Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/5735 E. 2023/361 K. 01.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5735
KARAR NO : 2023/361
KARAR TARİHİ : 01.02.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic Mahk Sıf)

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne, birleşen davadaki karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı yüklenici vekili asıl dava dilekçesinde; davalının yaptıracağı alçı fabrikasının bir kısım makinelerinin imalatının müvekkili tarafından yapılması konusunda tarafların sözlü olarak anlaştıklarını, davalının finansmanı leasing ile karşılaması için proforma fatura kesildiğini, toplam fatura bedelinin 3.321.083,50 TL olduğunu, 3.083.309,50 TL’sinin ödendiğini, 237.774,00 TL kısmının ödenmediğini, bakiye fatura alacağı için ayrıca dava açıldığını, davalının talebi doğrultusunda ek iş olarak makine imalatı, montaj ve makine çelik platformlar yapılarak çalışır halde davalıya teslim edildiğini, faturalarda gösterilen imalata ek olarak gerçekleştirilen bu imalat ve montaj işlerinden doğan 849.600,00 TL alacaktan fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsil edilmesini talep ve dava etmiş, 14.03.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 355.250,00 TL’ye yükseltmiştir.

2.Davacı yüklenici vekili birleşen 2010/204 Esas sayılı dava dilekçesinde; sözleşme kapsamındaki imalat ve montaj işlerinden dolayı fatura bakiye alacağı olarak ödenmeyen 237.774,00 TL alacağı bulunduğunu, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL alacağın faturaların tebliğ tarihinden itibaren ticari ilişkilerde kullanılan avans faiziyle birlikte davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

3.Davacı iş sahibi vekili birleşen 2010/204 Esas sayılı davadaki karşı dava dilekçesinde; davacının işi yarıda bıraktığını, ayıplı imalat yaptığını, ikinci el malzeme ve makine kullandığını, eksiklikleri ve ayıpları garanti kapsamında gidermemelerinden dolayı üçüncü şahıslara yaptırıldığını, yüklenicinin işçilerine yemek sağladıklarını toplam 200.000,00 TL alacak bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00TL’nin davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 17.01.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini eksik iş bedeli 105.000,00 TL, ayıplı iş bedeli 118.000,00 TL ve yemek masrafının yarısı 694,00 TL olmak üzere toplam 223.694,00 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı iş sahibi vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; anahtar teslim iş yapılacağını, işin eksik ve ayıplı teslim edildiğini, faal hale getirmeden işi terk ettiğini, 2. el makineler kullandığını, faturalarda ek imalat ve montaj kalemi bulunmadığını, makinelerinin montajının dava dışı 3. kişiye yaptırıldığını, bakiye alacağının olduğu iddiasının doğru olduğunu ancak makinelerden dolayı arıza giderim bedeli alacağı bulunduğunu, fabrika faaliyetinin geciktiğini ve kâr kaybı yaşadıklarını belirterek asıl davanın reddini istemiştir.

2.Davalı iş sahibi vekili birleşen 2010/204 Esas sayılı davaya cevap dilekçesinde; davacının işi yarıda bıraktığını, ayıplı imalat yaptığını, ikinci el malzeme ve makine kullandığını, eksiklikleri ve ayıpları garanti kapsamında gidermemelerinden dolayı 3. şahıslara yaptırıldığını ve yüklenicinin işçilerine yemek sağladığını toplam 200.000,00 TL alacağı bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

