YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3266
KARAR NO : 2009/3189
KARAR TARİHİ : 15.04.2009
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Şikayet eden vekili, İstanbul 9.İcra Müdürlüğünün 2003/11674 Esas sayılı dosyasından yapılan 15.05.2008 tarihli sıra cetvelinde satış bedelinin tamamının müvekkiline verilmesi gerekirken garameten paylaştırıldığını belirterek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.
Şikayet edilen vekili, bedelinin tamamının müvekkiline ait olduğu iddiası ile sıra cetvelinin iptali için aynı mahkemenin 2008/1124 Esas sayılı dosyasında şikayette bulunulduğunu, öncelikle tarafları ve konusu aynı olan her iki davanın birleştirilmesini, satış bedelinin tamamının müvekkiline tahsisini talep etmiştir.
Mahkemece, İİK’nun 268.maddesi uyarınca sıra cetveli usul ve yasaya uygun olduğundan şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm şikayet eden vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 142,I hükmüne göre sıra cetvelinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava açmak suretiyle cetvel münderecatına itiraz edebilir.” İcra ve İflâs Kanunu’nun 142,I hükmünde yer alan “alakadarlar” ifadesi, verilecek hükümden etkilenecek olanları ifade ettiğinden husumetin yöneltilmesi sırasında bu hususun da gözetilmesi zorunludur. Ayrıca, 17/07/2003 T. ve 4949 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesiyle yeniden düzenlenen İcra ve İflâs Kanunu’nun 18,III maddesine göre, “Aksine hüküm bulunmayan hâllerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir.” Kanunda açıklık bulunmayan hâllerde, duruşma yapılıp yapılmayacağı hâkimin takdirine bırakılmış ise de;
öngörülen takdir hakkı mutlak bir seçimlik hak olmayıp, hâlin icabına göre değerlendirilmesi gereken bir takdir hakkıdır. Sıra cetveline karşı şikâyette bulunulması hâlinde bu takdir hakkının duruşma yapılarak kullanılması kanunun amacına uygun düşer. Mahkemenin takdirine göre duruşma açılmasının gerekli görüldüğü hâllerde ilgililerin duruşmaya çağrılması yasal bir gerekliliktir.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde bir sıra cetveli için muhtelif alacaklılar tarafından farklı tarihlerde, farklı alacaklılara husumet yöneltilerek şikâyette bulunulmuş olsa bile tüm şikayetlerin birlikte incelenerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde tek bir kararla sonuçlandırılması, birbiriyle çelişik hükümlerin engellenmesi açısından sıra cetveline ilişkin özel usul hükümlerinde öngörülen bir zorunluluktur. Somut olayda, bu dosyanın konusu olan sıra cetveli ile mahkemenin 2008/1124 E, 2008/2107 K sayılı dosyasına konu sıra cetveli aynı olduğundan her iki dosyanın birleştirilerek görülmesi gerekirken, ayrı ayrı sonuçlandırılmasıda usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle şikâyet eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 15.4.2009 günü oybirliği ile karar verildi.