Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/6057 E. 2008/1660 K. 25.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6057
KARAR NO : 2008/1660
KARAR TARİHİ : 25.02.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine çeke dayalı takip başlattığını, takibe konu çekin ciro yoluyla meşru hamil dava dışı ……. Ltd. Şti.’ ne verildiğini, adı geçen şirketin çeki kaybettiğini, çekin iptali konusunda mahkemece verilen kararın kesinleştiğini, söz konusu şirketçe çekin ödenmesinin talep edilmesi üzerine müvekkilince bu şirkete çek bedelinin ödendiğini, davalının meşru hamil olmadığını, müvekkilinin davalıya böyle bir çek vermediğini belirterek takip konusu çek nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iptal kararının müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkili ile kardeşinin davacı şirkette yarı yarıya ortak olarak çalıştıklarını, taraflar arasında anlaşmazlık çıkması üzerine müvekkiline davacı şirketten olan alacağının bir kısmına karşılık olmak üzere iptal kararından sonraki bir tarihte dava konusu çekin verildiğini, davacının dayandığı ödeme makbuzunu kabul etmediklerini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacı tanıklarının çekin iktisabından davalının kötüniyetli olduğu yönünde beyanda bulunmadıkları, çekin dava dışı… … Ltd. Şti. tarafından ciro edilerek davalıya verildiği, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, davalının kötüniyetli olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı tarafından takibe konu edilen çek nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Davalı duruşmadaki beyanında çekte ciranta olarak görünen… … Ltd. Şti.’ ni tanımadığını, çeki davacı şirketin temsilcisi olduğunu söylediği eniştesinden aldığını bildirmiştir. Çek üzerinde eniştesinin cirosu bulunmamaktadır. Buna rağmen çekin davalıya… … Ltd. Şti.’ nin cirosuyla geçtiği ve ciro silsilesinde kopukluk olmadığı yolundaki mahkeme gerekçesinin dayanaklarının karar yerinde gösterilmemiş olması isabetsizdir. Öte yandan davalı, takibe konu bu çeki kendisinin ve ağabeyi …’ ın davacı şirketten olan alacaklarına karşılık anılan şirketin şimdiki temsilcisi olduğunu bildirdiği eniştesi …’ ten aldığını beyan etmekle senetteki alacağı sebebe bağlamıştır. Mahkemece, bu yönler üzerinde durulup davalının savunmasında belirttiği gibi davacı şirketten alacağı bulunup bulunmadığının araştırılması ve adı geçenler arasındaki yakın akrabalık bağları da gözetilerek TTT.’ nun 599. maddesi uyarınca davalının iyiniyetli hamil olarak kabulünün yerinde olup olmadığı hususları irdelenmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.