Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8029 E. 2023/837 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8029
KARAR NO : 2023/837
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında, … Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.09.2015 tarihli ve 2015/13158 soruşturma numaralı iddianame ile; şikâyetçinin park halindeki aracının sol arka camından teyp, amfi ve bas cihazının çalındığından bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 31/3 maddeleri uyarınca hırsızlık suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2…. Çocuk Mahkemesinin, 24.06.2016 tarihli ve 2015/543 Esas, 2016/390 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz istemi, suça sürüklenen çocuğun parmak izine ait yaptığı açıklamaya ilişkin araştırma yapılmadığı, cezanın ertelenmemesine ilişkin gerekçenin açıkça ortaya konulmadığından kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şikâyetçinin gece 01.00 gibi aracını park ettiğini, ertesi gün 17.30 sıralarında aracının yanına geldiğinde aracının sol arka camının açık olduğunu ve araçtan oto teybi, bas cihazı ve 2 adet amfinin olmadığını anlayınca şikâyetçi olduğu, yapılan incelemede aracın sol arka camının dış yüzeyinden alınan parmak izinin suça sürüklenen çocuğun avuç içi izi ile aynı olduğunun tespit edildiği, suça sürüklenen çocuğun şikâyetçi ile aynı apartmanda oturduklarını, araçtan hırsızlık yapıldığını duyunca şikâyetçi ile araca bakmaya gittiğini, o anda parmak izinin çıkmış olabileceğini belirterek atılı suçu kabul etmediği ancak mahkemece savunmasına itibar edilmediği anlaşılmıştır.
IV.GEREKÇE
Dosya kapsamına göre, şikâyetçinin aracının sol arka camından teyp, amfi ve bas cihazının çalındığı olayda; 28.07.2015 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre aracın kapısında ve penceresinde zorlama izinin olmadığının tespit edildiği, suça sürüklenen çocuğun savunmasında şikâyetçi ile yakın yerlerde ikamet etmesi dolayısıyla araca dokunmuş olabileceğini belirttiği, şikâyetçinin soruşturma evresinde alınan ifadesinde aracını park ettiğini ancak kilitleyip kilitlemediğine ilişkin bir beyanda bulunmadığının anlaşılması karşısında; şikâyetçi duruşmaya çağrılarak suç tarihinde aracının kapılarını kilitleyip kilitlemediği, aracın camlarının açık olup olmadığı, kilit aksamında veya camlarında herhangi bir arıza bulunup bulunmadığı hususları detaylı sorulup, ayrıca suça sürüklenen çocuğun şikâyetçi ile aynı apartmanda oturduklarına ilişkin savunmasının da doğruluğunun tespiti yönünden bu hususa yönelik araştırma yapılarak, sonucuna göre söz konusu aracın cam ve kapı kilitlerinin bozuk olduğu veya cam ve kapıların açık bırakıldığının tespit edilmesi halinde suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK’nın 141/1 maddesine uyduğu, cam ve kapıların kilitli ve kapalı şekilde bırakıldığının tespiti halinde ise suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK’nın 142/2-h maddesine uyduğu gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Çocuk Mahkemesinin, 24.06.2016 tarihli ve 2015/543 Esas, 2016/390 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.