Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/4856 E. 2023/1110 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4856
KARAR NO : 2023/1110
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2015 tarihli ve 2015/665 Esas, 2015/1423 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.09.2020 tarihli ve 2016/98400 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
1.Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
2. Bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığına
3. Diğer temyiz sebeplerine,
ilişkindir.

B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebebi
1. Eksik ceza tayin edildiğine,
2. Takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna,
3. Diğer temyiz sebeplerine,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. … 6. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde; “… Suç tarihinde Saat 09:10 sıralarında Sanık …’ın kullandığı, . plaka sayılı aracın . Caddesi .Hastanesi önünde … hastanesi kavşagına doğru seyir halinde iken istikametine göre sağ taraftan kaplama girerek yaya geçidini kullanıp karşıdan karşıya geçmekte olan müteveffa …’ın aracın sağ ön ve sağ ön … kısımları ile çarpması sonucu ölümlü olay meydana geldiği, olay mahalinde yolun 7 m. genişliğinde tek yönlü – bölünmüş – iki şeritli, zemin alsfat- kuru vaktin gündüz alan açık meskun mahal olduğu, şüpheliye ait aracın ölene çarpması sonrası 48 m ileride durduğu, fren izinin bulunmadığı, yayanın çarpma sonrası yaklaşık 25 m ileriye savrulduğu, ölenin geçişini yaya geçidinden yaptığı, çarpma noktasının yaya geçidinin üzerinde bulunduğu, 55 metre mesafede yaya geçidi bulunduğuna dair uyarı levhasının bulunduğu, kamera görüntülerinin incelenmesinde ölenin elinde herhangi bir cisim olmadığı, görüşüne engelleyici kıyafetinin bulunmadığının tespit edildiği, Adli Tıp Kurumunun 23/02/2015 tarih ve 7444/325 sayılı raporuyla ölenin genel beden travmasına bağlı kafa ve stermum kemik kırıklarıyla birlikte beyin kanaması beyin doku harabiyeti iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama pnömotoraks sonucu meydana geldiği, tespit edildiği, Adli Tıp Kurumunun 05.03.2015 tarih ve 12979/1911 sayılı raporuyla Sanık sürücü Yusuf Nacar’ın idaresindeki kamyonet ile meskun mahaldeki yolda seyir halindeyken seyrini meskun mahal şartlarına göre ayarlaması, yaya geçidi olan olay mahalline yaklaşırken hızını azaltması ve seyirini daha kontrollü bir şekilde, gerektiğinde durabilecek şekilde sürdürmesi gerekirken mevcut hızıyla yaya geçidine geldiğinde seyir istikametine göre sağ taraftan kaplamaya girmek suretiyle yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli derecede kusurlu olduğunun, müteveffa …’ın olay mahali yaya geçidinde karşıdan karşıya geçişi öncesi kendi can güvenliği açısından yol üzerinde gerekli – yeterli kontrolleri yapması gerektiği hususlarına riayet etmediği, kontrollü şekilde karşıdan geçişini yapması gerekirken yaklaşmakta olan aracın hız ve mesafesine de dikkate almadan geçişi sırasında şüpheli sürücü idaresindeki aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile tali derecede kusurlu olduğunun tespit edildiği, Mahkemizce yapılan keşif sonucunda kazanın meydana geldiği yerin hastane yakınında, otobüs durağı ve işaretlerinin, yaya geçidi ve işaretlerinin olduğu yerde olduğu gözlemlenmiştir. Sanık keşifte sola baktığını mütevvefayı görmediğini beyan etmiştir.yine tutulan tutanaklarda fren izine rastlanmadığının belirtilmesi sanığın şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince müteveffayı görmediğini göstermektedir, dosyada cd incelemelerinde ve arabada meydana gelen hasarda göz önüne alınarak sanığın şehir içi hız limitlerinin üzerinde olduğu gözükmektedir. Yine keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda da sanığın asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar burada mütevveffaya tali kusur verilmemiş ise de esasa ilişkin bir çelişki olmadığından sanığın kusurunun keşifle birlikte mahkeme hakimi gözlemiyle de saptandığından yeniden bir bilirkişi raporu aldırılmamıştır. Kaldi ki müteveffanın tali kusurlu olmasının sanığın bilinçli taksir durumunu etkilemeyeceği müstekar kazanmış Yargıtay Kararlarında da belirtilmektedir. Sanığın yaya geçidinde uyarı ve levhaların olduğu, hastane ve otobüs duraklarının bulunduğu şehir içi hız limitinin üzerinde olacak şekilde ve önüne bakmadan araba kullanarak meydana gelen sonucun olabileceğini ortalama zekalı ehliyet sahibi birisi tarafından öngörerebilecek durumda olmasına rağmen sonucu istemeyerek bilinçli taksirle hareket etmiştir. (yine keşif sonucu mahkeme gözlemi olarak takriben 50 metre-Orion kavşağı- öncesinde trafik işıkları ve döner kavşak bulunmaktadır) …Tüm bu açıklanan sebeplerle sanığın üzerine atılı Taksirle Ölüme Neden Olma suçunu işlediği sanık savunması, tanık beyanları, otopsi raporu, ATK raporu, dosyada mevcut cd görüntüler, tutanaklar, resimler ve tüm dosya kapsamından anlaşılarak sanığın cezalandırılmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Sanığın asli kusurlu olması sebebiyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle sanığın bilinçli taksir ile hareket ettiği kanaatiyle temel cezadan 22/3. maddesi gereğince artırım yapılmıştır. Sanığın olaydan dolayı pişmanlığı ve üzüntüsü mahkemece gözlemlendiğinden sanık hakkında TCK’nın 62. maddesi gereğince indirim yapılmıştır. Sanığın eyleminin bilinçli taksirle işlediği anlaşıldığından yasal olarak mümkün olmadığından TCK’nın 50/a maddesinin uygulanarak paraya çevirme seçenek yaptırımı uygulanmamıştır. Sanığın cezasının 2 yıldan fazla olması sebebiyle sanık hakkında koşulları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesinin ve TCK’nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Olayın oluş şekli, sanığın kusur durumu ve olayda bilinçli taksir halinin bulunması nedeniyle TCK’nın 53/6. maddesi gereğince takdiren 2 yıl süre ile sanığın sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir….” denilmiştir.

