Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24200 E. 2023/10010 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24200
KARAR NO : 2023/10010
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2017 tarihli ve 2017/2588 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1.h, 53/1, 58 ,63. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2018 tarihli ve 2017/425 Esas 2018/474 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun’un 148/1, 53, 63. maddeleri gereğince 6
yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 15.03.2019 tarihli ve 2019/491 Esas 2019/723 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Mağdurun sanığı tanımadığına, ihbar dışında delil olmadığına,
2.Delillerin toplanmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdurun yanında kardeşi olan tanık T.T. ile birlikte olay günü akşam saatlerinde sokakta yürürken cep telefonuyla konuştuğu esnada gri renkli kapşonlu arka kısmında büyük beyaz renkli C harfi yazılı olan montlu sanığın, mağdurun arkasından iki eliyle mağdurun iki omzuna bastırdığı, mağduru eğdiği, sendelettiği telefonu alıp olay yerinden kaçtığı, mağdur ve tanığın sanığın arkasından koşsalar da sanığı yakalayamadıkları, sanığın bahse konu telefonu daha sonra cep telefonu alım satım işi ile iştigal eden tanık Ö.Ş.’e 50,00 TL’ye sattığı, tanık Ö.Ş.’nin hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen komşuları tanıklar S.G. ve E.B.’a emaneten verdiği, telefonun tanıklar tarafından da bir süre kullanıldığının iletişim tespit kayıtlarıyla sabit olduğu, 31.01.2016 günü saat 13.23 sıralarında bir erkek şahsın 155 polis imdat hattını arayarak “29/01/2016 Cuma günü sanığın elinde HTC marka, üzerinde bir bayana ait fotoğraf bulunan cep telefonu gördüğünü, 28/01/2016 günü bir bayanın cep telefonunun çalındığını duyduğunu, telefonu çalan kişinin sanık … olduğunu” bildirdiği ve olay kolluk görevlileri tarafından 31.01.2016 tarihli tutanağa bağlandığı, tutanak ile mağdur ve tanıkların cep telefonunu alan kişinin eşkal bilgileri değerlendirildiğinden sanığın benzer bir monta sahip olduğu bilgisine ulaşıldığı, tanıklar S.G. ve E.B.’a beyanlarının telefonu satın alan tanık Önder’in beyanı doğrultusunda olduğu, tanık Ö.Ş.’in beyanının ihbar ile aynı yönde kolluk tutanağını doğrular nitelikte olduğu eylemin ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Mağdurun kardeşi tanık T.T’nin ve tanık O.S’nin mağdur ile uyumlu beyanları dosyada mevcuttur.

3. İletişim tespit kayıtları dosyada mevcuttur.

4. Mağdur ve tanık beyanlarındaki sanık eşgal bilgilerinin paralellik gösterildiği belirlenmiştir.

5. Telefonu sanıktan alan telefoncu Ö.Ş’nin telefonu sanıktan aldığına dair, ihbar ile aynı yönde kolluk tutanağını doğrular nitelikte beyanı dosyada mevcuttur.

6. Dosya içerisinde 31.01.2016 tarihli araştırma tutanağında mağdur ve tanık beyanlarıyla paralellik gösterdiği şekilde sanığın benzeri bir monta sahip oluşu mevcuttur.

7. Dosyada 31.01.2016 tarihli 155 polis ihbar tutanağında suçun sanık tarafından gerçekleştirildiği ihbarı mevcuttur.

8. Tanıklar S.G. ve E.B.’ın beyanlarının telefonu satın alan tanık Ö.Ş’nin beyanı doğrultusunda olduğu dosyada mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık Müdafiinin Mağdurun Sanığı Tanımadığına, İhbar Dışında Delil Olmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Dosyada mevcut 31.01.2016 tarihli araştırma tutanağı, iletişim tespit kayıtları, EK KYOK ayırma kararı, mağdurun telefon fatura ve garanti belgesi suretleri mağdur beyanları, tanık anlatımları, telefonu sanıktan alan telefoncu tanık Ö.Ş’nin telefonu sanıktan aldığına dair beyanı ve bununla uyumlu 31.01.2016 tarihli suçun sanık tarafından gerçekleştirildiğine dair ihbar tutanağı gözetilerek, sanığın eylemi sabit görüldüğünden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 15/03/2019 tarihli ve 2019/491 E. 2019/723 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen gösterilen sebepler yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

12.04.2023 tarihinde karar verildi.