Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/459 E. 2023/1812 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/459
KARAR NO : 2023/1812
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/265 E., 2015/162 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2014/265 Esas, 2015/162 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 nci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine ve iki yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii temyiz istemi; özel belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı, sahte olduğu iddia edilen belgenin müvekkili tarafından hazırlanmadığı, belgenin doğruluğunun belediye tarafından araştırıldığı, yerel mahkeme tarafından sahteliği iddia edilen evrakta imza incelemesi dahi yaptırılmadığı, yerel mahkeme tarafından oluşturulan gerekçenin ceza vermeye yeterli olmadığı, alt sınırdan uzaklaşılarak verilen cezanın gerekçesi ve takdiri indirim uygulamama nedenleri de açıklanmadığından hukuka aykırı kararın bozulmasından ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın şirketi adına Şişli Belediyesinin 05.10.2012 – 18.03.2013 tarihleri arasında yaptıkları akaryakıt alımı ihalesine katılmak için ihale teklif dosyası sunduğu, teklif dosyası içerisinde şirkete ait 05.10.2012 tarihli bilanço bilgileri tablosu başlıklı belgenin de ibraz edildiği, teklif dosyası içerisindeki belge ve bilgilerin ihaleye çıkan kurum tarafından incelenmesi neticesinde şirket bilanço bilgilerinin bağlı olduğu vergi dairesinden talep edildiği, ilgili vergi dairesinden gelen bilanço tablosu ile ihale teklif dosyasında ibraz edilen bilanço bilgilerinin birbirini tutmadığı, katılan mali müşavirlik şirketinin söz konusu bu belgenin kendileri tarafından düzenlenmediği, belgedeki imza ve kaşelerin kendilerine ait olmadığı yönündeki şikayeti üzerine sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık, aşamalarda alınan savunmalarında suçlamaları inkar ederek, Şişli Belediyesi tarafından açılan akaryakıt ihalesine teklif dosyası verdiğini, teklif dosyasının içerisinde ibraz edilen ve sonradan sahteliği tespit edilen şirkete ait bilançoyu gösteren bilanço bilgileri tablosunu o tarihte şirketin muhasebe ve mali müşavirliğini üstlenen ve müştekilerin yetkilisi olduğu şirketten aldığını, ihaleye ibraz ettikleri dosya içerisinde belge ve bilgilerin ihaleye çıkan kurum tarafından incelenmesi neticesinde şirket bilanço bilgilerinin bağlı olduğu vergi dairesinin talep edildiğini, ilgili vergi dairesinden gelen bilanço tablosu ile ihale teklif dosyasında ibraz edilen bilanço bilgilerinin birbirini tutmadığının ihale komisyonu tarafından tespit edildiğini, bu nedenle ihalede en iyi teklifi vermiş olmalarına rağmen ihalenin kendilerine verilmediğini, ayrıca şirket hakkında 1 yıl kamu ihalelerinden men cezası uygulandığını, bu sahte belgeden dolayı kendisinin mağdur olduğunu, bundan dolayı sahte belgeyi düzenlemediğini ve kullanmadığını belirterek atılı suçu işlemediği savunmasında bulunmuştur.
3. Katılan şirket yetkilileri soruşturma aşamasında alınan beyanında; yetkilisi oldukları şirket ile Pak Petrol İnş. İth. İhrc. Ltd. Şti arasında hizmet sözleşmesi bulunduğunu ve bu kapsamda bu şirkete mali müşavirlik hizmeti verdiklerini, sanığın yetkilisi olduğu şirketin Şişli Belediyesi tarafından açılan akaryakıt ihalesine teklif verdiğini, teklif dosyası içerisinde şirkete ait 05.10.2012 tarihli bilanço bilgileri tablosu başlıklı belgenin de ibraz edildiğini, söz konusu bu belgede yetkilisi oldukları şirketin kaşesi ve imzasının bulunduğunu ancak söz konusu bu belgenin kendileri tarafından düzenlenmediğini, belgedeki imza ve kaşelerin kendilerine ait olmadığını,söz konusu belgenin ilgili vergi dairesi tarafından alınan şifre ile sisteme girip sistemden var olan kayıtlı bu belgenin düzenlenerek bilgisayardan çıktısı alınan belgelerden olduğunu, böyle olmasına rağmen bu belgenin sahte olarak düzenlenip kullanıldığını belirtip şikayetçi olmuşlardır.
4. Mahkemece, sanığın üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğundan sanığın mahkumiyetine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın ve katılanların suça konu bilanço üzerindeki kaşe ve imzanın kendisine ait olmadığını belirtmesi karşısında; suça konu belgelerdeki yazı ve imzaların sanığa veya katılanlara ait olup olmadığı konusunda uzman bilirkişi veya kriminalden rapor alınması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de;
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 27.Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2014/265 Esas, 2015/162 Karar sayılı sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.