2. Sanığın alınan savunması “Sabah işe gitmek için kalktım yanımda eşim de vardı 34 BM 3388 plaka sayılı aracım ile işe gitmek için yola çıktım, Orionun oradaki ışıklardan sonra ortalama 50-60 km hızla gidiyordum Reyap hastanesinin orada yaya geçidini gördüm ve orada insanlar vardı onlara dikkat ettim, yaya geçidini geçtim, bir anda sağ taraftan birşeyin geldiğini farkettim, bir anda refleksle sola kırdım, ama kurtaramadım, keşke ona değilde olanlar bana olsaydı…” şeklindedir.

3. 11.12.1998 doğumlu ölen …’ın anne-babası olan katılanların aşamalarda sanık hakkında şikayetçi oldukları ve katılma talebinde bulundukları görülmüştür.

4. …’ın kesin ölüm sebebini belirleyen, 23.02.2015 tarihli Otopsi Tutanağına göre; “…Kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı kafa ve sternum kemik kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama, pnömotoraks sonucu meydana gelmiş olduğu…” kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.

5. Kazanın hemen sonrasında düzenlenen 23.01.2015 tarihli Kaza Tespit Tutanağına göre sanığın idaresindeki kamyoneti ile seyri sırasında olay mahalli yaya geçidine geldiğinde, aracının ön sağ kısmı ile yaya geçidinden karşıya geçmekte olan yaya …’a çarptığı, sanığın yaya geçidine yaklaşırken aracının hızını azaltmamak ve aracının hızını yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiğinden tam kusurlu, yayanın ise kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.

6. Soruşturma aşamasında Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 05.03.2015 tarihli rapora göre, sanığın idaresindeki kamyonet ile meskun mahaldeki yolda seyir halindeyken seyrini meskun mahal şartlarına göre ayarlaması, yaya geçidi olan olay mahalline yaklaşırken hızını azaltması ve seyrini daha kontrollü bir şekilde, gerektiğinde durabilecek şekilde sürdürmesi gerekirken mevcut hızıyla yaya geçidine geldiğinde seyir istikametine göre sağ taraftan kaplamaya girmek suretiyle yaya geçidini kullanmak suretiyle karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli derecede; ölen yayanın ise olay mahalli yaya geçidinde karşıdan karşıya geçişi öncesi kendi can güvenliği açısından yol üzerinde gerekli-yeterli kontrolleri yapması gerektiği hususlarına riayet etmediği, kontrollü şekilde karşıdan karşıya geçişini yapması gerekirken yaklaşmakta olan aracın hız ve mesafesini de dikkate almadan geçişi sırasında sanık sürücü idaresindeki aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali derecede kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür.

