Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/7713 E. 2023/703 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7713
KARAR NO : 2023/703
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2015 tarihli ve 2015/307 numaralı iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında şikâyetçiye ait olan büfeden toplam 70,00 TL değerindeki votka, vişne suyu ve bir paket sigarayı çaldığından bahisle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143, 31/3, 53 ve 63. maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/374 Esas, 2016/248 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin reddiyle hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısı 07.06.2016 tarihli temyiz dilekçesinde özetle, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediği sabit olduğundan hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihi olan 17.10.2015’te gece vakti saat 21.50 sıralarında suça sürüklenen çocuğun şikâyetçinin işletmekte olduğu büfeye geldiğini, kendisinden toplam 70,00 TL tutarında votka, sigara ve meyve suyu istemesi üzerine malzemeleri poşete koyarak tezgahın üzerine koyduğunu, daha sonra suça sürüklenen çocuğun su istediğini, kendisinin de su vermek için dolaba yöneldiği sırada suça sürüklenen çocuğun tezgahın üzerindeki poşetlerle birlikte kaçtığını beyan etmesine karşın, kovuşturma aşamasında ise suça sürüklenen çocuğun kendisinden önce gelen müşteri için hazırlamış olduğu votka, vişne suyu ve … marka sigarayı alarak kaçtığını beyan ettiği, suça sürüklenen çocuğun olaydan iki saat sonra … marka sigara ile yakalandığı; ancak suça sürüklenen çocuğun şikâyetçinin büfesinden çalınan sigara paketi ile aynı marka sigara ile yakalanmasının tek başına suçu ispata yetmeyeceği, ayrıca şikâyetçinin soruşturma ve kovuşturma aşamalarında birbiri ile çelişen beyanlarda bulunduğu, şikâyetçinin iş yerinde kamera bulunmaması ve tanık beyanları da nazara alındığında suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak ve kesin delil elde edilemedeğinden beraatine karar verildiği belirlenmiştir. Mahkemece şikâyetçinin soruşturma ve kovuşturma aşamalarında çelişkili beyanda bulunması, suça sürüklenen çocuğun olaydan iki saat sonra üzerinde bir paket … marka sigara ile yakalanmasının doğrudan suçu işlediğine delil teşkil etmeyeceği, ayrıca şikâyetçinin iş yerinde kamera ve olayı gören tanık olmaması sebepleriyle sanığın hırsızlık suçundan beraatine karar verildiği tespit edilmiştir.
2. 17.10.2015 tarihli yakalama tutanakları dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Somut olayda şikâyetçiye ait büfeden suça konu eşyaların suça sürüklenen çocuk tarafından alındığı hususunda şüphe bulunmamaktadır. Hırsızlık suçunun zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malın kendisi veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alınması şeklinde düzenlenmiş olması sebebiyle suça konu eşyaların suça sürüklenen çocuk ya da başkası için mi hazırlanan eşyalar olduğu da sonucu etkilemeyecektir. Tespiti gereken husus, zilyedin rızasının bulunup bulunmadığıdır. Şikâyetçi istikrarlı bir şekilde suça konu eşyaların ücretinin ödenmeden alınıp, gidildiğini ifade etmektedir. Suça sürüklenen çocuk ise kolluk beyanında ücretini ödediğini savunmasına karşın, mahkemedeki savunmasında bu hususu hatırlamadığını ifade etmektedir. Şikâyetçi ile suça sürüklenen çocuğun aralarında geçmişte olan ve halen devam eden husumet olduğuna dair bir savunma da yoktur. Nitekim birbirlerini tanımamaktadırlar. Açıklanan sebeplerle Tebliğname görüşüne iştirak olunmamış ve suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçtan mahkûmiyet yerine beraat kararı verildiğinden hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/374 Esas, 2016/248 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2023 tarihinde karar verildi.