Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/15817 E. 2023/765 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15817
KARAR NO : 2023/765
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli

Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesini gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 16.08.2011 tarihli ve 2011/844 soruşturma, 2011/1379 Esas, 2011/438 iddianame numaralı iddianame ile suça sürüklenen çocuklar hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165/1, 31/3 ve 53/4. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2013 tarihli ve 2012/103 Esas, 2013/509 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 165/1, 43/1, 31/3, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 2.500,00 TL ve 60,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
3. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2013 tarihli ve 2012/103 Esas, 2013/509 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 31.05.2017 tarihli ve 2014/37200 Esas, 2017/6348 Karar sayılı kararı ile özetle;
“Dosya içeriğine, oluşa ve mahkemenin kabulüne göre, olay günü suça sürüklenen çocuklar birlikte yürürken içlerinden suça sürüklenen çocuk …’in yerden aldığı taşı katılanın işyeri camına atarak kırdığı ve işyerine girdiği, içerden çikolata paketlerini aldığı, bu sırada, diğer suça sürüklenen çocuklar … ve …’nun dışarda bekleyerek gözcülük yaptıkları ve eyleme iştirak ettikleri, işyerinden alınan çikolataları da aralarında paylaştıklarının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocukların eyleminin hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarını oluşturduğu gözetilmeden hatalı hukuki değerlendirme ile suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 165/1. maddesi uyarınca suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hüküm kurulması”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2018 tarihli ve 2017/243 Esas, 2018/307 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37/1, 142/1-b, 143, 43/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 7 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, kazanılmış hak gözetilip 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca 853,33 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına; iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37/1, 116/2-4, 119/1-c-son, 43/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, kazanılmış hak gözetilip 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca 853,33 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
5. … Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2018 tarihli ve 2017/243 Esas, 2018/307 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk … ve müdafii, suça sürüklenen çocuk … müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 21.11.2018 tarihli ve 2018/6144 Esas, 2018/13864 Karar sayılı kararı ile özetle;
“1- Suça sürüklenen çocukların eylemlerinin hırsızlık suçunu oluşturması nedeniyle suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulduğu ancak suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan açılan davanın hırsızlık suçuna dönüşmeyeceği dikkate alınarak hırsızlık suçundan dolayı suç duyurusunda bulunulup, Cumhuriyet savcılığı tarafından kamu davası açılması sağlanarak ve her iki dava birleştirilerek suça sürüklenen çocukların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 5271 sayılı Kanun’un 225/1. maddesine göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında kurulabileceğinin düzenlenmesi karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, iddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanıp belirtilmesinin gerektiği, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı, bu itibarla suça sürüklenen çocuklar hakkında iddianame içeriğine göre iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan dolayı açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde suça sürüklenen çocukların cezalandırılmasına karar verilmesi” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizin 21.11.2018 tarihli bozma kararı üzerine Mahkemece yapılan suç duyurusu üzerine, … Cumhuriyet Başsavcılığının 14.11.2019 tarihli ve 2019/968 soruşturma, 2019/2421 Esas, 2019/2059 iddianame numaralı iddianame ile suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 37/1, 142/1-b, 143, 43/1, 116/2-4, 119/1-c ve 31/3. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
6. … Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli ve 2018/736 Esas, 2021/910 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37/1, 142/1-b, 143, 43/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 7 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, kazanılmış hak gözetilip 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca 853,33 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına; iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37/1, 116/2-4, 119/1-c-son, 43/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, kazanılmış hak gözetilip 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca 853,33 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.12.2022 tarihli ve 2022/33205 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteği; suça sürüklenen çocuğun suç kastı ile hareket etmediği, hırsızlık eylemini diğer suça sürüklenen çocuk …’in işlediği, suça sürüklenen çocuk …’nın suç işlemediği, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği halde ceza verilmesi ve lehe hükümlerin uygulanmaması nedenleriyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteği; suça sürüklenen çocuğun savunmasının aksine mahkûmiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiği halde mahkûmiyet kararı verilmesi ve yasal ve takdirî indirim hükümlerinin uygulanmaması nedenleriyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece; katılanın … Gıda isimli işyerini işlettiği, 06.02.2011 tarihinde gece saat 01.00 sıralarında suça sürüklenen çocuklar …, … ve …’nun alkollü bir şekilde dolaştıkları, suça sürüklenen çocukların işyerinin önünden geçtiği sırada …’in yolda bulunan taşı alarak işyerinin camına doğru fırlattığı ve kırılan kısımdan içeri girerek üç karton çikolata aldığı, bu çikolataları aralarında pay ettikleri, devamında suça sürüklenen çocuklardan …’nun ikametine gittikleri, …’in ikametten ayrılarak ikinci kez aynı işyerine gittiği ve işyerinden toplam 177 paket sigara alarak geri ikamete döndüğü, …’in bu kez sigaraları arkadaşları diğer suça sürüklenen çocuklarla paylaştığı, her ne kadar suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kamu davası açılmış ise de, suça sürüklenen çocukların somut olayda diğer suça sürüklenen çocuk …’in eylemlerine iştirak ettikleri, bu hususun dinlenen tanık beyanları ile de sabit olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocukların iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve bina içinde veya kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçlarını işledikleri kabul edilmiştir.
