzerine Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesine yazdığı 08.11.2012 tarihli yazıya Atatürk Üniversitesi tarafından verilen 09.11.2012 tarihli cevabi yazıda; … adına düzenlenmiş olan ve Üniversitelerinin adını taşıyan diplomanın sahte olduğu, üzerindeki imzaların kendilerine ait olmadığı belirtilmiştir.
3. Adana 14. Noterliği çalışanı …’ın soruşturma aşamasında alınan beyanında; söz konusu lisans diplomasının onay işleminin Noterlikleri tarafından yapıldığını, belge aslı görülmeden onay işleminin yapılmasının mümkün olmadığını belirtmiştir.
4. Sanık savunmasında; babasının üniversite okumasını arzulaması nedeni ile açık kimlik ve adresini bilmediği Ahmet isimli bir arkadaşının kendisine Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde okuduğuna dair lisans diploması hazırlayarak evine getirdikten sonra kendisininde Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine kayıt olduğunu beyan etmiştir.
5. Suça konu belge aslı üzerinde mahkemece yapılan incelemede; belge üzerinde Adana 14. Noterliği tarafından 09.09.2011 tarihli “Aslı Gibidir” kaşesinin ve mührünün bulunduğu, bu haliyle evrakın sahte olduğuna delalet edecek üzerinde bir kazıntı, çizik veya karalamanın olmadığı belirtilmiştir.

6. Mahkemece, her ne kadar suça konu belgenin aslı ele geçirilememiş ise de, bahsi geçen belgenin noter tarafından usulünce onaylanıp kullanılmış olması karşısında sanığın üzerine atılı suçu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşılmış olup belgenin noter onaylı olması nedeniyle sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

III. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Sanığın, suça konu lisans diplomasını düzenlettirip Adana 14. Noterliğinde onay işlemi yaptırarak Türkiye Mühendisler ve Mimarlar Odası Birliğine vermekten ibaret eylemlerinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu, noter onay işleminin sahte olmaması ve suça konu belgenin 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 82 ve devamı maddeleri uyarınca düzenleme şeklindeki belgelerden olmaması nedeniyle, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde bulunmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin olunan cezanın, anılan maddenin üçüncü fıkrası ile artırılması suretiyle fazla ceza tayini,
2. Suç tarihinin, suça konu belgenin Türkiye Mühendisler ve Mimarlar Odası Birliğine verildiği tarih olan 09.09.2011 olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında 15.04.2011 şeklinde yanlış yazılması nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2015 tarihli ve 2013/685 Esas, 2015/541 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.