3.Davalı yüklenici vekili birleşen 2010/204 Esas sayılı davadaki karşı davaya cevap dilekçesinde; işbu davanın haksız ve hukuksuz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmamakla birlikte davalı şirketin alçı fabrikasının kurulumuna esas makinelerinin imalatı ve montajı konusunda davacı ile anlaştıkları ve davacı yanca 5 adet fatura tanzim edildiği, proforma faturalar haricinde davacı yanca ilave imalat ve montajlar yapıldığı, davacı tarafından üretilen makine ve aksamlarının kural olarak davacı tarafından üretilmekle montajının da davacının bilgisi ve refakati ile yapılabileceği bu sebep işin eser sözleşmesi kapsamında değerlendirildiği ve aksi kanıtlanamadığından montajın da fiyata dahil olduğunun kabul edildiği, tesis ile ilgili her hangi bir proje bulunmadığı ve davalı şirketçe ayıplı bir kısım imalatı kendi imkanları ile revize ettiği hususları göz önüne alındığında eser sözleşmesinin anahtar teslimi esasına göre olmadığı, asıl davada davacı yüklenici 450.000,00 TL montaj işçiliği olmak üzere toplam 832.750,00 TL+kdv ilave işler bedeli talep etse de, faturalı işlerde montaj işçiliği imalat fiyatına dahil olacak şekilde fiyat teklifinde bulunulduğundan ve olaya eser sözleşmesi hükümleri uygulanacağından montaj işçiliği bedelinin talep edilemeyeceği, ilave işler listesinde yer alan imalat tutarı 832.750,00 TL olup, montaj bedeli 450.000,00 TL çıkarıldığında bakiye 382.750,00 TL olarak tespit edildiği ancak teslim edilmeyen eksik iş bedeli olan 27.500,00 TL mahsup edildiğinde davacının talep edebileceği ilave iş bedelinin 355.250,00 TL olduğu, davacının dava ve ıslah dilekçeleri doğrultusunda ilave işlere yönelik talebinin kabulü gerektiği, birleşen 2010/204 esas sayılı dava dosyasındaki esas davada, bakiye 237.774,00 TL’nin ödendiği davalı-karşı davacı işsahibince ispat edilemediğindeb bu miktarın taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL üzerinden davalı-karşı davacıdan talep edebileceği, birleşen 2010/204 esas sayılı dava dosyasındaki karşı davada, yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporlarında eksik işler ve bedelleri ile ayıplı işler ve bedellerinin tek tek tespit edildiği, buna göre eksik iş bedelinin 105.000,00 TL, ayıplı iş bedelinin 118.000,00 TL olduğu, bilirkişi raporlarında belirtilen imalatların ayıplı olup olmadığı malzemenin teslimatı safhasında değil sistemin çalışır hale getirilmesi sonucunda anlaşılabilmesi mümkün olduğundan ayıpların gizli mahiyette olduğunun ve ihbarın zamanında yapıldığının anlaşıldığı, davacı-karşı davalının fiyat teklifinde montaj esnasında personel yemeğinin kim tarafından karşılanacağı hususuna değinilmediği, ancak fabrika sahasının merkeze uzaklığı ve şantiye koşullarından dolayı zaman kayıplarının önlenmesi amacı ile personel yemeklerinin fabrika tarafından karşılanması yerleşik uygulama halini almış bulunduğundan, davalı-karşı davacı firmanın yemek bedeli talebi yerinde görülmeyerek davalı-karşı davacının dava ve ıslah dilekçeleri doğrultusunda ayıplı ve eksik işlere yönelik talebinin kabulüne, yemek bedeline dair talebinin reddine karar vermek gerektiği, gerekçesi ile asıl davanın kabulüne, birleşen davadaki asıl davanın kabulüne, birleşen davadaki karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl ve birleşen davada davacı, birleşen davadaki karşı davada davalı yüklenici vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasında bir eser sözleşmesi imzalanmadığını, davacının davalıya fabrika yapıp teslim etmek edimini üstlenmediğini, davacının davalıya makina imalatları yaptığını, montaj işinin yüklenilmediğini, davacının eksik ve ayıplı mal teslim etmediğini, tesisi çalışır bir şekilde davalıya teslim ettiğini, ayıp olduğunun kabul edilmesi ihtimalinde dahi davalının ayıp ihbar sürelerine uymadığını, ıslah ile artırılan miktarın zaman aşımına uğradığını, mahkemenin montaj ücreti talebini kabul etmemesinin yanlış olduğunu ileri sürerek, kararının kaldırılmasını ve asıl ve birleşen davanın kabulüne, birleşen davadaki karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Asıl ve birleşen davada davalı, birleşen davadaki karşı davada davacı iş sahibi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının anahtar teslim bir şekilde alçı, makine ve teçhizatını temin etme edimini üstlendiğini, davacının ilave imalat adı altında bir alacak talep edemeyeceğini, mahkemenin ilave imalat bedeline hükmetmesinin doğru olmadığını, sözleşme dışı ilave işlerin eser sözleşmesi hükümlerine tabi tutulması ve 5 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanması gerektiğini, mahkemenin bunları vekaletsiz iş görme kapsamında değerlendirerek 10 yıllık zaman aşımı süresini kabul etmesinin yanlış olduğunu, yüklenici işçilerinin yemek bedeli ücretlerinin de davacı yüklenici tarafından karşılanması gerektiğini, davalı iş sahibinin karşıladığı bu gideri davacı yükleniciden isteyebileceğini, davacının ıslah ile artırdığı talebinin zaman aşımına uğradığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve asıl ve birleşen davanın reddine, birleşen davadaki karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle birleşen davadaki karşı davada ıslah ile artırılan gizli ayıp mahiyetindeki işler yönünden 118.000,00 TL için davacı yüklenicinin işin teslim tarihini ispat edemediği anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl ve birleşen davada davacı, birleşen davadaki karşı davada davalı yüklenici vekili temyiz başvuru dilekçesinde; istinaf itirazları doğrultusunda itirazlar ileri sürerek, kararının bozulması ile asıl ve birleşen davanın kabulüne, birleşen davadaki karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Asıl ve birleşen davada davalı, birleşen davadaki karşı davada davacı iş sahibi vekili temyiz başvuru dilekçesinde; istinaf itirazları doğrultusunda itirazlar ileri sürerek, kararının bozulması ile asıl ve birleşen davanın reddine, birleşen davadaki karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sözlü eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl dava sözleşme dışı işler sebebiyle işbedeli alacağı ; birleşen dava sözleşme kapsamındaki işler sebebiyle bakiye iş bedeli alacağı ; birleşen dava içerisindeki karşı dava ise eksik ve ayıplı işler giderim bedeli ile yüklenici işçilerine ödenen yemek bedeli alacağı istemlerine istemine ilişkindir. Asıl ve birleşen davacı, birleşen davadaki karşı davalı yüklenici, asıl ve birleşen davalı, birleşen davadaki karşı davacı iş sahibidir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 266 ve devamı maddeleri, 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 125 nci maddesi ile 470 ve devamı maddeleri (818 sayılı Borçlar Kanununun 106 ncı maddesi ile 355 ve devamı)

