Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/10903 E. 2008/1847 K. 29.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10903
KARAR NO : 2008/1847
KARAR TARİHİ : 29.02.2008

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Şikâyet eden vekili, … İcra Müdürlüğünün 2007/1182 E. sayılı icra dosyasında yapılan sıra cetvelinde 8,10,11 ve 12. sırada yer alan alacakların kesinleşen ilk hacze iştirak ettirildiğini, haczedilen şey alacak olduğundan kamu alacaklarının bu hacze iştirak edemeyeceğini, müvekkil haczinin de garameten paylaştırmaya dahil edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, evrak üzerinden şikayetin reddine karar verilmiştir.
Şikâyet eden vekili kararı temyiz etmiştir.
17/07/2003 T. ve 4949 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesiyle yeniden düzenlenen İcra ve İflâs Kanunu’nun 18,III maddesine göre, “Aksine hüküm bulunmayan hâllerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir.” Kanunda açıklık bulunmayan hallerde, duruşma yapılıp yapılmayacağı hâkimin takdirine bırakılmış ise de; öngörülen takdir hakkı mutlak bir seçimlik hak olmayıp, halin icabına göre değerlendirilmesi gereken bir takdir hakkıdır. Sıra cetveline karşı şikayette bulunulması hâlinde bu takdir hakkının duruşma yapılarak kullanılması kanunun amacına uygun düşer. Mahkemenin takdirine göre duruşma açılmasının gerekli görüldüğü hâllerde ilgililerin duruşmaya çağrılması yasal bir gerekliliktir. Bu nedenle şikâyet nedeniyle verilecek karardan etkilenecek olanların duruşmaya davet edilerek bir karar verilmesi gerekirken evrak üzerinden karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemenin kabulüne göre de evrak üzerinde karar verildiği hâlde, kararda “Davacı vekili tarafından davacı aleyhine mahkememize açılan iş bu davanın mahkememizde yapılan açık duruşmaları sonunda” ifadesi kullanılarak incelemenin duruşmalı yapıldığının yazılması da isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.