2. Suça sürüklenen çocuklar … ve …’in soruşturma aşamasında savcı huzurunda alınan savunmalarında, ilk seferde üçü birlikte yolda yürürken …’in taş atıp işyerinin camını kırdığını, işyerinden çikolata paketleri aldığını, birlikte eve gittiklerini, çikolataları paylaştıklarını, daha sonra …’in tekrar evden çıkıp gittiğini, geri döndüğünde elinde sigara paketleri olduğunu, aynı işyerinden aldığını söylediğini, sigaralardan 10’ar paket kendilerine verdiğini, suça iştirak etmediklerini savunmuşlardır.
3. Hakkında atılı suçlardan daha önce kurulan mahkûmiyet hükümleri kesinleşen diğer suça sürüklenen çocuk …’in kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde özetle, suça sürüklenen çocuklar … ve … ile birlikte şikâyetçiye ait işyerinden her iki sefer birlikte hırsızlık yaptıklarına dair ikrarda bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Tanıklar …, … ve …’nin ifadeleri dosya içerisinde bulunmaktadır.
5. 25.01.2021 tarihli bilirkişi inceleme tutanağında, çevredeki güvenlik kameralarının incelenmesinde olay yeri civarına ilk sefer üç kişinin bir arada gelip bir süre sonra koşarak uzaklaştıkları, 1 saat sonra olay yeri civarına birden fazla kişinin geldiği, bir şüphelinin elinde siyah renkli bir çantayla koşarak uzaklaştığı, sonrasında diğer şüphelinin de koşarak olay yerinden uzaklaştığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuklar … ve … Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, suça sürüklenen çocukların özellikle savcı huzurunda alınan kısmî ikrar içeren savunmaları, diğer suça sürüklenen çocuk …’in ikrarı, tanık beyanları, güvenlik kamera görüntüleri ve tüm dosya kapsamına göre, eylemlerin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, takdirî indirim hükümlerinin uygulandığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suça Sürüklenen Çocuklar … ve … Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, suça sürüklenen çocukların özellikle savcı huzurunda alınan kısmî ikrar içeren savunmaları, diğer suça sürüklenen çocuk …’in ikrarı, tanık beyanları, güvenlik kamera görüntüleri ve tüm dosya kapsamına göre, eylemlerin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, takdirî indirim hükümlerinin uygulandığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Suça sürüklenen çocuklar hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinde sayılan nesnel ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesinin gerektiği, suça sürüklenen çocukların adli sicil kayıtlarına göre daha önce kasıtlı suçtan mahkûmiyetlerinin bulunmadığı, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı Kanun’un 231/6-a. maddesinde gösterilen “kasıtlı suçtan mahkûm olmama” nesnel koşulunun bulunduğu, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmaması nedeniyle de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan katılanın maddi bir zararının olmadığı da gözetilerek, suça sürüklenen çocuklar hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231/6-b. maddesinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocukların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken “…Suçun işlenmesi ile katılanın uğradığı zararın tamamen giderilmemesi nedeniyle yasal unsurları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 231/5-6. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasına yer olmadığına” biçimindeki yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle, hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuklar … ve … Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2018/736 Esas, 2021/910 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
B. Suça Sürüklenen Çocuklar … ve … Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2018/736 Esas, 2021/910 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.