Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/7509 E. 2023/671 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7509
KARAR NO : 2023/671
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun eleştirilerek esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2020/456 Esas, 2021/82 Karar sayılı kararı

ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 tarihli ve 2021/684 Esas, 2021/330 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Ceza şahsileştirilirken hukuka aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna,
4. Yeterli delil bulunmadığına,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Her ne kadar sanık söz konusu uyuşturucu maddeleri kullanmak için satın aldığını beyan etmiş ise de; uyuşturucu maddelerin birden fazla çeşit olması (esrar, metamfetamin, sentetik kannabinoid), uyuşturucu maddelerin bulunduğu yer ve bulunma şekli, tanık Ahmet’in beyanı dikkate alındığında sanığın beyanlarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilmekle, sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükme yönelik suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri ile ele geçirilen sentetik kannabinoid içeren kağıt parçalarının günlük kullanım miktarının belirlenerek 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinindeki ölçütler ve aynı Kanun’un üçüncü maddesindeki orantılılık ilkesine göre temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerekip gerekmeyeceğinin tartışmasız bırakılması sanığın aleyhine istinaf başvurusu bulunmadığından davanın yeniden görülme nedeni sayılmayarak yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına, delillerin tayin ve takdirine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı yerine, “ödenmeyen para cezasının hapse çevrilerek 5275 sayılı Yasanın 106/3. maddesi uyarınca infaz edileceğinin” ihtarına karar verilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 tarihli ve 2021/684 Esas, 2021/330 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Hüküm fıkrasında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bölümdeki ” ödenmeyen para cezasının hapse çevrilerek 5275 sayılı yasanın 106/3. maddesi uyarınca infaz edileceğinin” ibaresinin çıkartılması ve yerine ” ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” ibaresinin eklenilmesi,

Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.