Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/1840 E. 2008/7559 K. 07.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1840
KARAR NO : 2008/7559
KARAR TARİHİ : 07.07.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, satışa konu halıların ayıplı olması nedeniyle mal bedeli ile borçlu bulunulmadığı ve ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir. Birleştirilen davada ise, mal bedelinin tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali talep edilmiştir.
Taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 22.05.2006 tarihli 2005/8323 Esas, 2005/5394 Karar sayılı ilamı ile, “uyuşmazlığın çözümü öncelikle ayıp iddiasının niteliği ve süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. TTK. 25/3. maddesi hükmüne göre, “emtianın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde keyfiyeti satıcıya bildirmeye mecburdur. Açıkça belli değilse alıcı emtiayı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını muhafaza için keyfiyeti bu müddet içinde satıcıya bildirmeye mecburdur.” Somut olayda ayıbın niteliği ve buna göre süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı irdelenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda, satıcının halıları alıcıya teslim ettiği, ancak alıcının (davacı- birleşen davalı) yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığı, ayıplı mal bedelinin istenemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine, yurtdışında bulunan satışa konu halıların davalı (birleşen davacı) Mısırlı … Ltd. Şti.’ne aidiyetine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosya içindeki delillerden, alıcı (davacı-birleşen davalı) tarafından satıcıya (davalı- birleşen davacı) süresinde TTK. 25/3. maddesi hükmü uyarınca ayıp ihbarında bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece alıcının (davacı- birleşen davalı) ödeme iddiası gözetilerek bu yönde ibraz edeceği deliller toplanıp, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde asıl dava ve birleşen davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.