Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/9616 E. 2008/4690 K. 01.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9616
KARAR NO : 2008/4690
KARAR TARİHİ : 01.05.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında … Bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının müvekkili şirketle bayiliği devam ederken sözleşmeye aykırı biçimde başka bir dağıtım firmasının tüplerinin satılmasına aracılık yaptığını, durumun tesbit ettirildiğini iddia ederek sözleşmenin feshine, 5.000.00 YTL kâr mahrumiyeti, 15.000 USD cezai şart ve 5.000.00 YTL manevi tazminatın reeskont faizi ile birlikte tahsiline, davalının bayilik yaparken kullanmış olduğu ve müvekkili şirket abonelerince maruf hale gelmiş olan telefonların müvekkili şirket adına devrine başka firma ile yaptığı bayilik sözleşmesinin iptaline, bu firmaya ait ürünlerin davalı işyerinden toplanmasına ve satışının durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkili şirketin bayilik sözleşmesinin 28.12.2004 tarihinde haklı olarak feshedildiğini, davacının tip sözleşmelerde tamamen lehe olan hükümleri ve ekonomik gücünü de kullanarak haklı hiçbir neden olmaksızın tek taraflı olarak müvekkili aleyhine düzenlemeler müvekkilinin başka bir LPG dağıtım firmasının bayiliğini almadığını, davacının taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili, 28.12.2005 tarihli ıslah dilekçesiyle kâr mahrumiyeti talebini 5.000.00 YTL ‘den 70.000.00 YTL artırarak 75.000.00 YTL’ye çıkarmıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre davalının sözleşmeyi haksız feshettiğinden cezai şarttan sorumlu tutulması gerektiği, kâr mahrumiyetinin cezai şart miktarının altında kaldığı, BK.nun 159.maddesinde de cezai şarttan fazla zarara uğrayan alacaklıların bu zararı talep edebileceğinin belirtildiği, davacının talep edebileceği kâr mahrumiyetine ilişkin bir zararının bulunmadığı, ayrıca davacı yanın fesihten hemen sonra aynı bölgede başka kişilere bayilikler verdiği, üstelik davacı yanın bu yeni bayilikler nedeniyle kârında bir azalma olduğunu ileri sürmediği ve kanıtlayamadığı, davacının azalan bir kârının söz konusu olmadığı, tüp satışında azalma olmadığına göre sadece sözleşmenin bir hükmüne dayanarak kâr mahrumiyeti talebinde bulunmasının hukuka uygun olmadığı, sözleşme zaten feshedilmiş olduğundan feshe ilişkin talebin reddine ancak fesholunduğunun tesbitine ve telefonların devri ile başkası ile sözleşme yapılmadığından ve iptal edilecek sözleşme bulunmadığından bu talebin ve manevi tazminatı gerektirecek bir husus bulunmadığı gibi davacı tarafından itibar kaybı olduğunun ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Bayilik sözleşmesinin 21.maddesinde hem cezai şart,hem de kâr mahrumiyeti istenebileceği belirtilmiştir. Buna göre mahkemece davacının kâr mahrumiyeti talebi yönünden de inceleme yapılıp, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

3-Davacı dava dilekçesinde YTL üzerinden cezai şart talebinde bulunmuştur. Buna rağmen mahkemece döviz cinsinden cezai şarta hükmedilmiştir. Bu durum HUMK.nun 74.maddesine aykırılık oluşturduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.05 .2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.