Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/22253 E. 2023/444 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22253
KARAR NO : 2023/444
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/1 E., 2019/264 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2014 tarihli ve 2013/485 Esas, 2014/219 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2014 tarihli ve 2013/485 Esas, 2014/219 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 21.11.2017 tarihli ve 2017/23061 Esas, 2017/24007 Karar sayılı kararı ile hükümden sonra 02.12.2016 tarihli, 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2018/1 Esas, 2019/264 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Tebliğnamedeki düşünce; uzlaştırma islemlerinin usulüne uygun olarak gerçekleştirilmediğinden bahisle bozma istemlidir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; suç tarihinde cezaevinden yeni çıktığı ve kalacak yeri olmadığı için hakkındaki mahkûmiyet hükmü temyize konu olmayan …’in yanında kalmaya başladığına, şikayetçinin çocuğunun rahatsızlığı nedeniyle …’den borç istediğine şahit olduğuna, …’ın da kendisinden istediğine ve 1.000,00 TL verdiğine, şikayetçinin banka hesabına yatırdığı paranın borç verdiği paranın 600,00 TL’lik kısmı olduğuna, kalan borcu da ödemediğine, yüklenen suçla ilgisinin olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Hakkındaki mahkûmiyet hükmü temyize konu olmayan … ile katılan …’nın aynı iş yerinde çalıştıkları, katılan araba almak istediğini söyleyince yardım teklifinde bulunan … ile birlikte Mudanya sanayisine giderek bir araca baktıkları, araç sahibinin istediği 4.000,00 TL’yi fazla bulan katılanın aracı almadığı, …’in yanında sanık … da olduğu halde katılana “ben bu aracı sana 3.000,00 TL’ye alırım” diyerek katılandan 3.000,00 TL aldığı, daha sonra 16.05.2011 tarihinde …’ın katılanı telefonla arayarak İstanbul ilinde bir araç bulduğunu, araca 4.000,00 TL istenildiğini, 1.000,00 TL daha para gönderirse aracı alabileceğini söylemesi üzerine katılanın “500,00 TL verebilirim” dediği, …’ın “o zaman 100,00 TL de yol parası ver halledeyim” demesi üzerine katılanın …’ın verdiği hesap numarasına 600,00 TL daha yatırdığı, parayı çeken …’ın arabayı ve parayı getirmediği, bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık sorgusunda; katılanı şahsen tanımadığını, hakkındaki mahkûmiyet hükmü temyize konu olmayan …’in yanında iken katılan’ın çocuğu hasta olduğu için …’dan borç istediğini, …’ın da parası olmadığını söyleyerek kendisine sorduğunu, …’ın yanında katılana 1.000,00 TL verdiğini, katılanın daha sonra hesabına verdiği paranın 600,00 TL’sini yolladığını, beyan etmiştir.
3. Hakkındaki mahkûmiyet hükmü temyize konu olmayan …; evden eve nakliyet şirketinde şoför olduğunu, katılanı da aynı iş yerinde yük taşıması nedeniyle tanıdığını, …’ın ise arkadaşı olduğunu, katılan ile aralarında herhangi bir para alışverişi veya araba satımı ile ilgili bir konuşma olmadığını, ancak çocuğunun rahatsızlığı nedeniyle kendisinden para istediğini, maaşını çekemediği için veremeyeceğini söylemesi üzerine yanında bulunan …’ın yardımcı olabileceğini söyleyerek 1.000,00 TL’ye ihtiyacı olduğunu söyleyen katılan …’ya bu parayı verdiğini gördüğünü beyan etmiştir.
4. Katılan …; araba alacaklarını söylemek suretiyle kendisini kandırıp toplam 3.600,00 TL’sini alan sanıklardan şikayetçi olduğunu, zararının karşılanmadığını beyan etmiştir.
5. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılmaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği; somut olayda, uzlaştırmacının katılan ve sanığa telefonla ulaştığı, katılanın zararının karşılanması halinde uzlaşacağını beyan etmesi, sanığın ise zararı karşılamak istememesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığına dair rapor düzenlendiği, bu haliyle sonradan tebliğe çıkartılan uzlaştırma teklif formlarının tebliğ edilememesinin sonuca etkili olmadığı belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
2. Katılanın baştan beri tutarlılık arzeden oluşa uygun anlatımları, katılanın şikayetinden sonra katılana borç verildiğine dair suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılan sanık savunmaları, banka cevabi yazıları ile dosya kapsamında elde edilen diğer deliller doğrultusunda, yüklenen suçun sübut bulduğuna dair Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2018/1 Esas, 2019/264 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2023 tarihinde karar verildi.