Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/6758 E. 2023/1155 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6758
KARAR NO : 2023/1155
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 22.02.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının çocuğun cinsel istismarı suçundan 27.03.2012 tarihinde gözaltına alınıp 28.03.2012 tarihinde tutuklandığı, 24.08.2012 tarihinde tahliye edildiğini, yargılama neticesinde beraat ettiğini, tutuklanmadan önce Karapınar ilçesinde en işlek caddelerinden birinde erkek kuaförü olarak çalıştığını, bu dönemde aylık 2.000,00 TL – 3.000,00 TL aralığında geliri bulunduğunu, tutuklu kaldığı dönemde çekmiş olduğu kredilerini babasının gayrimenkullerini satarak kapattığını, tahliye olduktan sonra ilçenin küçük bir yer olması nedeniyle isnat edilen suçtan dolayı mesleğini yapamaz hale geldiğini, ilçe dışında bulduğu işten de bu suç nedeniyle çıkarıldığını, toplum tarafından dışlandığı için psikolojisinin bozulduğunu bu nedenlerle 200.000,00 TL manevi, 1.000 TL maddi tazminatın taraflarına ödettirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin dosyaya 24.05.2016 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu görülmüştür.

2. Davalı vekili 21.03.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının uğradığını belirttiği zararın dayandıığı sebepler ile sübut delillerini belirtmesi ve belgelerini dilekçesine eklemesi gerektiğini, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacak şekilde olamayacağını, manevi tazminata hükmedilebilmesi için davacının huzurda dinlenerek gözlenecek durumuna göre zenginleşmeye sebep olmayacak oranda takdir edilmesi gerektiğini, maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2016/28 Esas, 2016/111 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.576,12 TL maddi, 4.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

4. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2016/28 Esas, 2016/111 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 07.03.2022 tarihli ve 2020/10862 Esas, 2022/1654 Karar sayılı ilâmıyla;

“1-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

2-Maddi tazminatın, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan “3.505,14” TL yerine, hatalı hesap yapılarak bu miktarın üzerinde kalacak şekilde “3.576,12” TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

6. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2022/191 Esas, 2022/217 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.505,14 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.08.2022 tarihli, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri
1. Davanın reddi gerektiğine,

2. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının fazla olduğuna,
ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü
Davacının 27.03.2012 tarihinde gözaltına alındığı, Karapınar Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/7 sorgu sayılı kararı ile 28.03.2012 tarihinde tutuklandığı, yargılamanın yapıldığı … Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/101 esas sayılı dosyasında 24.08.2012 tarihli duruşmada bihakkın tahliye olduğu, yargılama sonunda 27.11.2015 tarih ve 2012/101 esas 2015/169 karar sayılı karar ile davacının beraatine karar verildiği, kararın 22.01.2016 kesinleştiği, kararın kesinleşmesini müteakip davacı vekilinin 22.02.2016 tarihinde tazminat davasını açtığı tespit edilmiştir.

Mahkemesince kesinleşmiş karar tebliğine ilişkin dosyada belge bulunmasa da her halukarda davacının hakkındaki beraat kararı kesinleştikten 1 ay sonra tazminat davasını açtığı görülmekle davanın yasal süre içinde açıldığı, tazminata hükmedilmesi için gerekli yasal koşulların oluştuğu tespit edilmiştir.

Yargılama sırasında davacının sosyal ve ekonomik durumları için gerekli araştırmalar yapılmış, UYAP sistemi entegrasyon sayfasından adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul kayıtları çıkartılmış, asgari ücret tarifesi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı sitesinden alınarak dosya arasına konulmuş, UYAP sisteminin tetkikinden de davacı tarafından benzer nitelikli başka bir dava açılmadığı, gözaltı ve tutuklulukta geçen sürenin başka cezalardan mahsup edilmediği anlaşılmış,davacının beyanı alınmış, davacı vekilinin sunduğu diğer deliller incelenmiştir.

Davacının berberlik mesleği ile uğraştığı; davacı …’ın gelir vergisi kaydına rastlanmadığı bildirilmiş, davacının gelir durumuna ilişkin herhangi bir belge, resmi bir kaydın davacı tarafça dosyamıza ibraz edilmediği anlaşılmış, maddi tazminat miktarının hesaplanmasında gözaltı ve tutuklama tarihinde geçerli olan asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılmıştır. Davacının beyanında bildirdiği ekonomik durumunun da asgari ücret veya altında bir geliri doğruladığı nazara alındığında aksi yöndeki davacı vekilinin beyanlarına itibar edilmemiştir. Davacı tarafın başkaca delil sunmadığı davacının resmi kayıtlara geçen ve asgari ücret üzerinde bir geliri olduğunu gösteren kayıt ve delil bulunmadığı, sunulmadığı anlaşılmıştır.

Davacı tarafın 24.05.2016 tarihli dilekçe ile maddi ve manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek faiz ile verilmesi yönünde talepte bulunarak maddi istemlerini 10.000,00 TL ıslah ettikleri, davalı hazine vekilinin ıslaha ilişkin 25.05.2016 tarihli celsede beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça, her ne kadar … Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/101 esas, 2015/169 karar sayılı dosyasında davacı tarafın avukatlık ücreti ödediği, buna ilişkin 29.05.2012 tarihli Avukatlık ücret sözleşmesi olduğu bildirilmişse de söz konusu sözleşmenin onaysız, fotokopi olarak dosyaya sunulduğu, şartlarına bakıldığında iki tarafa yükümlülük yükleyen böyle bir sözleşmede Av. …’e ait imzanın bulunmadığı, ayrıca davacının söz konusu avukatlık ücretini ödediğine ilişkin tahakkuk fişi vs. resmi bir belgenin bulunmadığı, yine … Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/101 esas, 2015/169 karar sayılı ilamında davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT üzerinden vekalet ücretine hükmolunduğu dikkate alındığında bu talep zarar kapsamında değerlendirilmemiştir.

Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 3.505,14 TL maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 27.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, davacının haksız tutuklanması nedeniyle yaşadığı elem ve üzüntünün giderilmesi, davacının ekonomik ve sosyal durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayların cereyan tarzı, müsnet suçtan tutuklulukta geçirdiği süre ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; davacının haksız tutuklanması nedeniyle duyduğu manevi acının tatminine yönelik olarak hükmedilecek manevi tazminat miktarının zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği dikkate alınarak 15.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 27.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/101 Esas ve 2015/169 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının nitelikli cinsel istismar suçundan 27.03.2012- 24.08.2012 tarihleri arasında 150 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 22.01.2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

1. Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
5271 sayılı Kanun’un “Tazminat istemi” kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;

e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,

Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.

Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Hükmedilen Maddi ve Manevi Tazminat Miktarının Fazla Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2022/191 Esas, 2022/217 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.04.2023 tarihinde karar verildi.