YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8103
KARAR NO : 2008/3871
KARAR TARİHİ : 14.04.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, davalı şirkete davacı şirketçe satılan işitme cihazları bedelinden bakiye kalan alacak için girişilen takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacıdan satın alınan mal bedellerinin ödendiğini, ayrıca bazı cihazların davacının elemanı tarafından işyerinden alındığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizce bozulan karara uyularak yapılan yargılama sonunda davacının davalıdan alacağı kalmadığı gerekçesiyle sabit olmayan davanın reddine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dairemiz bozma kararına uyulduğu halde, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Herşeyden önce alınan bilirkişi raporu yeterli incelemeyi içermediği gibi, Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Öte yandan taraf şirketlerin temsilcileri olduğu bildirilen kişiler arasındaki banka havalelerinde yer alan ödemelerin davacı şirket namına yapılan ödemeler olduğuna dair bilgi ve belgeye dosyada rastlanılamamıştır. Havaleler üzerinde bu ödemelerle ilgili açıklamalar bulunmamaktadır. Davacı taraf, belirtilen havalelerin dava konusu alacakla ilgili olmadığını, şahsa yapılan ödemelerin davacı şirketi bağlamayacağını, davacı defterlerine kaydedilmiş olan havalelerin ise, önceki alacaklarla ilgili olup, dava konusu alacağa yönelik olmadığını bildirmiştir. Bu durumda mahkemece deftere kaydedilmiş olan havaleler yönünden, bunların başka alacağa ilişkin olduğu yönündeki iddiayı davacının kanıtlaması gerektiği, diğerleri yönünden ise, ispat külfetinin davalıda bulunduğu, mevcut delillerin iddia ve savunmayı kanıtlamaya elverişli bulunmadığı yönleri üzerinde durulup bu hususlarda yeterli araştırma ve inceleme yapılarak, taraf defterleri üzerinde de yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.