YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11290
KARAR NO : 2023/1668
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay incelemesinden geçen dosyalar bakımından 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca bu hükümler kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci ila 326 ncı maddelerinin uygulanması gerektiği ve yine 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden, on beş gün olduğunun belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı anlaşılmakla, temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2015/103 Esas, 2016/422 Karar sayılı kararı ile sanığın kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 28.10.2020 tarihli ve 2020/10899 Esas, 2020/14919 Karar sayılı ilâmıyla özetle;
“a) Basit yargılama usulünün değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
b) 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına ilişkin yasa değişikliklerinin dikkate alınması gerektiği,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2021 tarihli ve 2020/741 Esas, 2021/597 Karar sayılı kararı ile sanığın kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan Tebliğnamedeki bozma görüşü ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; yokluğunda Yargıtay ilâmının aksine karar verildiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanık ve müştekinin sevgili oldukları dönemde birlikte iş kurdukları ancak yürütemedikleri ve sonrasında da ayrıldıkları, bu nedenle aralarında anlaşmazlık bulunduğu, olay günü sanığın, müştekiyi yolda gördüğünde darp ederek basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunması, müşteki ve tanıkların anlatımları, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
3. Merkezefendi Devlet Hastanesinin 27.10.2014 tarihli adlî muayene raporu ile sanığın eylemi neticesinde müştekinin basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği açıkça belirtilmemiş ise de; bozma gereklerinin yerine getirildiği, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi uyarınca basit yargılama usulünün takdiren uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 27.10.2014 yerine 24.10.2014 olarak hatalı gösterilmesi ve yine müşteki … yerine, …’in açık kimlik bilgilerine yer verilerek 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılmış ise de; bu hususlar mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Her ne kadar Mahkemece, Yargıtay bozma ilâmına uyulup uyulmadığına ilişkin bir karar verilmemiş ise de; bozma gereklerinin yerine getirildiği anlaşıldığından ve yine duruşmalardan bağışık tutulmak istemeyen sanığın, savunmasını esas mahkemede yapmak istediğine dair beyanının bulunmadığı, üzerine atılı suçun gerektirdiği yaptırıma göre 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki esas mahkemede savunmasının alınması zorunluluğunun olmadığı, sanığa savunması alındıktan sonra esas mahkemedeki duruşma gün ve saatinin bildirildiği ancak yargılama sürecinde ve karar tarihinde başka suçtan ceza infaz kurumunda bulunmayan sanığın kendi iradesi ile duruşmaya katılmaması nedeniyle yokluğunda karar verildiği anlaşılmakla Tebliğname’deki bozma görüşlerine iştirak edilmemiştir.
Sanığın; yokluğunda Yargıtay ilâmının aksine karar verildiğine, vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, bozma ilâmının gereklerinin yerine getirildiği, esas mahkemedeki duruşma gün ve saatinden haber olan ve karar tarihinde başka suçtan ceza infaz kurumunda bulunmayan sanığın kendi iradesi ile duruşmaya katılmadığından yokluğunda karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından sanığın anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde ve sair yönlerden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2021 tarihli ve 2020/741 Esas, 2021/597 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.