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Eser sözleşmesi niteliği gereği tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme türüdür. Eserde iş sahibinin borcu, bedelin yükleniciye ödenmesi, yüklenicinin borcu ise, iş sahibinin amacına, fen ve sanata uygun imal ve teslim yükümlülüğüdür. İşin tam ve eksiksiz yapıldığının ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğinin ispat yükü de iş sahibindedir. Eser sözleşmelerinden kaynaklanan ihtilâflarda Dairemizin yerleşik içtihat ve uygulamalarında sözleşme feshedilmediği ya da taşeron-yüklenici tarafından iş tamamlanmaksızın iş sahası terkedilmedikçe gerçekleştirilen iş ve imalâtların yüklenici tarafından yapıldığı karine olarak kabul edilmektedir. Bu karinenin aksinin iş sahibi tarafından yasal, yeterli ve inandırıcı delillerle kanıtlanması mümkündür. Eser sözleşmelerinde eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırılan işlerden bir ya da bir kaçının yapılmamasıdır. Ayıplı iş ise, sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan ya da olmaması gereken bazı bozukluk ve özellikleri taşıyan eserdir. Ayıplı iş ile eksik işi karıştırmamak gerekir. Ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder.

6100 sayılı HMK’nın 266. ve devamı maddeleri uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hâkim bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporunu hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HMK’nın 278-279. maddelerine göre; bilirkişi raporu, Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir.

HMK’nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri, mahkemenin bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden ek rapor alabileceği, ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.

Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.

Somut olayda, yüklenicinin sözleşme içi ve sözleşme dışı imalatlar gerçekleştirerek bunları iş sahibine teslim ettiğinin keşif incelemesi ve aldırılan bilirkişi raporu ile diğer deliller karşısında ispatlanmış olmasına, hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunun Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva ettiği, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak raporda gösterdiğinin anlaşılmasına göre asıl ve birleşen davanın kabulü ile birleşen davadaki karşı davanın kısmen kabulüne ilişkin yerel mahkeme kararına karşı tarafların istinaf başvurularının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca taraflar yönünden ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01/02/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.