Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/7060 E. 2008/402 K. 25.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7060
KARAR NO : 2008/402
KARAR TARİHİ : 25.01.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. …’ gelmiş, karşı taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı ile davalı arasında 1.1.2002 başlangıç tarihli kira sözleşmesi imzalandığı …. İcra Mahkemesi tarafından verilen tahliye kararının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, davalının mütadit kez tahliye kararını infaz etmek için taşınmaza gittiği ve taraflar arasında 14.12.2005 tarihinde bir protokol yapıldığı, protokole göre taşınmazın 26.12.2005 tarihlerde boşaltılması gerektiği, aksi takdirde 30.000 YTL cezai şart ödemeyi ve cezai şarta ilişkin de bono düzenlendiği, taşınmazın da 28.12.2005 tarihinde tahliye edildiği konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Dava, protokolde belirtilen tarihte tahliyenin gerçekleşmemesi nedeniyle kararlaştırılan cezai şart hükmü uyarınca düzenlenen bono ile borçlu olunmadığının tespiti istemine yöneliktir.
Davacı vekili, bononun tahliye tehdidi altında imzalandığını aylık kira bedeli 2.000 YTL olan bir yerin 1 gün geçikmeli tahliyesi nedeniyle 30.000 YTL cezai şart kararlaştırılmasının aşırı menfaat elde etmeye yönelik olduğunu belirterek bono ile borçlu olunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra mahkemesinin 5.4.2005 tarihinde tahliye kararı verdiğini mütadit kez kararın infazı için gidildiğinde davacının sürekli oyalama amacı ile süre istediğini son olarak özgür iradesi ile 14.12.2005 tarihli protokolün imzalandığını ve protokolde belirtilen tarihte de tahliyenin gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacıya daha önce de tahliye için ek süreler verildiğini, davacının taşınmazı tahliye etmekten kaçındığını, davalının da sanayici olup taşınmaza ihtiyacı bulunduğu ve taşınmazın tahliye edilmemesi nedeniyle zarara uğradığı ikrahtan söz edilemeyeceği protokol hükümleri yerine getirilmediği bononun geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına 25.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.