Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/39 E. 2023/1008 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/39
KARAR NO : 2023/1008
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın kaldırılması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı alacaklı dava dilekçesinde; borçlunun takibe yapmış olduğu tüm itirazlarının yersiz olduğunu, yasal süreler geçtiği nedenle takibe dayanak senedin kambiyo vasfı taşımadığını, borçlu şirkete 05.08.2015 ve 02.12.2015 tarihlerinde banka kanalıyla verilen borç nedeniyle senedin davalılar tarafından imzalanarak verildiğini, borcun geri ödemesi olarak borçlular tarafından 27.07.2016 ile 02.06.2017 tarihlerinde toplam 14.500,00 TL’nin müvekkiline ait hesaba yatırıldığını beyan ederek itirazın kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Borçlular vekili cevap dilekçesi sunmamış, duruşmada davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli ve 2018/1329 Esas, 2019/1156 Karar sayılı kararıyla; borçluların temin edilen imza örnekleri ile dosyanın konusunda uzman bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 26.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle takibe dayanak senette atılı bulunan borçlu imzalarının davalıların eli ürünü olduğu belirtilmiş olup bu durumda dayanak belgenin borç ikrarını içermesi nedeniyle İİK’nın 68/1. maddesinde belirtilen imzası ikrar edilmiş senet niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın kaldırılmasına takibin devamına, 400.000,00 TL asıl alacağın %20’si oranında hesaplanacak tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlular vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ve 2020/363 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararıyla; imzaya itirazlar üzerine bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, alınan bilirkişi raporunda senet üzerindeki imzanın davalı borçlu … eli ürünü olduğunun belirtildiği, ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle borçluların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlular temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce; sair temyiz itirazları yerinde değil ise de, alacaklının dava dilekçesinde borcun 14.500 TL’lik kısmının borçlular tarafından ödendiğini açıkça kabul etmiş olması karşısında alacaklı tarafından kabul edilen kısmi ödeme gözetilmeksizin alacağın tamamı hakkında itirazın kaldırılmasına karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararına uyularak İİK’nın 68/a. maddesi gereğince itirazın 385.500,00 TL yönünden muvakkaten kaldırılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine ve tazminata hükmedilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlular temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlular vekili temyiz dilekçesinde; dayanak senedin kambiyo vasfı olmadığını, İİK’nın 68. maddesindeki düzenlemenin somut olayda uygulanamayacağını, alacaklının taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi ve borcu ispatlamaya yönelik bir delil sunmadığını, alacaklının dava dilekçesinde bahsettiği 14.500 TL’lik ödemenin asıl alacaktan tenzil edilmediğini, raporun hükme esas alınamayacağını, rapora itiraz etmiş olmalarına rağmen yeniden rapor alınmamasının usule aykırı olduğunu iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İtirazın muvakkaten kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 68. maddesi

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Borçlular vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.