YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11007
KARAR NO : 2008/5330
KARAR TARİHİ : 14.05.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi’nden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının haksız olarak kısmi itirazda bulunduğunu iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında, kefalet limitinin 1.000.000.000.-TL. olup, bu miktar ile bunun masraf ve faizinden sorumlu olduğunu, takibe itirazında haklı olduğunu, inkar tazminatının koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddi ile lehine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca davalının sorumluluğunun 1.000.00.-YTL. ile sınırlı olduğu, daha sonra arttırılan limitlerin kefil olan davalıya bildirilmemesi nedeniyle davalı açısından bağlayıcı olmadığı, davalının icra takibine konu borcun 1.195.37.-YTL.lik kısmını kabul ettiği, ihtarnamenin tebliğ tarihi ile takibin yapıldığı tarih arasında 1.000.00.-YTL.ye işlemiş faiz miktarının 271.73.-YTL. olup, davalının kabul ettiği, 1.194.50.-YTL.nin 1.271.73.-YTL.den çıkarılması halinde 77.00.-YTL.nin kalacağı, davalının bu miktara itirazının haksız olduğu, davacının da fazla miktar için takip yapmakta haksız olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne ve davacı bankanın tazminata mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının takibinde kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığı halde kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 14.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.