Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/4252 E. 2023/2062 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4252
KARAR NO : 2023/2062
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/419 Esas, 2016/249 Karar
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli ve 2015/435 Esas, 2015/702 Karar sayılı kararı ile Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2015 tarih ve 2015/8806 sayılı iddianamesi, yine Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılğının 24.06.2015 tarih ve 2015/8477 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında mühür bozma suçlarından açılan kamu davaları arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, her iki kamu davasının birlikte yürütülmesinin zorunlu olduğu gerekçesiyle Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/419 Esas sayılı dava dosyası üzerinden birleştirme kararı verilmiştir.
2. Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2016 tarihli ve 2015/419 Esas, 2016/249 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan temyize konu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, birleşen dava yönünden ise asıl dava ile suç tarihlerinin aynı olması ve bu eylem yönünden ceza verilmiş olması dikkate alındığında birleşen dosya eylemi yönünden sanık hakkında temyiz kapsamı dışında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kamu davasının reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz dilekçesinde, dosya içerisinde somut, şüpheden uzak, kesin herhangi bir delil bulunmadığını, suçsuz olmasına rağmen ceza verildiğini belirterek kararın bozularak beraatine karar verilmesini talep etmiştir.

IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, “Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin altıncı cümlesi uyarınca mühür bozma suçu, seri muhakeme usulünün uygulanacağı suçlar arasında sayılmıştır.
3. Sanığa isnat edilen mühür bozma suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen, Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2016 tarihli ve 2015/419 Esas, 2016/249 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği,

Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2023. tarihinde karar verildi.