YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9029
KARAR NO : 2023/1912
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :Halkın bir kesimini sosyal sınıf din mezhep cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alanen aşağılama
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 15.12.2014 tarihli iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 216 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli kararıyla sanığın suç işleme kastı bulunmadığından beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz istemi somut bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay gazeteci olarak görev yapan sanık …’ın habermc.com internet sitesinde yazdığı yazı ile alevi ve kürtleri aşağılamak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Şikayete konu Aydındaki Kürtçü- Alevi Kisveliler başlığıyla kaleme alınan yazıda “…Alevi-Kürt olmaz… O yüzden ben Alevi-Kürdüm diyenler bilin ki vandalizm boyutunda ırkçılık yapıyor, tarihi gerçeklikleri sapıtıyor, ortaya koyuyorum yoğunlukla Ermeni, sıralamada azınlıkla Rum ve Yahudi kökenlidir. Çok uzağa gitmeyin Barzani ile Talabani’nin soyunu araştırın; (Irkçılık değil, gerçekliklerin tüm insanlık adına anlaşılabilmesi için olaya istemesem de bu şekilde yaklaşıyorum), biri Ermeni, diğeri Yahudi dönmesi, Emperyalizmin kökten uluslararası istihbarat piyonu çıkacaklar. O soydan gelen fistanlı insanlık düşmanı, korkak, bir o kadar şeref yoksunları bebeleri, masumları katlederken Aydında kendilerini o fikriyatın üyeleri görüp Alevi-Kürt olarak addeden 3-5 kişi Büyükşehir önünde hesapta eylem yapmış, derdiniz ne ? Türkçe’yi kıt kanaat teleffuz edip, kendilerini Kürt-Alevi olarak addedenlerin seçimlerde Selahattin Demirtaş denen bebek katilinin adayına oy veren sizlerin yasa dışı taleplerine yanıt verilmediği için mi bu eylemi yaptınız, madem Müslüman Türk, Atatürk torunu gerçek Alevilerin temsilcisi iseniz önce bebek katili insanlık düşmanı apo denen it ile sürüsü pkk yı kınayın (ki bu şahıslar söylemleri itibariyle bizlerde bıraktıkları intibalara göre pkk uzuvlarıdır) yasa ve hukuk dışı hangi taleplerde bulundunuz arkanızda kendi siyasi çıkarları adına ülkesini, vatanını, milletini, bayrağını satmakta beis görmeyen kim vardı, Atatürk torunu Özlem Çerçioğlu bu yasa ve hukuk dışı taleplerinize ret cevabı verince neden Anayasal suç içeren bölücü açıklamalarda bulundunuz yoksa yaptığınız açıklama pkk dan talimatlı olup CHP’yi bölün bu ülkeyi kaosa sürükleyin operasyonu mudur. Musu yok, habermc.com kefareti olarak aynen operasyon budur… Fikir ve ifade özgürlüğü adı altında pkk uzuvlu ve kamu düzenini ve güvenliğini bozucu bu şahısların Anayasal suç işledikleri için yargılanmaları adına suç duyurusunda bulunuyorum. Ne diyor bu Türkçe yoksunu kendilerini Alevilik ile perdeleyip Kürtçeye ve terör örgütüne meyilli şahıslar… Şimdi bunlara elinizde delil var mı pkk piyonu masumların beyinlerini kendi vandal düşünceleri adına zehirleyen düşünce sahtekarı, fikir hırsızı çakma-yüreksiz fistanlı terörist desem suç aponun veledi zinası Aleviliği Kürtçülüğü kullanan pkk uzvu vatan haini desem suç… Sivil toplum örgütü adı altında Aleviliği ve Kürtçülüğü Müslüman-Türk-Atatürk Torunu bizleri köle etme amacıyla kullanmaya çalışan bu bebek katili insanlık düşmanı pkk uzuvlarına sesleniyorum… Kendilerini Alevi-Kürtçü olarak addeden terör örgütü uzantılarıyla bireysel çıkarlı için amaçlarına ulaşmak adına onlara iş birliği yapıp Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde pkk adayına oy vermekten çekinmeyen şahıslarla hesabımız var…” şeklindedir.
3. Sanık savunmasında yazıyı kendisinin yazdığını, amacının alevileri ya da kürtleri aşağılamak olmadığını, kastettiği kişilerin PKK terör örgütünü destekleyenler olduğunu beyan etmiştir.
4. Mahkemesince sanığın atılı suçu işleme kastı bulunmadığından beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 216 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenleme ile kamu barışını korumak amacıyla halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge bakımından farklı bir kesiminin alenen aşağılanması suç sayılmıştır.
Madde gerekçesinde de belirtildiği üzere; suçun oluşabilmesi için halkın bir kesimini oluşturan gayrimuayyen sayıdaki kişilerin sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak aşağılanması, tahkir edilmesi gerekir. Somut olayda; sanık tarafından yazılan dava konusu yazı içeriğinin daha ziyade PKK Terör örgütünü destekleyenlere yönelik olduğu ve bunların halkın bir kesimini oluşturamayacağı ayrıca basın açıklamasını yapan belirli kişilere yönelik eleştiri niteliğinde olduğu, gayrimuayyen sayıda kişiye yönelmediği ve sanığın savunmasının da bu doğrultuda olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde; beraat kararına yönelik mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanık kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen “beraat kararına hükmedilirken uygulama maddesinin 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi olduğu gösterilmeyerek aynı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07.04.2016 tarih, 2015/573 Esas ve 2016/270 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün birinci fıkrasında yer alan “BERAATİNE” ibaresinden önce gelmek üzere “5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.