7. Yargılama aşamasında yapılan keşif neticesinde düzenlenen 30.09.2015 tarihli Trafik Bilirkişi Raporuna göre, sanığın savunmalarında 60 km/s hız ile seyrettiği sırada kazanın meydana geldiğini belirttiği ancak tespit edilen 48 metrelik durma mesafesine göre sanığın hızının tahminen 72-74 km/s arasında olduğu ayrıca izlenen olay yeri CD kayıtlarına göre kaza anında … trafiği yoğunluğunun olmadığı, çarpışmadan 8-10 … önce aynı yenden aynı tip bir aracın geçiş yaptığı, daha sonra görüntülere karışan sanığın aynı istikamette önünde ve sağ şerit üzerinde seyretmekte olan açık renk bir otomobili sollayarak süratli bir şekilde yaya geçidine girmesi ile aynı anda yayaya çarpmış olduğunun görüldüğü, aracın çarpmadan sonra yayayı 25 metre ileriye fırlattığı gibi aracın da 48 metrede durabildiği görülmekle sanığın hızının 50km/s olan mahal şartlarının üzerinde olduğunun tespit edildiği, yine görüntü kayıtlarından görüldüğü üzere sanığın savunmalarında belirttiği şekilde yayanın kafasında kapüşon-bere- şapka tarzı bir şeyin olmadığı, başının açık ve saçlarının dalgalandığının görüldüğü, elinde bir şey olmadığı yalnızca sağ omzunda beyaz bir çanta olduğu, açıklanan sebeplerle sanığın tek yönlü şehir içi yolda seyrederken gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek hız kurallarına riayet etmeyerek, dikkatini ön tarafa değil de sol yanda orta refüj üzerindeki yayalara vererek yaya geçidi üzerindeki yayaya çarparak ölümüne sebebiyet veren sanığın tam kusurlu olduğu, normal olarak yaya kaldırımından gelip yaya geçidini kullanarak karşıya geçmeye çalışan ve yolun sol şeridine kadar ilerlemiş olan yaya …’ın kazaya etken kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir.

8. 23.01.2015 tarihli CD İzleme Tutanağı dosya kapsamında bulunmaktadır.

9. Tanıklar .,.. ve .. beyanları dosya kapsamında bulunmaktadır.

10. Sanığa ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi;
1. Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğu Yönünden;
Oluş, dosya kapsamı, sanık ve tanık beyanları, kaza tespit tutanağı, olaya ilişkin bilirkişi raporları, ölene ilişkin otopsi evrakı ve dosya kapsamındaki tutanaklar karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Bilinçli Taksirin Koşullarının Oluşmadığı Yönünden;
Oluş ve dosya kapsamına göre sanığın olay günü saat 09:10 sıralarında idaresindeki kamyonet ile meskun mahalde, 7 metre genişliğinde, bolünmüş tek yönlü, 50 km/s hız limiti bulunan, iki şeritli, asfalt ve kuru zeminli yolda, . Caddesini takiben … Hastanesi kavşağı istikametine doğru seyir halindeyken . Hastanesi önüne geldiğinde, istikametine göre sağ taraftan kaplamaya girerek yaya geçidini kullanıp karşıdan karşıya geçmekte olan yaya …’a aracının sağ ön ve sağ ön … kısımları ile çarptığı, sanığın idaresindeki kamyonetin çarpma sonrası 48 metre ileride durduğu, fren izinin bulunmadığı, yayanın ise çarpma sonrası 25 metre ileriye savrulduğu, yayanın geçişini yaya geçidinden yaptığı, çarpma noktasının yer işaretlemesi ile belirlenmiş yaya geçidinin üzerinde olduğu, olay yeri inceleme raporuna göre 55 metre mesafede yaya geçidi bulunduğuna dair trafik levhasının bulunduğu olayda, yapılan bilirkişi hesaplamalarına göre sanığın yaklaşık 72-74 km/s hız ile seyrettiğinin tespit edildiği, bu kapsamda sanığın hız sınırının 50 km/s olduğu mahal şartlarının iki katı ve üzerinde bir hızla seyrettiğine ve bu sebeple bilinçli taksirin koşullarının oluştuğuna dair herhangi bir tespitin dosya kapsamında bulunmadığı; mahal hız limitinin üzerinde seyretmesi ve çarpma noktasının yaya geçidi üzerinde olması hususlarının temel cezanın tayini bakımından dikkate alınması gerektiği, böylelikle Dairemizce kabul gören bilinçli taksir hallerinden herhangi birinin olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından, hatalı gerekçe ile sanığa hükmolunan cezada 5237 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince arttırım yapılmak suretiyle sanığa fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebebi;
1. Eksik Ceza Tayin Edildiği Yönünden;
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK’nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, … ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan bir miktar daha uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Takdiri İndirim Hükümlerinin Uygulanmasının Hatalı Olduğu Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu mahkeme hakiminin takdirinde olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Diğer Temyiz Nedenleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A-2) ve (B-1) bentlerinde açıklanan nedenle … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2015 tarihli ve 2015/665 Esas, 2015/1423 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.