YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8104
KARAR NO : 2023/832
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19/10/2015 tarih ve 2015/3011 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a, 31/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2016 tarihli ve 2015/585 Esas, 2016/613 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında; 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 31/3, 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51/1. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine ve 3 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri; suçun niteliğinin tespiti için öncelikle telefonun suça sürüklenen çocuğun eline nasıl geçtiğinin tespitinin yapılması gerektiğine, bu durumun hırsızlık suçu ile TCK’nın 160. maddesinde düzenen suç arasındaki sınırı belirlediğine, mağdurun elinden rızası dışında çıkmış cep telefonunun suça sürüklenen çocuk tarafından bulunduğu ihtimali düşünüldüğünde hırsızlık suçundan hüküm kurulmasının isabetsiz olacağına, spor salonunda izleyici olarak bulunan mağdurun eşyayı muhafaza altına alma iradesi olmamasına rağmen TCK’nın 142/2-h maddesinden hüküm kurulmasının hukuken isabetsiz olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece gerekçeli kararın delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe bölümünde, olay tarihinde mağdurun … spor salonuna voleybol maçını izlemeye gittiği, bu sırada mağdurun babası olan katılana ait olan … marka cep telefonunu da hatsız olarak yanında götürdüğü, suça sürüklenen çocuğun da bu yerde maç izlediği, bir süre sonra mağdurun telefonun çantasında olmadığını ve çalındığını tespit ettiği, getirilen HTS kayıtlarından katılana ait olan cep telefonun suça sürüklenen çocuğun annesi adına kayıtlı olup kendi kullanımında olan hat ile 05.12.2014 tarihinden itibaren kullanılmaya başlandığının tespit edildiği, yargılama sırasında suça sürüklenen çocuğun maç gününden sonra sim kartının kaybolduğunu beyan etmesine rağmen hattın getirilen görüşme kayıtlarında çocuğun kayıp olduğunu belirttiği tarihteki kayıtların daha önceki görüşmelere benzer numaralar ve akrabaları ile olduğunun tespit edildiği kabul edilmiş, suçun bina olan … spor salonunda işlenmesi nedeniyle suça sürüklenen çocuğa TCK’nın 142/2-h. maddesi uygulanması gerektiğinden ek savunma hakkı tanınmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk savcılık huzurundaki savunmasında, hattı 3 yıldır kendisinin kullandığını, mağduru arkadaşının kız kardeşi olması nedeniyle tanıdığını, olay günü kendisinin de spor salonunda olduğunu, belirtilen telefona kendi telefonundaki arızayı tespit etmek için zaman zaman sim kartını taktığını, ancak 5 dakika içerisinde telefonu iade ettiğini, suçlamayı kabul etmediğini belirtmiş, mahkeme huzurunda vermiş olduğu savunmasında ise bu beyanlarına ilaveten maç gününden sonra kendi telefon hattının kaybolduğunu, yaklaşık bir ay sonra annesinin bu hattı yeniden çıkarttığını, bu süre zarfında hattını kullanmadığını beyan etmiştir.
3. Mağdur ise tüm beyanlarında, maç izlemek için gittiği spor salonunun tribününde oturduğu sırada telefonunu sırt çantasının ön gözüne koyduğunu, fermuarını kapattığını, daha sonra soyunma odasında yaptığı kontrolde telefonunun olmadığını fark ettiğini, telefonunun çantasından düşmesinin mümkün olmadığını beyan etmiştir.
4. HTS kayıtları, suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği ile hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporu dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, mağdurun tüm aşamalarda cep telefonunu sırt çantasına koyup fermuarını kapattığını, düşürmesinin ve kaybetmesinin mümkün olmadığını beyan etmesi de göz önünde bulundurulduğunda eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2016 tarihli ve 2015/585 Esas, 2016/613 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.